--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

MİT TIR’larında silah, Esad’a giden uçaklarda ilaç mı var?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

“MİT TIR’larında demek ki gerçekten silah varmış ki, Cumhuriyet gazetesi bazı fotoğraflar yayınlayınca, hemen soruşturma açıldı” diyorlar.

Hiç düşünmüyorlar..

Fotoğrafa soruşturma açılmasının tek anlamı, sizin yayınlarınızın doğruluğu mudur?

O fotoğraflar eşliğinde verdiğiniz bilgiler iftira olduğunda da soruşturma açılmayacak mıydı?

Hürriyet’i de, paralel medyası da, suçüstü yapmışlar gibi, aynı söylemle haber yapmışlar: 

“MİT TIR’larında çelişki..”

Şunu demeye getiriyorlar.

“TIR’larda silah yoktu ise, Cumhuriyet’te yayınlanan fotoğraflardan dolayı niye soruşturmaya açıyorsunuz?”

Bu şapşallara şu örneği verelim..

Aydın Doğan’ın arabasının fotoğrafını bassak..

O arabanın kapısı açılırken içerde koca bir silahın görüntüsü yayınlansa.. 

Aydın Doğan, buna dava açmaz mı?

Açar.

Diyebilir miyiz Aydın Doğan’a, “Arabanda silah olduğuna ilişkin haberimiz yalan ise, niye dava açıyorsun?”

“Zaten haberin yalan olduğu için, dava açıyorum” demez mi, bize!

•

Şu ihtimal de var..

Aydın Doğan’ın aracında, gerçekten bir silah görüntüsü çekersiniz.

Önce “Aydın Doğan’ın aracında kaçak silah” dersiniz.

Aydın Doğan “İftira” der..

Ardından, haberle birlikte silahın fotoğrafını yayınladığınızda, Aydın Doğan, fotoğrafı inkar etmeden buna dava açamaz mı?

Şunu diyemez mi? 

“Daha önce ‘benim arabamda kaçak silah hiç olmadı’ derken doğru söylüyordum. Şimdi yayınlanan o fotoğraftaki silah, benim korumamın ruhsatlı silahı. Siz onu, ruhsatsız bir silah gibi gösterdiniz.”

•

Veya bir başka örnek..

Aydın Doğan’ın arabasında, kutu kutu paralar..

Siz haberi “Kaçakçılıktan elde edilen paralar” diye verseniz..

Aydın Doğan da, “O gün, şirketlerimizden birisinin, şu malını satmıştık. Onun nakit ödenen kısmı” derse..

Dava açarsa..

“Niye dava açıyorsun ki.. Sen de o paranın arabanda olduğunu söylüyorsun ya” denir mi?

MİT TIR’larında buna benzer ne yaşanmış olabilir?

MİT diyebilir ki, “O silahlar, bizim görev alanımız dahilinde, Ankara’dan Adana’ya götürmekte olduğumuz, işte şu resmi kayıtlarda yer alan silahlardı. Nerden çıkardınız, o silahların IŞİD’e gideceğini?”

Hatta bir adım daha ileri gidip, “IŞİD’de sizin gösterdiğiniz fotoğraflardaki mühimmatı kullanacak altyapı yok. Bırakın kullanmayı, onları taşıyacak imkanları bile yok.. Yalan yazdınız, iftira attınız!”

Hatta hatta.. “Alın size NATO belgeleri.. O mühimmat zaten yerli değildi. NATO’dan uçakla geldi.. MİT kontrolünde intikali sağlandı. Biz sadece aracıyız..”

Bunların hepsi, tamamen benim uydurduğum ihtimaller.

Ama, devlete kumpas kurmak isteyenlerin de, iddialarını çürütecek nitelikte ihtimaller.

•

Bir anlığına, dedikleri her şeyin doğru olduğunu varsayın..

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dünkü açıklamasındaki, “Orada Müslüman kanı dökülüyor, bunlar ellerine silah veriyor” eleştirisini de esas alarak soralım:

Müslüman kanı dökülmesin. Ama bunu önce Esad’a söylemeniz gerekmez mi? Muhalefete giden silahı önlemeden önce, Esad’a “Kan dökme” demeniz gerekmez mi?

Daha önemlisi..

Esad’ın dört yıldır, Suriye’de kan akıtmak için kullandığı silahlar da, bir şekilde başka ülkelerden gitmiyor mu?

Esad’ın o silahları üretecek hali yok ya..

Esad’a giden silahları takip etmeyip, muhalefete giden silahları takip etmek, hainlik değil de, zalim Esad’ın avukatlığı yapmak değil de nedir?

•

Suriye’de bir iç savaş var.

Zalim diktatör, elindeki silahlarla halkını katlediyor.

Halk da, direnmeye çalışıyor.

Yönetimin de elinde silah var.

Muhalefetin de elinde, kısmen silah var..

Ordaki kanın durmasını istiyorsanız..

İki tarafa giden silahları da sorgulamanız gerekir..

Esad’a gidenlere, “Bize ne” deyip gözünüzü kapatır, muhalefete gidenlerin gece gündüz peşine düşerseniz..

Siz “akan kanın durması”nı istediğiniz için değil, “Esad’ın daha rahat katliam yapması” için silah takibi yapmış olursunuz..

Can Dündar, villasından bir çıksa..

Katil Esad’a Rusya’dan.. Hatta belki ABD’den, İsrail’den giden silahların da takibini yapsa ya..

TIR’larda, uçaklarda fotoğrafını çekip, “İşte Esad’a giden silahlar” dese ya.

Sıkıyorsa eğer..

Dürüst iseniz.

Savaşa gerçekten karşı iseniz.

Önce toplu katliamların sabıkalısı olan zalim yönetime giden silahların takibini yapın.

Sonrasında zaten, muhalefete giden silahın takibine, gerek bile kalmaz!

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle