Oy ve Ötesi kıvırmaya başladı!
İmam Hatip’te mantık dersinde ezberlediğimiz, “düz mantık”taki mantıksızlık..
Birçoğunuz da biliyordur..
“Bütün nadir olan şeyler değerlidir.
Gözü görmeyen at da nadirdir.
O halde, gözü görmeyen at da değerlidir.”
Taa 1977’de biz mantık dersinde bu örneği belleğimize yerleştirdik ama.
Günümüzün büyük medya organlarının tepesindeki isimler..
İdeolojik kafalı beyinler..
Aynı mantıksız mantıkla yürümeye devam ediyorlar..
Örnek?
Aktüel tartışma konusu olan, Oy ve Ötesi Derneği’nin açıklamaları hakkında YSK’nın verdiği karar üzerine estirilen rüzgar.
YSK ne karar vermiş?
Karar ortada yok.
Paralel cenahın medyası, kendilerine sızdırılan yarım yamalak bilgilerle..
Derler ki: “YSK, Oy ve Ötesi Derneği mensuplarının sandık alanı içinde olmaması ile ilgili dilekçeyi usulden reddetti..”
Eeee.
Ellerinde YSK’nın kararı yok ama.
Hükmü veriyorlar: “Oy ve Ötesi Derneği mensupları, sandık alanında engellenmeden bulunabilecekler!”
Usulden reddedildiği belirtilen, “soyut iddia” denilerek kabul edilmeyen bir dilekçe sonrasında, bu sonuca nasıl varıyorlar?
Aynen yukardaki, mantıksızlığı uygulayarak.
Biraz derin ve uzun bir konu ama..
“Mehfumu muhaliften hüküm çıkarılır mı?” sorusuna, hiçbir ek şart gözetmeksizin mutlak olarak “evet” diyen kolaycıların işi..
Hemen belirtelim..
Usulden reddedilen bir dilekçeyi, işin esası hakkında karar verilmiş gibi nasıl gösterebilirsiniz?
“Usulden reddedilen dilekçe” demek, “imzası yok” demek, “yanlış yere verilen dilekçe” demek.. vs.. “Usulden ret” demek, gördüğünüz gibi birçok nedene dayalı olabilir.
“İmzasız” diye bir dilekçe reddedilse, o dilekçedeki talep, hukuka aykırı mı olur?
Paralelin esiri olanlara göre.
Öyle olurmuş!
İmzasız bir dilekçe reddedilirse.. O dilekçedeki talebi hatırlatıp, “Talep hukuka aykırı bulundu” diyerek haber yapmak, serbestmiş!
Dilekçe usulden reddedilse de..
“Oy ve Ötesi Derneği mensupları sandık başına gelebilecekler” diye ters mantıkla (daha doğrusu mantıksızlıkla) haber yapılabilinirmiş!
•
Oy ve Ötesi Derneği’nin karanlık planları hakkında, bir haftadır değişik vesilelerle belirttiğim temel ilkelerin arkasındayım..
Tekrar hatırlatıyorum.
Islak imzası olmayan, ıslak mühürü olmayan müşahit kartları geçersizdir..
Hangi parti adına düzenlenmiş olursa olsun!
Hangi bağımsız aday adına düzenlenmiş olursa olsun..
YSK değil, YSK’nın kralı gelsin, bu gerçeği değiştiremez.
Usulden verilen ret kararlarını, çaktırmadan, paralel muhabirlere yollayıp, “esastan verilmiş karar” gibi gösterenler de..
Yarın bunun hesabı vereceklerini unutmamalılar..
YSK şunu yapmalı idi.
Kararına güveniyor ise..
Kararını açıklar, sitesine koyar, herkesin ulaşımına açar...
Kimse bir şey diyemez..
Ama..
Sitelerine koymadıkları bir kararı. Hem de usulden verilmiş bir kararı..
Paralel örgütün muhabirlerine sızdırıp, “İstediğiniz gibi çarpıtın.. Zaten kararın esas metnine, şu son günde kimse ulaşamaz. İstediğiniz gibi tahrifatta bulunabilirsiniz” uyanıklığına imza atarsanız..
“Bir şeycik olmaz” diyerek...
Bu sahtekarlığa zemin hazırlarsanız..
Seçimden sonra, o sahtekarlığın hesabı, mutlaka sorulur..
•
Şunu da hatırlatalım..
Olayın dilekçelik bir yönü de yok.
Biz burdan suç duyurusunda bulunuyoruz.
Diyoruz ki, “Boş müşahit kartı dağıtıyorlar!”
Bunun için kimsenin YSK’ya dilekçe vermesine gerek yok.
YSK, bir gazetede bu ihbarı gördüğünde..
Bir televizyon ekranında bu konuda bir iddiayı duyduğunda..
Konunun teknik yönünü de izah ederek..
Hemen savcılığa suç duyurusu yapmalı idi.
Örneğin, “Şu dernekte oy pusulası var” denilse.. Nasıl ki savcılığın; hemen o adres için hakimden arama izni alıp, gereğini yapması gerekirse..
Bunun için de, YSK’nın üzerine düşeni yapması gerekir ise..
Altını çizerek söylüyorum.
Siyasi parti adreslerinde değil.. Şu derneğin, bu derneğin merkezinde veya şubelerinde..
Şu partinin, bu partinin müşahit kartları.
Kimin adına düzenlendiği belli olmaksızın.. Mühürlü şekilde bulunursa..
Aynen sahte oy pusulası bulundurmak gibi...
Bu da suçtur..
Yapanlar yargılanmalıdır.
Bugün olmasa da..
Yarın yargılanacaklardır..
•
Oy ve Ötesi Derneği..
Adıyaman Emniyet Müdürlüğü’nün, kanuna uygun şekilde aldığı karar sonrasında..
İşin ciddiyetini görünce.
Dün bir açıklama yapıp, kıvırmaya başlamış.
“Siyasi partiler ve bağımsız milletvekili adayları adına müşahit olarak katılmak isteyenlerin gönüllü başvuruları 30 Ekim 2015 akşamı sonlandı. Oy ve Ötesi’ne başvuran 66,275 seçmenden 57,143’ü, siyasi partilere ve bağımsız milletvekili adaylarına yönlendirildi.”
Yani, “Müşahit kartlarını biz vermiyoruz, partiler veriyor” demiş..
Yalan.
Görüntü de var, bire bir yüzlerce şahit de..
Diyeceğim o ki..
Kendileri yalan söyleyenler. Sahtekarlık yapanlar.. Nasıl oluyor da, “seçimin güvenliği” için meydana çıkıyorlar.
Anlamak mümkün değil.







