Aslında her şey çok açık ve net

10 Mayıs 2019 Cuma

Seçimdeki hırsızlıklar da hukuksuzluklar da haksızlıklar da o kadar açık ve net ki. 

YSK, 123 sandıkta, hem sandık görevlilerinin hukuka uygun belirlenememesi hem de sandık işlemlerinin denetim yapılmasına uygun şekilde yürütülmemesi ve evrakların da usulüne uygun düzenlenmemesi, denetim yollarını kapatacak şekilde usulsüzlük yapılan sandıklardaki toplam oyun 42.000 civarında, İBB seçimlerinde adaylar arasındaki oy farkının ise 13.000 civarında olması, usulsüzlük yapılan oyların sayısının adaylar arasındaki oy farkından fazla olması nedeniyle seçimin yenilenmesine karar verdi. 

YSK kararının gerekçesi bu kadar açık ve net.

Usulsüzlük yapılan 42.000 oy 39 ilçeye dağıtıldığında, hiçbir ilçede oylama sonucunu değiştiren bir tablo yok. Bu nedenle ilçelerdeki seçimlerin iptaline karar verilmedi.

Seçim hukuku açısından son derece açık net olan bu konuda yaygara koparanların bir tekinin bile YSK kararı ile ilgili bilgi sahibi olma çabası yok.

Yüz yıllık ön yargılar ve sloganlar dışında söylenen bir şey de yok.

Bu davranış CHP’nin genlerinde var. Hırsızlık yolsuzluk hiç önemli değil. Koltuğa giden her yol mübahtır onlar için.

Hırsızlık diyorsun. Adam hiç utanmadan diyor ki, hırsızlığın tespit ettiğiniz kısmı az. Sonucu değiştirecek kadar hırsızlık tespit edemediniz diyorlar. Yav yüzde onunu saydık 16.000 oy çalmışsınız, gelin tümünü sayalım diyorsun diyor ki, itiraz prosedürleri var. İyi o zaman itiraz prosedürleri işlesin diyoruz. İl seçim kurulu mazbatamı verdi diyorlar. YSK mazbatayı iptal ediyor. 4 üye karşı çıktı diyorlar. 7 üye iptal kararı verdi diyorsun. Bizim lehimize oy kullanmayan satılmıştır diyorlar.

Yav siz ne yüzsüzsünüz be. Hırsızlığı siz yaptınız siz. Yavuz hırsız misali bağırıp çağırarak olanı biteni bastırdığınız günler geride kaldı. Hırsızlığı örtecek tek yol yüzsüzlüktür tamam onu da çok iyi biliyorsunuz. 

Bu taraftan, aleyhe oy kullanan 4 kişi hakkında bir tek tahkir veya tehdit duydunuz mu? 

Ona buna saldırarak bu hırsızlığı ve yolsuzluğu bastıramazsınız.

CHP’nin davranışları tipik çöküş psikolojisidir. Çöküş duygusunun ortaya çıkardığı kaygı değer yargılarını aşındırır. Kaygı duygusunun tetiklediği tehlike algısı bir çeşit korunma refleksine dönüşür ve kaygılardan kurtulmaya yönelik her türlü taktik davranış meşru sayılır.

Genellikle de çöküş psikolojisi bir kurtarıcı aramaya da evrilir. Büyük kurtarıcıyı bulduklarını sandıklarının üzerinden bir yıl geçmedi. Muharrem’i büyük kurtarıcı ilan etmelerinin üzerinden bir yıl geçmeden şimdi Ekrem’i buldular. Ekrem’in süresi de kısadır söyleyeyim. Yakında çıkar başka kurtarıcı adayları. Faik Öztrak var, bir başka Muharrem var. Eksik olmaz bunlar daha çok çıkar.

Bu taraftan da elinde olta, suların bulanmasını, bulanık suyun balık sürülerini çinili köşklerin balkonunun altına taşımasını bekleyenler de bilsin ki sular hâlâ çok berrak.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • yusufyusuf1 ay önce
    usulsüzlük çok açık ve net. fakat hırsızlar o kadar yüzsüzarsız ve serkeş ki haklıymış gibi saldırıyor çemkiriyor. aşagıdaki yorumlardan da gordüğümüz gibi
  • AbidinAbidin1 ay önce
    Yaşar ağa sizin gibiler yüzünden davamız ne hale geldi, abi yazı tarzın Bekir Coşkundan bile kötü
  • KamilKamil1 ay önce
    Bakın beyfendi diyorum size, üslubunuz berbat Akit'e yakışan bu değildir, mahalle kahvesinde geyik muhabbeti yapmıyorsunuz, bayan versiyonunuz yeni sepetlendi, aman dikkat
  • ZiyaZiya1 ay önce
    İstanbul asla isgal edilemeyecek yeniden istanbul emin ellere
  • HOMO TOKMAKUSHOMO TOKMAKUS1 ay önce
    CHP nin kokeni ve ana omurgasi eski marxistlerden(Ataturk irkciligina veya Atakurt irkciligina savrulan )ve de doyumsuz materialist kapitalistlerden(TUSIAD) olusmaktadir ve bunlar icin gercek ve tek mucadele yolu fiziksel ve psikolojik terordur.(Leninistlerden ve Trockistlerden ogrendiler bunu).Psikolojik terorle amacladiklari kesintisiz yalan,inkar iftira,kurgusal haber uretme ve dezenformasyon bombardimani ile toplumu ve insanlari surekli baski altinda tutma ve enerjilerini bu yalan dolana karsi cirpinarak harcattirma seklindedir.Bu politika bugun de devam etmektedir dunyanin sonuna kadar da bu politikayi gudeceklerdir.Cunku bu sablon onlarin genlerine yazilmistir.
  • ErcanErcan1 ay önce
    İsminin başında avukat yazdığına göre sen bilirsin. Aynı itiraza YSK Mustafakemalpaşa için için farklı İstanbul için farklı karar vermesini bana anlat.
  • kartalizmakartalizma1 ay önce
    BİR GÜNDE İSTANBULDA YAPILAN YOLSUZLUKLARI YAZ SAYIN AVUKAT yAŞARBEY TELEVİZYONDA SÜREKLİ ADI GEÇEN EKREM ATALAY DİYE BİR ŞAHIS VAR
  • selmanselman1 ay önce
    İlçe başkanları değişmese de belediye meclisi sayıları değişir. Buna ne diyeceksin?
  • ERDALERDAL1 ay önce
    Taha AKYOL: Kemalpaşa ilçesi, metropol İstanbul’un tam hukuki bir numunesiydi. YSK 20 Nisan günlü kararında İYİ Parti’nin talebini şu gerekçeyle reddetmişti: “Sandık kurullarının teşkiline itirazların, resmi seçim takvimine göre 2 Mart 2019 tarihinde kesin olarak karara bağlanması nedeniyle tam kanunsuzluk iddiasına ilişkin talebin reddine karar verildi” (Karar No: 3469) İstanbul’daki sandık kurulları da aynı tarihte, 2 Mart tarihinde “kesinleşmiş”ti; o zamana kadar itiraz edilmeliydi. İtiraz edilmemiş, bütün partiler bu kurulları kabul etmiş, YSK da onaylamıştı üstelik. Fakat İYİ Parti’nin taleplerini reddeden YSK, iktidar partisinin hukuken hiç farklı olmayan talebini kabul etti, İstanbul seçimlerini iptal etti. ‘SANDIK KURULU BAŞKANI’ Ankara Büyükşehir Belediye seçimlerini kazanan Mansur Yavaş daha fazla oy aldığına, bazı oylarının haksız yere geçersiz sayıldığına inanıyordu. CHP, “bazı sandık kurulu başkanlarının taraflı davrandığından” bahisle, geçersiz oyların yeniden sayılmasını istedi, YSK reddetti. Burada önemli olan, sandık kurullarının oluşumunu ayrıntılı olarak anlatan YSK’nın şu hükme varmış olmasıdır: “Yedi kişilik sandık kurulunun beş üyesi siyasi parti temsilcilerinden oluşmaktadır. Başka bir anlatımla sandık kurulu başkanının, sandık kurulunun siyasi partili üyesinin (üyelerinin) huzurunda bu denli yanlı davranmaya cesaret edemeyeceği değerlendirilmelidir.” (Karar No: 1199) Evet, sandık kurulu başkanı kim olursa olsun AK Partili, CHP’li, İYİ Partili, MHP’li, HDP’li üyeler karşısında “oy hırsızlığı” yapabilir mi? YSK bunu kabul etmiyordu ama İstanbul için kabul ediverdi. YSK’nın “mühürsüz zarflar”ı geçerli kabul eden kararı da bir emsaldir. YSK, vatandaşın oy hakkının kanunda “birden çok yöntemle denetlenerek teminat altına alındığını” uzun uzun anlatarak şu içtihadı yapmıştı: “Sandık kurulunca (zarflara) mühürleme işleminin yapılmaması tek başına seçmenin oyunun geçersiz sayılması için yeterli değildir.” YSK’ya göre, her şey kanuna uygunsa sırf zarfın mühürlenmesi unutulmuş diye vatandaşın oyu geçersiz sayılmamalıydı, üstelik bu “vatandaşın kusuru” değildi… (Karar No: 560)

Günün Özeti