--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ak Parti - Fetö ilişkisi ne zaman bitti?

Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş
10

Ortaya çıkanlar bize gösteriyor ki aslında hiç başlamamış.

Bu örgütün askeri okullar ile başlayan sonrasında emniyet ve diğer devlet kurumlarına sızan kripto mahrem örgütü ile ne devletin kurumlarının ne de Ak Parti’nin herhangi ilişkisi hiç olmamış.

Bu alçaklar bir tek gün bile hiç kimseye güvenmemişler.

Hadi örgütlenmeye başladıkları 70’li yıllar Türkiye’sinde kripto mahrem bir örgütlenmeye zorunlu hissedecekleri bir ortam vardı. Hadi darbe sonrasındaki Türkiye’nin 80’li yıllarında da kendilerini rahat hissetmediler. Hadi 28 Şubat rüzgarlarının teslim aldığı dönemde de kendilerini güvende hissetmediler.

Bugün geldiğimiz nokta bize gösteriyor ki, kendilerini hiçbir zaman açık bir teşkilat olarak ifade etmemişler. 

Özellikle de 2007-2012 yılları arasında, devletin teşkilatlarını geniş bir şekilde kontrol ettikleri anlaşılıyor. Hatta bazı kurumları neredeyse kurtarılmış bölge haline getirdiklerini görüyoruz.

Özellikle yargı ve güvenlik bürokrasisinde, iş hayatında eğitimde çok yaygın bir teşkilat olduğu görülüyor.

FETÖ’nün eksenini oluşturan mahrem hiyerarşi hiçbir zaman etkisini ve işlerliğini azaltmıyor.

Mahrem bir hiyerarşik düzene niye ihtiyaç duyulur? Formel yani açık düzene yeteri kadar güven duyulmadığı ve açık sistemin kendileri tehlike oluşturduğu zamanlarda korunmak için değil mi?

Bu örgüt mahrem hiyerarşisinin hiçbir zaman işlerliğini askıya almadığına göre, demek ki hiçbir zaman tam güven duydukları bir ortam oluşmamış.

Eğer AK Parti ile ilişkilerinin zirve yaptığı dönemlerde bile en küçük bir güven duysalar, ayrıca mahrem bir hiyerarşik düzeni işler halde tutmalarına gerek kalır mıydı?

Bir grupla gerçek bir iş birliği içinde olsanız, gerçek bir iş birliği olan ortamda, bir taraf ayrıca paralel ve gizli bir örgütlenme ihtiyacı duyar mı?

Demek ki FETÖ denilen bu örgüt, hiç bir dönemde AK Parti’ye güvenmemiş ve kendini güvende hissetmemiş.

AK Parti öncesinde, hatta kuruluş yıllarında iş birliği yaptığı karanlık örgütlerle ilişkilerinin derinliği neydi onu tam bilemiyoruz. Bu kirli örgütü karanlık odakların programlandığı konusu hiç tereddüt edilmeyecek kadar net. Ancak o karanlık odaklara karşı da mahrem ve karanlık odakların erişimine kapalı bir hiyerarşik düzen kurulmuş mudur? Hiç sanmıyorum. Muhtemelen örgütü programlayanlar, programın tüm kodlarını da ellerinde tutuyordu.

Ancak AK Parti iktidarları döneminde, yer üstündeki formel sistem hükümetle ilişki kurarken, diğer yandan yer altındaki karanlık yapı alternatif bir hiyerarşik düzen olarak varlığını sürdürmüş.

Süreç içinde kazandıkları özgüven ile hükümeti devirmek için fırsat kollamışlar ve fırsatı bulduklarını düşündüklerinde de harekete geçmişler.

FETÖ iltisakı için bahsi geçen milatlar konusu başka bir konudur. 

Ancak ortaya çıkan olaylar gösteriyor ki, FETÖ mahrem hiyerarşisi ile AK Parti arasında hiç bir zaman bir bağ kurulmamıştır.

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

kamil

18 Aralık 2020 23:53

yapmayın hocam siz bu yazdıklarınıza hacaba kendiniz inanıyormusunuz hic olmadı

Ali rıza

18 Aralık 2020 23:51

Tabii ki siz dediniz , biz inandık  

s.d

18 Aralık 2020 19:28

Abim son cümlenle bizi güldürdün ya, Allah da seni güldürsün.

Abdullah

18 Aralık 2020 17:20

ONLAR AK PARTİ YE GÜVENMEDİ AMA AK PARTİLİ SAFLAR ONLARA SONUNA KADAR GÜVENDİ...

asla

18 Aralık 2020 14:51

ak partinin içi fetocu kaynıyordu. siyaset ve ankara bürokrasisinde temizlik yapılmadığı için onlar kıripto olarak yerlerindeler.

AKINCI.

18 Aralık 2020 12:42

FETO teror orgutu, bir istibarat yapidir. Onlar her zaman gizlilik, satecilik, iftira, kriptoluk, uc kagitlik yapar. Onlar icin en onemli sey, emir vereni, sahiplerin, verdi gorevleri kusursuz, yerinde getirmekdir. Bunu yapmak icin guc kuvet lazim, son periyoda 2010-16, butun gucu AKP idi, FETO teror yahidi istibarati, AKP icerinde kanser gibi girmemis, etki yetki yokmus vb dusunmek ya aptaligin oteki ya da kripto bir baska FETO kameleon seytan yuzudur, yilanin ayaklari kim gormus? Dikkatli olmak lazim, onlar profesionel, onlar uzman ajanlari, onlar a-z planlar yapar, bir plan coker onun yerinde baska plan gecer, onlar yem olarak birkac kisi ya degirsiz, yada kulanmis tarih gecmis, kisiler kendi verir, problem budur arkadaslar, kim kimdir, kim kime calisir, beli degildir! Neyse, yine durmak yok, yola devam!

Okur

18 Aralık 2020 11:49

Bu söylediklerimizi kim inanır. Bir tek ne istediklerde vermedik yeter. Yoksa sayfalar kitaplar yazılır akp ile ilişkilerine dair

Öğretemen

18 Aralık 2020 10:47

atatürkçüler ufka değil kahve dibindeki telveye bakarlar, geleceği oradan tesbit ederler.

bu bağ hiç yoktu

18 Aralık 2020 10:20

Erdoğan' ın öğrencilik yılları dahil hiç bir zaman piç Gülen' le gönül bağı olmamıştır. Ama siz bir siyasi iseniz ve ülkenin en yüksek noktasındaysanız haydar baş' ın ölümüne dahi rahmet dilersiniz o ayrı.

Öğretmen

18 Aralık 2020 09:18

Büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK " ün güzel bir sözü var. ( Devletleri yönetenler ufku değil ufkun ötesini görmeli) der. Burada ileri görüşlü olmanın önemi ortaya çıkıyor.

Av. Yaşar Baş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle