Üç ağaç için sokağa dökülen Gezi isyancıları neredesiniz?
“Üç tane ağaç yerinden sökülüyor” diye..
Dikkat edin.. “Ağaç kesiliyor” falan değil.
“Yerinden sökülüp, bir başka yere götürülüyor” diye..
“Park yeniden düzenlenip, bir kısmı da önceki tarihlerde olduğu gibi, Topçu Kışlası olacak” diye..
Bir seneye varan süre ile, hemen her gün Türkiye’nin tamamında gösteri yapanlar...
Dizi oyuncuları.. Tiyatrocular.. Mankenler.. Kolej çocukları.. Nişantaşı’nın hergeleleri.. Bebek’in sosyetesi..
Elinde son model cep telefonları ile.. Tabletlerle..
Anlık paylaşımlarla..
“Cihangir’e çıkmayın, arka sokaktan gelin..” tivitleriyle..
“Divan Oteli’nde revir açık. Her şey var, sağlık yardımı alabilirsiniz” tivitleri ile..
Tivit atılma rekorları kırarak..
Baroyu arkasına alarak..
Tabipler Odası’na sırtını dayayarak..
Gösterileri organize eden Gezi isyancıları..
Hepinize sesleniyorum..
Ağaç değil. Gündemimizdeki insan..
Hatta genel bir ‘insan’ kavramından da öte.. Sizin bizim güvenliğimizi sağlamak için can veren ‘insanlar’ söz konusu..
Niye meydanlarda yoksunuz?
Niye sosyal medyada yoksunuz?
Niye yeri göğü inletmiyorsunuz?
Hani yalancıktan..
Bir göstericinin polis panzeri altında kalıp.. Paletlerle ezilmiş sırtının fotoğrafını retweet eden gençler..
O görüntünün aslında.. Yıllar önce bir teknenin pervanesinin yaraladığı kişinin sırtı olduğu ortaya çıkmıştı..
Ama siz, o sahte yaralanma üzerinden, binlerce insanı sokaklara dökmüştünüz..
Şimdi nerdesiniz?
Bir.. İki.. Üç.. Değil..
Onlarca can verdik..
Onlarca askerimizi, polisimizi, 20 Temmuz’dan bu yana şehid verdik..
Bu “can”lar için, ne yaptınız?
Niye yoksunuz, meydanlarda?.
Niye yoksunuz, protesto gösterilerinde?.
Niye kınamıyorsunuz, teröristlerin siyasetteki uzantılarını?.
Niye Dolmabahçe Camii’nin önünde değilsiniz?
Niye Kabataş’ta akın akın, dalga dalga yürümüyorsunuz?..
Niye katilleri kınamıyorsunuz?
•
Kınasalar ne olacak?
Gerçek değişecek mi?
Hayır..
Ama karşı karşıya olduğumuz ahlaksızlık o derece tavan yapmış ki..
Üç tane ağaç için onbinlerce insanı sokaklara dökenler..
Taksim’de işaret fişeğini çakan hergeleler, Süreyya Önder’ler..
Ardından tüm Doğan Medya grubu.
Cumhuriyet’i.. Diğerleri..
Sizler, “insan gibi yaşamak” için sokağa çıkmış idiyseniz.. Gezi isyanındaki tek derdiniz bu idiyse..
Sizin güvenliğiniz için.. Sizler Nişantaşı’nda.. Bebek’te... Sarıyer’de güvenlik içinde yaşayın diye. Oraya buraya konulacak bombalarda.. Sizler, bizler ölmeyelim diye..
Görev yapan Bomba İmha Şube Müdürü, dün Sultanbeyli’de şehid edildi..
Nerdesiniz?
Üç tane ağaç için, insanları sokaklara döken ahlaksızlar, nerdesiniz?
Bizlere, “siz nasıl müslümansınız? Hz. Peygamber’in ağaçlarla ilgili hadislerini bilmiyor musunuz” diyen..
Din istismarcıları..
Nerdesiniz?
•
HDP’nin milletvekili Garo Paylan, çözüm sürecinin “saray gladyosu” tarafından bozulduğunu iddia etmiş.
Aynı yalancı.. Aynı iftiracı..
İki satır altta da..
“Karakoldaki faili meçhul bir patlama üzerine ..” diye başlayıp.. HDP Sultanbeyli İlçe Başkanlığı’nın tarumar edilmesinden şikayetçi olmuş.
Be ahlaksız..
Sultanbeyli’deki karakola bombalı saldırıyı yapan.
Ardından polislere ateş açanlar..
Saray gladyosu muydu?
Be yüzsüz.. be utanmaz..
Garo’nun o sözlerini, sitesine koyan Doğan Akın’lar.. T24’teki tüm çalışanlar..
“Şiddetin durması için geçici hükümetin ve cumhurbaşkanının aklını başına devşirmesi lazım!” tehdidini yayınlama cesareti gösterenler..
Sultanbeyli karakolunun bombalanmaması için, kimin aklını başına alması lazım?
Cumhurbaşkanı’nın mı, yoksa sizin mi?
Bombalayan kim?
Cumhurbaşkanı mı, yoksa PKK mı?
Bombalatan kim?
Cumhurbaşkanı mı, yoksa siz mi?
Söyle ahlaksız..
Canını emanet ettiğin polislerin şehid edildiği günde bile.. Polisi şehid edenleri değil.. Devleti suçlayan ahlaksız...
Söyle Aydın Doğan..
Bunlara ekranını açan patron..
Bunları, sahibi olduğun medya organlarında besleyen Aydın Doğan..
Cengiz Çandar senin neyin olur?
Patronun mu?
Adam “PKK terör örgütü değildir” demiş..
Yine gazetene almışsın..
Gazete para kazanmıyor demiş, kapatmışsın.. Ama internet sitesinde köşe vermişsin..
Yetmemiş, baldır bacak fotoğrafları koyarak.. Çok tıklattığınız Hürriyet’in internet sitesine de, bu terörist yalakası adamın yazısını koyuyorsun..
Suça ortak oluyorsun..
Teröriste “terörist” diyemeyen ikiyüzlülere kucak açıyorsun..
Teröristleri mazur görenlere yataklık ediyorsun..
Söyle Aydın Doğan, polis düşmanlarına ne borcun var?
Bu hainlere, PKK propagandası yaptırmaman için kimden, ne istiyorsun?







