--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Siz hukukçu musunuz, kabadayı mı?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

İstanbul Adliyesi içinde, görev başında iken bir savcımızın şehit edilmesi sonrasında, en azından cenazenin kaldırıldığı şu ilk günlerde..

İnsanlardan biraz nezaket istemek..

Savcının hatırasına uygun şekilde biraz alçakgönüllü olmak gerekir değil mi?

Kibirlenmemek gerekir değil mi?

•

Bakıyoruz o adliyede yaşananlara..

Sanki bir savcı, vahşice öldürülmemiş..

Hiçbir olay yaşanmamış gibi..

Avukat arkadaşlarımız, burunlarından kıl aldırmadan yollarına yürümek istiyorlar..

“Bizi arayamazsınız!”

Niye ki?

Bak, elinde cüppe ile bir terörist, avukat giriş kapısından geçip, üzeri aranmadan savcı katına çıkıp, vahşi cinayeti işledi..

Sorumlusu avukatlar olmayabilir..

Ama en azından..

Ölen meslektaşınızın hatırası için..

En azından şu ilk günlerde..

“Savunma hakkı  için getirilen bir ayrıcalığı istismar edenlere lanet olsun.. O istismar sebebi ile.. Biz de inadına.. Üzerimizi aratarak adliyeye girmek istiyoruz. Teröristler bizim üzerimizden kirli emellerini gerçekleştirmek istiyorlarsa.. Biz de savcı meslektaşlarımızla, polis kardeşlerimizle dayanışma içinde.. Üzerimizi aratarak terörü kınayacağız. Terörü protesto edeceğiz” demelerini beklerken..

Şu yaptıkları rezalete bakın..

Başsavcı bir yazı hazırlamış..

Uzun uzun anlatmış.

Avukatların üzerlerinin aranamayacağına dair düzenlemenin, sokakta geçerli olduğunu belirtmiş.

Bir kamu binasına girerken, güvenlik açısından yapılacak aramanın, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Avukatlık Kanunu’ndaki “avukatların üzerinin aranamayacağı kuralı ile çelişmediğini” belirtmiş.

Ve avukatların sokakta değil.. Adiye içine girerken, x-ray cihazlarından geçmesi emrini vermiş.

Bir hukukçu..

Bu karar üzerine ne yapar?

Ya karara saygı duyar..

Uyar.

Ya da, kararın hukuka aykırı olduğu düşüncesinde ise..

Karara itiraz eder.

Nasıl itiraz eder?

Soyunarak değil.

Orasını burasını açarak değil..

Polisle küfürleşmelere girerek değil..

Kapıdaki x-ray cihazını yerinden sökerek hiç değil..

Savcılığın idari işlemi noktasındaki o yazı için..

İdare Mahkemesi’ne gider, iptal davası açar.

Yürütmenin durdurulması için de, ilaveten talepte bulunur..

Karar alırsa, o kararla gelir, “Benim üzerimi, adliye girerken de arayamazsınız” der..

Karar alamazsa, uygulamaya razı olur..

Hukuk bunu öngörse de..

Dün İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal’ın da başını çektiği avukatlar..

İstanbul Adliyesi’nin önünde..

Hukukçu gibi değil..

Mahalle kabadayıları gibi.

“Biz ne diyorsak, o olacak. Biz x-ray cihazından geçmeden, adliyeye gireceğiz” diyorlar..

Bak Kocasakal kardeş..

Bak avukat kardeşler..

Hukukçu iseniz..

Hukuka aykırı olduğunu düşündüğünüz fiiller için ne yapılacağını da bilmeniz gerekir.

Hangi kanunda yazıyor, “Hukuka aykırı bir işlemle karşı karşıya kalan kişi, fiili güç kullanarak, kendince hukuka aykırı olduğunu düşündüğü işlemi uygulatmaz, polise direnir, polisin işlemini yaptırmaz, zorla kendi düşündüğü yönde uygulama yaptırır” diye?

Gösterin de, biz de öğrenelim, Kocasakal..

•

Mahalle kabadayılarının yaptığı ile, adliye önündeki x-ray cihazını deviren, polise küfür edip, itekleyen avukatlar arasında ne fark var?

Mahalle kabadayıları da..

Bir tartışma olduğunda..

“Ne mahkemeye gideceğim ulan.. Ben bileğimin gücü ile, sana haddini bildiririm” diyor..

Ümit Kocasakal öncülüğünde kaba kuvvet gösterisinde bulunan, x-ray cihazını deviren avukatlar da..

“Biz mahkemeye niye gidelim ki? Niye dava açıp, savcılık kararını iptal ettirmekle uğraşalım ki? Biz, buradaki sayımızın fazlalığına güvenerek.. Kapıdaki x-ray cihazını, fiziki güç kullanarak deviririz.. Haydi arkadaşlar, verin bir omuz, devirelim x-ray cihazını” diyorlar..

Böylece..

Hukuka değil..

Fiziki güce üstünlük verdiklerini kanıtlamış oluyorlar..

•

Hiç kimse kusura bakmasın.

Bu bir zihniyettir..

Hukuka saygı göstermeyen bir zihniyet..

Bu zihniyet, kimi yerde x-ray cihazını devirir. Kimi yerde polise küfür eder. Kimi yerde polisi itekler. Kimi yerde polise kurşun sıkar. Kimi yerde savcıyı vurur.. Kimi yerde bomba atar. Kimi yerde asker vurur. Kimi yerde..

Zihniyet aynı zihniyettir.

“Ben ne diyorsam, hukuk odur.”

Oysa hukuk fakültesinin ikinci sınıfında okumuş olmalılar, “İdarenin kural koyma yetkisi vardır. Vatandaşın ise, mahkemeye gitme hakkı vardır..”

İdare kural koyar..

Siz de mahkemeye gider, iptal ettirirsiniz.

Ama, “İdare kural koysa bile, biz kuralı uygulatmayız” diye bir hakkınız yok..

Kendinizce ne kadar haklı olursanız olunuz..

Elinizde mahkeme kararı olmadıktan sonra..

Yaptığınız, mahalle kabadayılarının efelenmesinden başka bir şey değildir..

Yaptığınız, avukatlık mesleğine duyulan güvenin zedelenmesine sebebiyet vermekten başka bir şey değildir.

Hukukçular, hukuka saygı göstermezse..

Diğer insanlardan, hukuka saygıyı nasıl bekleyebiliriz? 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle