--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

5G’ye toptan karşı çıkma yerine, en az zararla nasıl kullanacağımızı planlamalıyız

Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş
8

İnsanlık ilk basit aletler bulunduğu dönemden bu yana her türlü teknolojik keşif sonrasında bir ürküntü yaşamıştır.

Hatta tarihin en büyük travmasını temassız uzaktan ilk saldırı aracı olan ok ve yay keşfedildiğinde yaşamıştır. 

Tüfek icad olduğunda yaşanan travmayı Köroğlu’nun meşhur dizesinde gördük. 

Son yüz yılda teknolojik keşiflerin hızı artıp teknoloji hayatımızı tamamen kuşatmaya başlayınca, her icadın hayatı tehdit edeceği kuşkusu yükseliyor.

Bu kuşkular yeni değil. Dikkat çekilen risklerin tamamı anlamsız da değil. 

Ancak Sünnetullah diye de bir kavram var. Sünnetullah her seferinde hükmünü icra etmiş, her yeni keşif, ilk insanlık dönemindeki Habil’lerle Kabil’lerin bugünkü iz düşümleri arasında paylaşılmıştır.

Her yeni keşfin olumlu kullanımı da olumsuz kullanımı da olacaktır.

Sonuçta her seferinde Sünnetullah galip geleceği, insanlığın tarihinin bize öğrettiği gerçektir.

Bir diğer husus da şudur. Keşif dediğimiz şey. Yaradana ait her biri birer ayet olan eşyanın sırlarını ve bu sırlar arasındaki etkileşimi ve bağı kavramanın sonucuna dayanır. İnsanoğlu hiçbir zaman tabiatın sahip olduğu sırlara yeni bir şey ekleyemez yani olmayan bir şeyi yaratamaz. Yaratılanın sırrına kafa yorar ve keşfeder. Hatta bugün keşfedilmemiş birçok sır belki gelecekte keşfedilecek, yine bugün aklımıza bile sığdıramayacağımız birçok yenilik Sünnetullaha uygun olarak insanlık ile buluşacaktır. 

Suyun kaldırma kuvveti tespit edilmeden önce de eşyada bu sır gizliydi. Yer çekimi bilinmiyorken de yer çekimi diye bir gerçek vardı.

Dolayısıyla hiç kimse bir şey yaratamaz. Yaratılan her şey olumlu da kullanılır, olumsuz da.

Herhangi bir keşfe olumsuz kullanılma ihtimaline binaen karşı çıkmak, bugün alaya aldığımız matbaanın olumsuz kullanılma ihtimaline binaen karşı çıkmakla aynı şeydir.

Matbaaya karşı çıkanlar da son derece meşru ve güncel riskleri görüyor ve buna karşı çıkıyordu. 

Ama tarih bize, herhangi bir keşfe kötüye kullanılacak diye karşı çıkmanın bir sonucu olmadığını, eşyanın tabiatındaki bir sır veya eşyanın bilinen sırlarının farklı kullanılması başladığında bunun durdurulamadığını öğretti. Ne kadar karşı çıkarsa çıksın, sonunda her seferinde dönüp dolaşıp bu gerçeği kabul etmek zorunda kaldı insanlık. Tarih boyunca eşyaya dair tespit edilen herhangi bir sır hayatın dışına çıkarılamadı.

Bir yeni keşfe karşı çıkmak yerine, bu keşfin insanlık için en faydalı kullanımının ne olabileceğine yoğunlaşmak, kötüye kullanımın etkisini sınırlandıracak yöntemlere kafa yormak en faydalı iş olur.

Matbaaya karşı çıksanız da bir şey değişmiyor. Bunu kötüye kullanacak olan zaten kullanıyor ve siz mücadelede geriye düşüyorsunuz. Bunun yerine matbaanın nasıl faydalı kullanılacağına kafa yormak gerekiyor. Eğer matbaa keşfedildiğinde, İslam dünyasının merkezi Osmanlı Uleması buna karşı çıkacağına, eğitim ve öğretim için ortaya çıkardığı fırsata odaklansaydı, bugün hâlâ yayın konusunda birilerinin peşinden koşmak zorunda kalmazdık.

Bugün 5G üzerinden yapılan komplo teorilerine tanık oluyoruz. 5G yasaklansın demek ile matbaaya karşı çıkmak arasında bence bir fark yok.

Dün matbaaya karşı çıkanlar son derece samimi bir kaygı içindeydiler. Bugün de 5G’ye karşı çıkanların aynı şekilde son derece samimi kaygılar taşıdığına düşünüyorum.

Ama hiçbir keşfin önünde durulamıyor. Karşı çıkarak sadece geriden takip ediyorsunuz. 

En iyisi dünyayı tersine çevirmeye çalışmak yerine birilerinin 5G üzerinden planladıkları olumsuzlukların etkisini azaltmak için olumlu nasıl kullanılacağına kafa yormak lazım.

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hacı

21 Mayıs 2020 00:26

SA matbaa örneğine takılıp yazarı eleştirenler ve diğerleri yazının ifade etmek istediğini kesinlikle anlamamışlar.

Ömer

18 Mayıs 2020 21:55

Matbaa karşı çıkmakla 5 g nin ne Alakası var anlamadım . Teknolojiye karşı drğil onun vereceği zararlar söz konusu . Beynelmilel saldırı olabilir . İnsan beynini de etkileyebilir . Bu nasıl önlenir bilim adamları düşünsün ,

Hasip

18 Mayıs 2020 18:49

Sayın Yazar Bir de Dilipak’a danışsanız

Tr.

18 Mayıs 2020 17:46

5G hakkında ne biliyorsunki,ahkâm kesiyorsun. 

mevhibe inal

18 Mayıs 2020 17:13

GMO'nun, Sentetik Kimyasalların, Baz istasyonlarının binlerce zararını yerli yabancı bilim adamı, kuruluş, doktor söyledi de ne oldu?! Gitgide Tekelleşen, Kartelleşen, Zenginleşen, Güçlenen Çokuluslu! Şirketler karşısında. Sadece hastalıkların yaşı düştü, sayısı arttı.

Mehmet Altınkurt

18 Mayıs 2020 11:57

Yaşar bey, zararlı olduğu kesin ise öyle teknoloji olmaz olsun. İlim İslami olmayınca insanların felaketine sebep olabiliyor. O nedenle iyi araştırılmalı. Hiçbir teknoloji insan sağlığından daha değerli değildir.

Emel

18 Mayıs 2020 05:16

Sen ayakta uyuyorsun bu olay sadece cep telefonundan ibaret değil bilimi takip et geride kalma yüzyıllar önceki hataya dusme demiş yazar İbni sinalar haldunlar vs hep bizden çıktı onlar kullandı ..

Emel

18 Mayıs 2020 03:36

Sayın yazar,matbaa sizi kanser yapmıyor veya kimyevi ve elektriksel vücut dengenizi veya beyin fonksiyonlarınızi etkilemiyordu.bugün teknoloji insan neslini geri dönülemez şekilde tehdit ediyorsa elbette ki kullanmamak bu işe hiç bulaşmamak zorundayız.bunu nasıl matbaaya karşı çıkmakla aynı kefeye koyuyorsunuz aklım almıyor.

Av. Yaşar Baş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle