--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

‘Utanç verici gazetecilik’ mi? ‘Gazeteciye dava, ülke adına utanç verici’ mi?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu


Üç başlık vereceğim..

Siz söyleyin, bunların üçü, aynı gazetede, aynı sayfada yayınlanmış olabilir mi?

Birinci başlık şu: “Utanç veren gazetecilik”.

İkinci başlık, “Akit’in hedef gösterdiği Alevi dernek başkanına silahlı saldırı”.

Üçüncü başlık: “Gazeteciye dava, ülke adına utanç verici”.

Evet, bu üç başlık da..

Paralel yapının her hafta 20-25 bin tiraj kaybeden Zaman gazetesinin birinci sayfasından alıntıladığım başlıklar..

İslam; dürüstlüğü ne derece tavizsiz emretmiş ise..

Bu arkadaşlar, dürüstlüğü o derece, rafa kaldırmışlar..

İslam, ahlaklı davranmayı hangi yoğunlukta emretmiş ise..

Bu arkadaşlar, ahlaksızlığı o yoğunlukta hayata geçiriyorlar.

Lütfen söyler misiniz...

Aynı sayfada, bazı gazetecilere açılan davayı, büyük bir aşk ile desteklediklerini gösteren “Utanç verici gazetecilik” başlığını kullanırlarken..

Bir başka haberde, bazı gazetecilere (akit gazetesi) en ağır suçlamalarla saldırırlarken.. Onlara (akit’e) dava açılması için, uyduruk iddialarla suç isnadında bulunurlarken... 

Akıllarına hiç, “Gazeteciler özgür olmalı” ilkesini getirmezlerken...

Sonra dönüp, MHP milletvekili Durmuş Yılmaz’ın ağzından, MHP tandanslı bir gazetecinin gözaltına alınmasını, “Gazeteciye dava, ülke adına utanç verici” başlığı ile takdim ediyorlarsa.

Bu adamlar için ben desem ki:

“İlke sıfır..

Ahlak sıfır.

Dürüstlük sıfır..

Akıl sıfır..”

Yanlış mı söylemiş olurum?

•

Sadece bunlar sıfır olsa..

Yine çevreye zararları olmayacağı düşüncesi ile, bunlara katlanabiliriz...

Ama, bu kavramlardaki “sıfır”lık..

İlkesizlikte de.. Ahlaksızlıkta da.. Yalancılıkta da.. Akılsızlıkta da zirve yapıyorsa..

Bu arkadaşlara, “Hooop kardeş” dememiz gerekmez mi?

Öyle ya..

Dindar bir cumhurbaşkanına hakaret etmek için..

“Gazeteciler özgür olmalı.. Küfür bile etseler, onlar hakkında dava açılmamalı. Dava açılıyorsa, bu demokrasiye de, basın özgürlüğüne de aykırıdır” diyerek.

Dindar cumhurbaşkanını itibarsızlaştırma.. Ve halkın oyu ile oturduğu koltuktan indirmek isterken..

Doğruları yazdığı için.. Bir gazeteye çamur atarlarsa.. O gazeteye uyduruk iddialarla dava açılmasını isterlerse... Herhangi bir konudaki iddiayı yazan diğer gazetelere (Akşam-Star), bir savcının üstünkörü hazırladığı iddianame ile açtığı davayı kutsarlarsa..

Bu arkadaşların zararları sadece kendilerine değil..

Çevreye de olmaz mı?

•

Dört elle yapıştıkları Bakırköy Savcısı’nın iddianamesi için küçük bir hatırlatma yapayım..

O savcı..

Yani Hüseyin Parlakkılıç.

Ben ve Haber Müdürümüz Kenan Kıran hakkında da bir iddianame düzenlemişti..

Hemen hemen benzer suçlama ile..

Ne yapmışız?

Kime iftira etmişiz?

Sıkı durun..

Haberimizin içeriğini aktardığımda..

“Bu kimin savcısı” diyeceksiniz..

İddianameyi okuduğumda..

Şikayet dilekçesinin hemen tamamının iddianameye bire bir alıntılandığını gördüğümde..

Ben de öyle demiştim, çünkü..

Neymiş haberimizin içeriği?

Ne bir fazla.. ne bir eksik.

Haberimiz bir avukatın, ters çevrilmiş polis aracının üzerine çıkıp, zafer işareti yapması ile ilgili idi..

Düşünebiliyor musunuz?

Gezi isyanı sırasında..

Gezi isyanına karışanlara, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde, ücretsiz avukatlık yapan.. 

Ama Maliye sorduğunda, “Kaç lira kazandın?” diye..

“Bir yılda, asgari ücretli kadar bile para kazanamam” diyen bir avukat..

Ücretsiz isyancı avukatlığı yaparken.. Boş vakit bulduğunda da, Taksim Meydanı’nda, Gezi isyancısı teröristlerin ters çevirdiği, üzerine yazılar yazdığı polis aracının üzerine çıkıp..

Eli ile zafer işareti yapıp..

Fotoğraf çektirip..

Sosyal medyaya koyuyor..

Biz de, bu eylemin, “suçu övme suçu” olduğunu haberleştiriyoruz..

Savcı Hüseyin Parlakkılıç, bize teşekkür edip, “Biz atlamışız. Sizin haberiniz üzerine, ilgili kişi hakkında soruşturma açtık” diyeceğine..

Bize, “İftirada bulundunuz” diyerek, iddianame düzenliyor! “Haberleşmenin gizliliğini ihlal”den suçlama yöneltiyor! 

Avukat hanımın, herkese açık internet sayfasındaki fotoğrafını, gizlice almışız gibi bize suçlama yapıyor!

Benim çağrım, Adalet Bakanlığı’na.. Benim çağrım, HSYK’ya..

Lütfen..

Şu dosyalara bir müfettiş gönderin, lütfen..

Objektif bir müfettiş, bu dosyaları incelediğinde.. “Savcı bey.. Siz, gazetecilere, ‘iftira etmişsin’ diye iddianame düzenlerken.. Bizzat sen, gazetecilere iftira etmişsin.. Bu ne iş” demezse..

Ben de bu kalemimi kırarım!

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle