--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Üçkağıt”ta, Doğan’ı Gülen de kurtaramadı!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

“Kağıt üçkağıdı” davasını biliyorsunuz.

Aydın Doğan ailesi..

Halka açık şirket olan Hürriyet’in kağıt ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını..

Yurtdışından getirirken..

Fabrikadan direkt almak yerine..

Yurtdışında kurdukları şirketler aracılığı sile getiriyorlar..

Bu arada da.

Fabrikadan 10’a aldıkları malı..

Çoğunluk hissesi kendilerine de ait olsa..

Halka açık şirket olan Hürriyet’e, 13’e satıyorlardı..

Ticaretin çok üstünde..

Açık bir, “kazık atma” operasyonu yürütüyorlardı..

Doğan ailesinin “üçkağıdı” deşifre olunca.

Dava açıldı..

Beraat ettiler..

Yargıtay 7. Ceza dairesi, “Ne beraati? Suç açık.. Deliller sağlam.. Mahkum olmalılar” dedi..

Kararı bozdu..

O arada, önceki hakim bir yolunu buldu, bu dosyadan kaçtı..

Bunu fırsat bilen Doğan..

O tarihlerde yargıya tam hakimiyet kurmuş olan Gülen grubu ile anlaştı..

Fetullah Gülen’in avukatı Hasan Günaydın’ı, kendisinin 30 yıllık avukatı, Prof.Dr. Köksal Bayraktar’ın yanına koyarak.. 

İkinci defa beraat kararı aldı..

Beraat kararını veren, yerel mahkemedeki bir hakim..

“Mahkumiyet verilmeli” diyenler ise..

Yargıtay’daki 5 yüksek hakim.

Hem 5 yüksek hakim.. Hem de, yerel mahkemelerdekilerden daha tecrübeli, başarılı hakimler..

7. Ceza Dairesi ile, yerel mahkeme arasındaki ihtilafın sonunda.. 

Dosya, Ceza Genel Kurulu’na geldi..

Tam iki sene, Ceza Genel Kurulu’nda bekledikten sonra..

Usûlden bozma kararı verildi.

Ceza Genel Kurulu onasa, Aydın Doğan’ın beraati kesinleşmişti.

Ama suç açık..

Deliller ortada..

Beraat kararını nasıl onayacaklar? 

Diğer taraftan, Fetullah Gülen ile Aydın Doğan’ın anlaşması da var..

“Mahkum olmalı” da diyemiyorlar..

Ciddi tartışmalar sonunda..

24’e 23 oyla...

Etliye sütlüye karışmayan bir karar verildi..

Düşünebiliyor musunuz..

24 yüksek hakim, “Usûlden bozulmalı” diyor..

 23 yüksek hakim ise.. “Usûlden bozma yanlış” diyor..

Bu garip kararın yazılması bile, 3.5 ay sürmüştü..

Nihayet karar yazıldı ve 7 Ekim 2015’te, Yargıtay Başsavcılığı’na gönderildi..

7 Ekim’den bu yana..

Yine dosya kayıptı..

Daha doğrusu, işlemsiz Yargıtay’da bekliyordu..

Muhtemeldir; 1 Kasım seçimleri bekleniyordu..

1 Kasım seçimleri de tamamlanınca..

4 Kasım günü, Yargıtay Başsavcılığı’nın tebliğnamesi imzalandı..

Ceza Genel Kurulu’na yollandı..

•

Ne deniyor tebliğnamede?

Kısaca verelim..

“Suç sabittir, mahkumiyet kararı verilmesi gerekir. Bu sebeple beraat kararı bozulsun.”

Savcılığın bu talebi Ceza Genel Kurulu tarafından kabul edilirse.

Yani önceki kararda 23 olan azınlıkta kalan üyeler.

Evvelki kararda çoğunluk olan 24 üyeye bir fark atar da.. Çoğunluğu elde ederlerse.

“Aydın Doğan mahkum olmalı” şeklinde bir bozma kararı verilirse..

Yerel mahkemenin artık başka bir karar vermesi hukuken imkansız hale gelir..

Gözümüz, Ceza Genel Kurulu’nda..

Bakalım, dosyaya gerekli ihtimam gösterilip..

Kısa sürede, her türlü etkiden uzak..

Hukuka uygun şekilde karar verilecek mi?

•

Diyeceksiniz ki..

“Kendi düşüncene göre bir karar verilmesini istiyorsun.. Bir de, ‘hukuka uygun karar’dan bahsediyorsun..”

Bu konuda iddialıyım..

İlk günden bu yana..

Daha dava açılmamış, soruşturuluyor iken..

Doğan’ın bu işlemlerinin suç olduğunu yazmıştım..

Aleyhimize onlarca dava açıldı..

Açılan davalardaki gelişmeler..

Kanaatimi daha da pekiştirdi..

Şimdi de tekrar söylemeliyim..

Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin önceki bozma kararında denildiği gibi..

Doğan ailesinin yurtdışında kurduğu naylon şirketlerin, aracılık yapması için, hiçbir mantıklı gerekçe yoktur.

Tek mantıklı gerekçe, haksız kazançtır.

Halka açık şirkete, yüksek fiyatla mal satıp, aradaki farkı, Doğan ailesinin cebine koymaktır..

•

Dikkat ediyor musunuz..

Ne Gülen grubu televizyonları.

Ne Doğan grubu televizyonları..

Ne de muhalefete yakın diğer televizyonlar.

Bu devasa yolsuzluk hakkında.. Tek bir program yaptılar mı?

Hani bunlar, yolsuzluğun düşmanıydı?..

Bu “kağıt üçkağıdı”nı, niye hiçbirisi tek bir programla da olsa tartışmadılar?

“Suç yoktur” diyenleri çağırıp, konuşturmalarına bile razıyım..

Ama bunu bile yapmıyorlar.

Çünkü bu konu ne kadar tartışılırsa, işlenen suçun vahametinin, o kadar ortaya çıkacağını biliyorlar..

En iyisi, “Görmedik, duymadık, bilmiyoruz” ile üç maymunu oynamak idi..

Onlar da bunu oynuyorlar..

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle