--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sapanla dolaşmak özgürlük ise, C4 de özgürlüktür!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

 İç Güvenlik Paketi ile ilgili hiç yorum yapmadım.

Niye?

Tecrübem şunu gösteriyor.

Kanunda geriye dönüş gibi görünen hususlar..

İyi bir kullanıcının elinde..

“Halkın güvenliği” ve daha ötesi, “özgürlüğü” için güvence olabilir.

Kanunda ileriye gidiş gibi görünen değişiklikler de, “despotizm” için araç haline gelebilir..

•

Somut örnek verelim..

İki hafta önce yazmıştım..

Üç çocuk..

Yolda yürürken ayağı kayıp, bir arabanın camını kırdıkları için, nerede ise bir güne yakın gözaltında tutuldular.

Polislerle görüşmemde, gözaltının uzun sürmesinin sebebi neydi biliyor musunuz?

Geçtiğimiz yıllarda, çocuk hakları adına çıkartılan bir düzenleme..

“Biz küçüklerin ifadelerini alamıyoruz. Çocukların ifadelerini, sadece savcılar alabiliyor. Onun için, biz çocukları nezarette beklettik ama.. Bekletmemizin sebebi, bizim ifadeyi alamamamızdı. İfadeyi alabilseydik, hemen birkaç saatte bırakılırlardı.. İfadeyi savcı alacağı için, nezaret işlemi uzun sürdü. Sorumlusu da biz değiliz, savcı!”

Buyrun burdan yakın.

Kanun değiştiriyorsunuz.

Çocuklara ayrıcalık tanıyorsunuz.

“Onlar, yetişkinlere göre daha fazla hakka sahip olsunlar.. Savcılara göre daha az eğitimli polis yerine, hukuk eğitimi almış savcılar ifadelerini alsın ki, hukuki yanlışlıklar da asgariye insin.. Çocukların hukuki güvenceleri daha yüksek seviyede hayata geçirilmiş olsun..” diyoruz. 

Düzenlemeden önceki durumda, en fazla 2-3 saatte (bana göre hiç gözaltına alınmamaları gerekirdi. Çünkü kasti bir mala zarar verme yoktu)serbest kalacak çocuklar..

Yeni düzenleme uygulandığı için, 12 saatlerini nezarette geçirdiler..

•

Tutturmuşlar gidiyorlar, “Gösteriye katılan kişi, yüzünü örtmüşse ne olmuş? Yüzünü örttü diye suçlu mu oldu yani?”

Koca koca hukuk profesörleri..

Koca koca baro başkanları..

Milletvekilleri..

Parti genel başkanları.

Bunu savunuyorlar..

Allah aşkına, bunun tartışılacak neyi var?

“Gösteri yapmak, demokratik bir haktır” diyorsunuz..

Ardından, “Kendisini gizleyerek, gösteri yapmak da, bu hakkın içindedir” diyorsunuz..

Gösteri yapmak ile, kendisini gizlemek arasındaki çelişkiyi bile göremiyorsunuz.

Daha doğrusu, gözümüzün içine baka baka, sahtekarlık yapıyor, zekamızla alay ediyorsunuz..

Gösteri yapıyorsan..

Adam gibi, kendi kimliğinle, boyunla, posunla, kimliğinle yapacaksın gösteriyi..

Sen mal mısın?

Hayvan mısın?

"Hem gösteri yapacağım" diyorsun. Hem de yüzünü gizleyip, içinde insan mı var, hayvan mı var, belli olmayacak şekilde protestoda bulunuyorsun!

Kimbilir belki de, yüzünü kapatan “bir robot”tur..

Nasıl ayıracaksınız?

Yoksa, hayvanların da “gösteri yapma hakkı” var da, biz mi bilmiyoruz!

Veya, “Yaptığımız gösterilere yeteri sayıda insan toplayamıyoruz. Onun için önümüzdeki aylarda, gösterilerde hayvanlardan yararlanmayı düşünüyoruz. Kanundaki yüzünü açma zorunluluğu, bu planımızı bozuyor” mu diyorsunuz!

•

Bir baro başkanı.

Üstelik de profesör!

Diyor ki, “İç Güvenlik Kanun değişikliği, özgürlüklerimizi kısıtlayacaktır. Adamın cebindeki sapandan sana ne? Sapanı alıp, polise taş atarsa, o zaman gözaltına alırsın. Sadece cebinde sapan var diye, niye ceza veriyorsun ki?”

Kendisini çok akıllı sanan bu hokkabaza sormak lazım: “Arabasında C4 patlayıcı ile yakaladığımız adama, niye ceza veriyoruz? Bir yerde o C4’ü patlatırsa, insanlar ölürse, o zaman ceza veririz!”

•

Şöyle düşünelim..

“Cebimizde sapan taşımak, bir özgürlük müdür?”

O baro başkanına soralım.

CHP’nin genel başkanına.. MHP’ninkine. PKK’nın uzantısı partinin başkanına..

“Siz cebinizde sapanla mı dolaşıyorsunuz?”

Eğer bir özgürlük ise bu..

İnsanlar “sapanla dolaşma”yı bir özgürlük olarak görüyorlarsa..

Mantıklı yüz kişiye sorsanız, içinden en az 10’unun, 15’inin, “Evet, ben zaman zaman, cebime sapan koyar, öyle dolaşırım. Böyle dolaşmak, bana büyük bir zevk verir” demeleri lazım.

Var mı böyle bir iddiası olan?

Yok.

O zaman bu kanuna bu noktadan karşı çıkanların hepsi, ahlaksızdır. Sahtekardır.. Devlet düşmanıdır.. İnsanlık düşmanıdır.. Hatta sapanla atılanlar sonucu zarar gören/görecek herkesin yaşadığı mağduriyetin, failleridir..

•

Değişikliğe solcu CHP karşı..

Soldan çarklı, terör örgütü PKK’nın uzantısı parti karşı..

İyi de, devletçi söylem içindeki MHP niye karşı?

Diğerleri sokakta hükümet devirmeye çalışıyorlar..

Dolayısı ile, değişikliğe karşı çıkıyorlar.

Peki, MHP niye karşı?

“Onlar sokağı karıştırsınlar, biz de aradan sıyrılırız” diye mi düşünüyorlar?

Anarşinin kimseye fayda getirmeyeceğini, hâlâ öğrenemediler mi?

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle