“Pabuç pahalı olduğundan, davanın reddine”!
Ne demişti Haşim Bey?
“Hemen uygulanır!”
Neydi o, “hemen uygulanacak olan!”
Anayasa Mahkemesi’nin 2014 sonuna kadar inceleyeceği bir dosyada vereceği “% 10 barajı iptal eden kararı..”
2014 sonuna yetiştiremediler..
Nihayet, dün kararı verdiler..
“Pabuç pahalı olduğundan, talebin reddine!”
•
“Anayasa Mahkemesi ne yapsa, size yaranamıyor. Bakın, sizin de istediğiniz yönde, hukuka uygun karar vermişler işte. Adil bir mahkeme o.. Haksızlık ediyor, mahkemeyi gereksiz yere suçluyorsunuz!” diyecekler..
Hayır..
Anayasa Mahkemesi’ni, haksız yere suçlamıyoruz.
Anayasa Mahkemesi, ciddi bir tepki gelmeseydi, “% 10 barajı, seçme ve seçilme hakkının ihlalidir” diyerek, bal gibi de iptal edecekti..
Adım gibi eminim bundan..
Yoksa..
“İki kere iki dört eder” kadar tartışmasız bir konuda..
Anayasa Mahkemesi’nin yüzlerce kararında belirtildiği üzere, “Mahkemeye 23 Eylül 2012’den sonraki mağduriyetler için bireysel başvuru imkanı var. Önceki tarihli mağduriyetler, zaman açısından redde mahkumdur” gerçeği gözardı edilip, “Bakıyoruz, inceliyoruz” diyerek kamuoyuna yoklama çekilir miydi?
Küçücük bir ihtimalle bile, konunun esasına girilmesinin hiç söz konusu olamayacağı apaçık ortada iken..
Başkan Haşim Kılıç, “Barajın kaldırılmasını ‘genel kurul’da görüşüp 2-3 hafta içinde karara bağlayacağız” nasıl derdi?
Nabız ölçü..
Tepkilere baktı..
Yemedi..
Kendisinin de katılmadığı toplantıda, dün dava reddedildi..
•
Reddedilmesi, uzun uzun araştırma yapılmasına, incelemelerde bulunulmasına gerek olan bir konu muydu?
Hayır..
Kendimi anayasa hukuku profesörü falan zannettiğim yok.
Hukukun her dalına imkan ölçüsünde kafa yoran, öğrencilik yıllarını da kabul ederseniz, 33 yıldır hukuk ile meşgul bir kişiyim..
Davayı ilk duyduğumda..
Günlerce, haftalarca, falan değil..
Dava dilekçesini görmediğim halde..
15 dakikada sonuca ulaştım..
2 Aralık 2014 tarihli yazımda sizlere aktardım:
“Bireysel başvuruyu yapanlar, ‘Bizim; 2011 milletvekili seçimlerinde, % 10 barajı sebebi ile hiçbir adayımız milletvekili seçilemedi’ demiş olmalılar.
İyi de.. 2011 yılındaki olaylar, bireysel başvurunun konusuna, ‘zaman’ olarak girmiyor ki.. 23 Eylül 2012’den sonraki mağduriyetler için bireysel başvuru imkanı var.
Dolayısıyla, o bireysel başvuruların süre yönünden reddi gerekir.”
Var mı anlaşılmayan bir husus?
Yok.
O zaman, “bu ülkenin tartışılan konuları az mı”ydı ki, bir de % 10 barajı ile, bir ay boyunca meşgul olduk?
•
Aynı yazımda, “babalar gibi” ikinci bir ret gerekçesi daha belirttim:
“Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş kanununda, ‘kanunlara karşı bireysel başvuru yapılamayacağı’ da yazılı. Bu açıdan da, kanunu iptal etme imkanı yok.”
Dolayısı ile, dünkü karar, uzun uğraşlar sonucunda, kafa yorarak verilecek bir karar değil.
10 dakikada verilecek bir karar..
“10 dakikalık iş ise, siz niye bu kadar önemsediniz” diyeceksiniz..
Bizim bu davayı önemsememizin sebebi, aynı yazıda belirtilmiş:
“Bireysel başvuru ile, % 10 barajı iptal olur mu?
Hukuka bağlı kalırsanız, iptal olmaz.
Ama, ‘Ben yaptım, oldu’ derseniz, iptal olur.
Nasıl mesela? 1998’deki gibi..”
Evet, Anayasa Mahkemesi’nin 1998’deki sabıkasını bilmezseniz, “Dava reddedilir” der, geçersiniz.
Ama Refah Partisi hakkında kapatma kararı verilirken, Anayasa Mahkemesi’nin; kendi kendisine dava açtığını, kimsenin haberi olmadan kanun maddesi iptal ettiğini, ardından iptal edilen maddenin yokluğunu kendisine gerekçe sayarak parti kapatma kararı verdiğini bilirseniz..
“Pabucun ucuz olduğu dönemlerde, her türlü karar verilir” tabelasının, o yargı kurumunun kapısında asılı olduğunu bilir, ona göre de her ihtimale “Acaba” diye yaklaşırsınız..
Biz de öyle yaptık.
“Tabelanızda öyle yazıyor ama, pabucun ucuz olduğu dönemler artık kapandı.. Dikkat” demeye getirdik....
Onlar da sağolsunlar, farkına vardılar: “Papuçlar pahalanmış, davanın reddine!”
•
Haşim Bey’e, bir ay öncesinden şunu da hatırlatmıştık:
“Bireysel davanın sonunda, ne karar verilir?
‘Hak ihlal edilmiştir. Düzeltilsin, tazminat ödensin..’
‘Kanunun iptaline’ denir mi? Denmez..”
Bu hatırlatmaya rağmen, Haşim Bey sonraki açıklamalarında bile..
Yine gizemli beyanlarla..
Sanki “Yüzde 10 baraj kuralını iptal etme ihtimalleri varmış” gibi konuşmalar yapmadı mı?
Yaptı..
Birazcık ortam müsait olsaydı..
Mesela, önceki gün, dört eski bakan hakkında, Yüce Divan ile ilgili birazcık şaibeli bir karar çıksaydı..
Devamı gelecekti..
“% 10 barajın iptaline...”
Bu karar çıkmadığına göre..
Artık herkes, “pabucun pahalı olduğu”nu, görüyor olmalı..







