A-Spor’a muhtaç mıyız?
Türkiye’de spor yayıncılığının tarihi eskidir. Son yıllarda ise spor gazeteleri ve spor kanalları ile tanıştık.
Şu anda TRT Spor, BeinSports yani eski adıyla Lig TV ve Sabah-ATV grubuna ait A-Spor kanalları var.
TRT Spor kamu yayıncılığının sınırları içinde kalıyor ve bu sınırlar içinde bence çok başarılı bir yayın çizgisi var.
BeinSports Profesyonel Futbol Ligi yayın haklarını elinde bulunduruyor. Eurolig Basketbol yayın hakları ile bazı büyük futbol liglerinin yayın hakları da ellerinde. Bu kadar büyük bir avantaja, geniş kadroya ve birden çok kanaldan oluşan bir gruba sahip olmalarına rağmen, naklen maç yayınları dışında üretebildikleri bir program yok. Geriye kalıyor A-Spor. Sadece Türkiye Kupası yayın haklarını ellerinde bulundurmalarına rağmen, gerçek bir spor medyası kıvamında çok başarılı yönetilen bir kanal.
Sportif rekabeti çirkinleştiren siyaset tartışmalarının hedefinde olmalarına rağmen, ön yargıları aşan çizgi tutturabilmeleri küçümsenecek bir başarı değil.
Yanlış anlaşılmasın A-Spor dahil hiçbir kanalın, bırakın yöneticisini herhangi bir muhabirini bile tanımıyorum. Kanal yöneticisi Serkan Korkmaz’ın program sunucusu olarak performansı da çok üst düzeyde. Mustafa Göksu yönetimindeki Son Sayfa ile günü tamamlamak alışkanlık haline geldi. Türkiye’nin spor yayıncılığı tarihinde daha başarılı bir spor programı olduğunu da sanmıyorum.
Lig maçlarının analiz edildiği Serkan Korkmaz yönetimindeki program, maç görüntüleri bulunmamasına rağmen, futbol izleyicilerinin referans programı olmuş durumda. Özellikle de programın daimi konukları Erman Toroğlu ile Zeki Uzundurukan’ı keyif alarak izliyorum. Benim açımdan bir spor yorumundaki temel kriter hakkaniyet. Sportif taraftarlık ayıplanacak bir şey değil, ama spor bilgisi ile tarafsız ve cesur yorum bir araya geldiğinde benim için bağımlılık yapıyor.
ASpor yorumcusu aynı zamanda, Turkuaz Grup içinde olan Fotomaç Genel Yayın Yönetmeni olan Zeki Uzundurukan hakkında, Fenerbahçe Kulübü yöneticilerinin belli bir sistematik içinde saldırganlığına tanık oluyoruz. Saldırganlığın nedenini az çok tahmin edebilecek durumdayız. Recep Tayyip Erdoğan’a doğrudan saldırma cesareti olmayan, 2023 fantezileri ile yanıp tutuşan Ekrem koalisyonu, Cumhurbaşkanının damadı Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak’ı itibarsızlaştırarak yol aralamaya çalışıyor. Fenerbahçe taraftarı son derece bilinçli bir şekilde ve bilindik taktiklerle Berat Albayrak’a karşı kışkırtılıyor.
Sanki Türkiye’nin tarihinde ilk defa bir siyasetçi bir takım taraftarı oluyor. FETÖ kanallarında Fenerbahçe’yi şikeci ilan eden zamanın Trabzonspor Yönetim Kurulu Üyesi Ekrem’in trollerinin Berat Albayrak hakkında söyleyeceği söz yok.
Haa, bir siyasetçi olarak Berat Albayrak’ı beğenirsiniz veya beğenmezsiniz. Politik kararlarına ve yönetimine bir itirazınız varsa delikanlı gibi çıkıp söylersiniz.
Bana göre Berat Albayrak, Türkiye’nin en büyük enerji krizi öncesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığını, en büyük ekonomik krizi öncesinde de Maliye ve Hazine Bakanlığını üstlenecek cesareti gösterdi. Kriz dönemlerini de çok başarılı bir şekilde yönetti. Türkiye’nin ekonomik krizlerde inisiyatif alacak siyasetçi bulamayıp ABD’den siyasetçi ithal ettiği dönemlerin üzerinden henüz yirmi yıl bile geçmedi. Fenerbahçe taraftarı görünümündeki troller Berat Albayrak hakkında el altından yürüttükleri çirkin kampanyayı açıktan yürütecek kişiliğe de sahip değiller.
Berat Albayrak’ın abisi Serhat Albayrak tarafından yönetilen Turkuaz grubuna ait spor kanalına karşı Fenerbahçe seyircisini kışkırtırlarsa, bu kışkırtmaların Trabzonspor üzerinden Berat Albayrak’a oradan Recep Tayyip Erdoğan’a ulaşacağını çok iyi biliyorlar.
Trabzonspor üzerinden bir kışkırtma yapılacaksa da Zeki Uzundurukan doğal hedef haline geliyor. Çünkü hem Trabzonlu hem de Turkuaz gruba ait bir spor gazetesinin yöneticisi. Zeki Uzundurukan’a saldırdıklarında aslında Cumhurbaşkanına kadar giden sinsi bir yol açmış olduklarını çok iyi bilerek hareket ediyorlar.
Zeki Uzundurukan bu kışkırtmaların farkında olmalı ki, son dönemde kantarın topuzunu biraz Fenerbahçe lehine çevirmeye de başladı gibime geliyor. Son Fenerbahçe-Alanyaspor maçında, maçın hakeminin Fenerbahçe’nin beklentilerine uygun karar vermemesi nedeniyle ASpor programcıları benzer durumda gösterdikleri eleştirilerin dozunu aslında Fenerbahçe lehine yükselttiler. Zeki Uzundurukan da, ASpor ve Fotomaç’ın Fenerbahçe aleyhine hiçbir davranışı olmadığını anlatmak için, trollere özet olarak şöyle dedi; “Haksız bir şekilde bize saldırıyorsunuz. Ama yeri ve zamanı geldiğinde sizin haklarınızı da biz savunuyoruz. Bakın işte şimdi haksızlığa uğradınız ve bize muhtaçsınız.”
Fenerbahçe’ye destek cümleleri içinde geçen “Bize Muhtaçsınız” ifadesi üzerine koparılan kıyameti görünce şunu net olarak anlıyorum ki, birilerinin gündemi ne Fenerbahçe ne de şampiyonluk.
FETÖ iktidar hırsıyla dini ve siyasi değerleri nasıl kirlettiyse bugün de birilerinin sportif değerleri 2023 hesaplarıyla kirletmek ve istismar etmek dışında bir sportif amacı yok.
Amaç Fenerbahçe’nin haklarını savunmak olsa, bu spor medya düzeni içinde Fenerbahçe’nin haklarını savunabilecek tek mecra da, Fenerbahçe’nin haklarını savunmak için çırpınan insanların bu şekilde itibarsızlaştırılması söz konu olur mu?
Zeki Uzundurukan’ın sözlerinden böyle bir kampanya çıkabiliyorsa, istismar edilmeyecek bir söz kalmamış demektir.
Yukarda söyledim. Bahsi geçen kişilerden bir tekini bile tanımıyorum.
Şunu bilin. Adalete herkesin ihtiyacı var. Adaleti savunan herkese de muhtacız. Bu kadar yalın bir çağrıyı bile çarpıtırsanız, bu yalanlar hiç kimseyi 2023’e kadar değil, yatsı zamanına kadar bile taşımaz.


