Yeni taşeron HDP kim ki, Erdoğan’ı önlesin?
Önce bir not düşeyim..
Başkanlık sistemi yanlısı falan değilim.
O sistem, bu sistem.
Benim nazarımda çok önemli değil..
Önemli olan, “Fırat’ın kenarında bir kuzuyu kurt boğsa.. Onun hesabının kendisinden sorulacağı endişesi ile hareket eden yöneticiler”e sahip olmak.
Sadece en tepedeki değil.
En alttakinden, en üsttekine kadar her kademeden yöneticinin, bu hassasiyetle görev yapması..
Bu hassasiyetle görev yapıldıktan sonra..
İster krallık olsun.
İster cumhuriyet.
İster başkanlık..
Veya tersinden söyleyelim..
“Fırat’ın kenarındaki kuzuyu da düşünecek olursak..” diye başlayıp, onu boşlayan, bunu boşlayan yöneticilere sahip olursak..
İster başkanlık sistemi olsun.
İster cumhuriyet..
İster demokrasi.. İster şu, ister bu..
Bence hiçbir şey farketmez..
Demek ki kıstas, sistemin şekli değil..
Yöneticilerin görev anlayışı..
Dikkat ederseniz.
İslam’ın bize önerdiği de, budur..
Hz. Peygamber’den hemen sonraki halifelerin göreve geliş usulüne bakın..
Farklı usulleri göreceksiniz..
Bu konu uzun..
“Başkanlık sistemine de, bugünkü sisteme de kara sevdalı olmadığımı” söyleyip, konuyu geçeyim..
•
Bu notumu hatırlattıktan sonra..
HDP Başkanı Selahattin Demirtaş’ın dünkü grup toplantısında sarfettiği söze gelebiliriz.
Ne dedi Demirtaş?
Kelimesi kelimesine şunu dedi:
“Recep Tayyip Erdoğan.. HDP varoldukça, HDP’liler bu topraklarda yaşadıkça sen başkan olamayacaksın. Seni başkan yaptırmayacağız, seni başkan yaptırmayacağız, seni başkan yaptırmayacağız..”
Ne denir bu çıkışa?
“Zırt Erenköy..”
Sen kimsin Demirtaş?
Desteklediğin PKK’nın 40 bin insanın kanında parmak izi olduğunu, ama tepesindeki ismin şu an İmralı’da kaldığını söylesem..
“Cemaziyelevvelimi ne karıştırıyorsun” diyeceksin.
Onun için, yakın tarihten örnek vereyim.
Bire bir sorumlusu olduğun olaydan bahsedeyim.
Sen değil misin, halkı kışkırtıp, Kobani bahanesi ile sokaklara döküp, 40’dan fazla insanımızın ölmesine sebep olan?..
Sen değil misin, Yasin Börü kardeşimizin, alçakça, haince, vicdansızca işkence ile öldürülmesinin müsebbibi olan adam?..
Elinde kan olan bir adam, ne hakla, “Şunu yaptırmayacağız, buna izin vermeyeceğiz” diyebilir ki?
Tayyip Erdoğan sayesinde, bu ülkede faili meçhuller son bulmuş..
Şu Kürt işadamı Sapanca’da..
Bu Kürt işadamı Kocaeli yolunda öldürülüp yol kenarına bırakılırken..
Erdoğan’ın iktidarı döneminde hiçkimse, böyle faili meçhullere cesaret edemez olmuş.
Ama Selahattin Demirtaş isimli bu adam, nankörlüğün kralını yapıp, “HDP varoldukça, HDP’liler bu topraklarda yaşadıkça sen başkan olamayacaksın” diyor..
“HDP var oldukça” imiş.
HDP kim ki?.. Kaç senelik parti?
Erdoğan olmasaydı. Anayasa Mahkemesi’ndeki despotları devre dışı bırakmasaydı.. Sana rağmen, 2010 referandumunda Anayasa Mahkemesi’nin yapısını değiştirmeseydi..
Sen 2014 Mart’ında kurduğun HDP’ni, çok değil, bir ay önce çoktan kapatmış olurdun..
Hani bir laf söylüyorsun ama.
Bari biraz mantıklı olsun..
Meydan okuyacaksın madem.
Kandil’den öyle emir aldın..
Biraz geçmişi olan bir kurumun ismi ile meydan oku bari...
Kendini fasulye gibi, nimetten sayma..
Açık söyle..
Ne ile önleyeceksin, Erdoğan’ın başkanlığını?
Söyle de bilelim..
Parti olarak seçime gireceğine inanmıyorum ama.. Diyelim parti olarak girdin ve diyelim 7 Haziran’da barajı geçtin..
Diyelim 60-70 milletvekili aldın..
Ne yapacaksın 70 milletvekili ile?
Örneğin AK Parti ile MHP anayasa taslağında anlaşırlarsa..
Sana ne düşer, Demirtaş?
•
Ben anlıyorum, onun satır altında vermek istediği mesajı..
Aklı sıra tehdit ediyor..
Aklı sıra, bir yerlere mesaj veriyor..
Kemalistler söylüyorlardı, aynısını..
28 Şubat sürecinde..
“Kanımızın son damlasına kadar” diye başlayan tehdit cümleleriyle, Refah Partili isimlerin seçimi kazansalar bile, iktidar olamayacaklarını iddia ediyorlardı.
Aynısını AK Parti için de dillendirdiler..
Ne oldu?
Düne kadar, “Seçimi kazandınız da bir şey mi değişti? İktidar olamıyorsunuz işte. Bu ülkede iktidar olmak için, seçim kazanmak yetmez” diyen ahlaksızlar..
Şimdi çıkmışlar, “% 50 oyla, her istediğinizi yapamazsınız. Azınlıkta kalan diğer partilerin tabanlarının da hakları gözetilmeli, bu kadar da despotça ülke yönetilmemeli” diyorlar.
Ulan ahlaksızlar. Ulan üçkağıtçılar..
Hani “İktidar olamazsınız. Vazgeçin bu işten” diye kafa buluyordunuz.
Şimdi niye, “İktidar gücünü acımasızca kullanıyorsun” diye itiraz ediyorsunuz..
Siz dalga geçiyordunuz.
O da iktidar nasıl olunur, gösteriyor işte.. (Kurt kuzu kıssasını unuttuğumu, despotluğu savunduğumu zannetmeyin. İtirazım kime, siz anlıyorsunuz!)
İktidarın nasıl olunacağı gösterilince, bu sefer başka bir taşeron çıkıyor karşımıza..
Kürt istismarı ile iş yürüten, ateistler..
“Başkan olamayacaksın” diyorlar..
Sen belki yarın, siyaset sahnesinde olmayabilirsin Demirtaş.. Ama bu millet isterse, göreceksin, Erdoğan Başkan olacak!







