--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Solcu kardeşler boşverin cemaati, yasakçılığınıza bakın siz!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Odatv..

Ulusal Kanal..

Ne kadar da özgürlükçü idiler, değil mi?

Yöneticileri, muhabirleri cezaevinde iken, temel hak ve özgürlükler konusunda, gözlerimizi yaşartan yayınlar yapıyorlardı..

Öyle ki..

“Biz bu arkadaşları yanlış mı tanıdık acaba?” diye düşünür olmuştuk..

Hatta hatta..

“Acaba bir haksızlığa uğruyorlar, ve biz bu haksızlığa sessiz kalarak, günaha mı giriyoruz? Adamlar başörtü yasağına karşı değiller. Dine karşı değiller.. Kimsenin inancına karışmıyorlar.. Despotluk yapmıyorlar.. Siyasi iktidarın temel hak ve özgürlükler konusundaki açılımlarına karşı çıkmıyorlar.. Sadece düşünceleri farklı.. Kendi hayatlarında dindar değiller.. Dine inanmıyorlar.. Birileri; bu ateist arkadaşlarla şahsi bir menfaat uyuşmazlığına düştü de, onun için mi cezaevine tıkıldılar” diye düşünür olmuştuk..

Dün odatv beni rahatlattı..

Gerçek yüzünü tekrar gösterdi..

Ulusal Kanal röportaj yapmış..

Ege Üniversitesi’ndeki başörtü yasakçısı Rennan Pekünlü ile..

Odatv de, destekleyerek vermiş, aynı röportajı..

İzledim..

Gördüm ki:

Yasakçılar, aynı yasakçı..

Despotlar, aynı despot..

Dine karşı tahammülsüzlükleri, din karşıtlıkları, temel hak ve özgürlükler konusundaki ikiyüzlü tavırları.. Dini özgürlükleri genişletecek olanlara karşı acımasızca yaklaşımları.. 

Her şeyi ile aynı..

•

Beni bu sonuca götüren, röportajdaki ifadeler neler?

Aktarayım..

Başörtü yasakçısı Rennan Pekünlü, 2 yılın üstünde ceza almış.

Şimdi hapse girecekmiş.

Kendisi ile röportaj yapılmış.

Hani, “Pişman mısınız? Bir bilim adamının, başörtü yasağı ile anılması ne kadar saçma bir şey.. Ceza aldığınız eylem tarihine dönsek, yine aynı yasakçılığı tekrarlar mısınız” diye sorsalar..

Eyvallah..

“Gazetecilik yapıyorlar” diyeceğim.

Tam aksine..

Profesörümüz mağdur olacakmış da.. Hapse girecekmiş de.. Böyle bir durum ülkeye yakışmıyormuş da..

El insaf ya..

Adam, elinde kamera ile, başörtülü öğrencileri kayda alacak..

Diğer öğrenciler fakülte binasından içeri girdikten sonra, başörtülü öğrenci içeri girerken, hemen kapıyı kapatıp, kilitleyecek..

Cezayı aldıktan sonra bile, dün izlediğim röportajda, hâlâ bu yaptığı rezillikleri savunup, laiklikten, Anayasa Mahkemesi kararından, AİHM kararından bahsedip, yasakçılığını sürdürecek..

Ardından da, “Cihan Haber Ajansı bana tuzak kurdu” deyince..

Sanki biz de bu adamın peşine takılacağız!

Yuuh ki ne yuh!

•

Koca adam olmuşsun..

Derdini anlatamıyor musun, Rennan efendi..

Başörtülü öğrencinin üniversiteye gelmesine karşı mısın, değil misin?

Boşver Cihan Haber Ajansı’nı. Boşver cemaati..

Sen şu anki fikrini söyle..

Söyle ki, ne mal olduğunu anlayalım..

Röportajın sonuna doğru, söylüyor zaten Rennan efendi..

“Başörtülü öğrenciler artınca, rahatsız olan öğrenciler gelip, bana şikayet ediyorlardı. Ben de bunun üzerine, kamerayı alıp...”

Yuuh bee..

İnsan bu lafı, üç sene önce belki eder.

İki sene önce belki eder..

Ama başörtü yasağı, üniversiteyi bırakın, orta dereceli okullarda, kamu kurumlarında bile kalktı.

Hiçbir yerde (elhamdülillah diyoruz), hiçbir kamu kurumunda, ne örtülü insanların açık insanlara.. Ne de açık insanların örtülü insanlara tek bir sataşması olmadı..

Tek bir huzursuzluk olayı yok.

Binlerce defa elhamdülillah.

Niye binlerce diyorum?

Bir huzursuzluk çıkmayacağı konusunda kesin kanaatim vardı ama..

Provokasyon olabilir diye, bir endişem de vardı..

Elhamdülillah ki, provokasyona da cesaret edemediler.

Ama görüyoruz işte..

Adam profesör olmuş!..

2 yıl cezayı yemiş..

Hâlâ, “başörtünün üniversitede huzursuzluğa sebebiyet vereceği”ni iddia ediyor..

“O gün öyle zannetmiştim.. Ama öyle olmadı.. Yanılmışız” demiyor..

Diyemiyor!

odatv denilen yasakçı site de, bu yasakçı kafaya çanak tutuyor..

Ulusal Kanal’daki ateistler de, bu adamı destekliyor..

Yazıklar olsun sizlere..

Yazıklar olsun “Emperyalizme karşıyız” şeklindeki söylemlerinize..

Yazıklar olsun, “Emekçiden, ezilenden yanayız” söylemlerinize..

Böyle mi, emperyalizme, zulme, despotluğa karşı çıkıyorsunuz?

Böyle mi, ezilenden yana oluyorsunuz!

Eğitim hakkını kısıtlayarak mı, bilim adamı oluyorsunuz?

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle