--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kanun değişsin, ikinci olan hükümeti kursun!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

2014 mahalli seçimlerinde..

CHP’nin Keçiören Belediye Başkan Adayı olarak seçime giren.

Ama bırakın en fazla oyu alıp, başkan seçilmeyi..

İkinci sırada yer alan BBP’nin adayının bile altında kalıp üçüncü olarak seçimden çıkan Murat Emir..

Türkiye genelinde % 52 oy ile Cumhurbaşkanı olan Tayyip Erdoğan’ın diplomasına laf çakmaya kalkışmış!

2014 Keçiören belediye başkanlığı seçimlerinde, netice şu:

AK Parti: % 43

BBP: % 30

CHP’li Murat Emir: % 16..

İşte bu % 16’lık Murat Bey..

Kaç okka geldiğine bakmamış..

% 52’lik Cumhurbaşkanı’na laf yetiştirmeye çalışıyor..

Neymiş?

Hani üç tane geri zekalı uydurdu ya..

“Tayyip Erdoğan, fakülte mezunu değil” diye..

Ardından da..

Koç’un beslemesi Cumhuriyet (Dün o gazetede üç tane reklam vardı. Üçü de Koç’un idi.. “Besleme” derken, işkembeden sallamıyoruz. Hakettikleri için söylüyoruz.), “diploma sahte” mavalları ile kamuoyu yoklaması yaptı.  

CHP milletvekili Murat Emir de..

Kanun değişikliği teklifi ile sahneyi almış..

“Cumhurbaşkanı olmak için, üniversite mezunu olma şartı kaldırılsın” demiş..

Aklı sıra ironi yapıp, Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’nı hukuki hale getirmek istediğini açıklamış!

Murat Bey’in ironisine..

Biz de ironi ile cevap verelim..

AK Partili milletvekilleri de..

Bir kanun teklifi versinler..

Belediye başkanlığı seçimlerinde, belediye başkanı olmak için, en fazla oy alma şartını kaldırsınlar.. 

Üçüncü en fazla oy alanın belediye başkanı seçileceğini önersinler..

Başka türlü, bu arkadaşların belediye başkanlığı seçimlerinde ciddi il ve ilçeleri kazanmaları mümkün değil..

Böyle bir kanun değişikliği olursa..

Onlar da, belediye başkanlığı yapmış olurlar..

Yazık onlara da..

Birazcık da, onlar belediye başkanlığı yapsınlar..

Ne olur ki, yani!

•

Yine merkezi yönetimde de..

Ülke genelinde en fazla milletvekili çıkaran partinin değil..

İkinci en fazla milletvekiline sahip partinin hükümeti kurmasına yönelik kanun değişikliği teklifini, hemen TBMM Başkanlığı’na sunsunlar..

Aksi takdirde... 

Murat Bey’in partisi CHP’nin.. 

Sittin sene iktidara gelmesi mümkün değil..

Değil mi, Murat Bey!..

•

Murat Bey, Tayyip Erdoğan’ın diplomasına yönelik espriler yapıyor ama..

Kendisinde bir sorun var gibi geliyor bana.

Biyografisine baktım..

“Avukat” diyor..

“Hukukçu” diyor..

Ama ne Barolar Birliği kayıtlarında.

Ne de Ankara Barosu kayıtlarında.. İsmi geçmiyor..

Biz de onların yaptıkları gibi..

Oturduğumuz yerden suçlama yapmayalım..

Belki sonradan kaydını sildirmiş olabilir..

Ama öyle de olsa..

En azından kendi durumunu açıklayıp, sonra Tayyip Erdoğan’ın 35 yıllık diplomasına laf yetiştirmeye kalksa, daha iyi olmaz mıydı?

Üstelik..

Tayyip Erdoğan’ın bitirdiği işletme fakültesinin nice mezunları..

Ne belediye başkanlığında..

Ne merkezi yönetim yönetiminde..

Tayyip Bey’in gösterdiği başarının binde birini gösteremiyor..

Tayyip Bey ise..

1994’te aldı belediye başkanlığını..

Ondan bu yana..

Aradaki cezaevi dönemi hariç..

Ardından da 2002 seçimleri ile geldiği iktidara..

Kimseye nasip olmayan bir yüksek başarı ile..

14 yıldır, en zirvede işi götürüyor..

Rakiplerini ise..

“Diploması sahte” mavalları ile işletiyor, onlarla kafa buluyor!..

Peki, Erdoğan’ın diplomasının sahteliği iddiasına “mal bulmuş mağribi” gibi atlayan  ve bu “iş bilmezliği-cehaleti” ile de hukuk fakültesi mezunu olamayacağını ispatlayan Murat Bey.

Acaba kağıt üstünde de olsa, hukuk fakültesi mezunu mu?

Biyografisinde zaten, göz doktoru olduğu, hukuk fakültesini sonradan bitirdiği yazılı..

Böyle bir ayrıntıyı da görünce..

Daha da fazla meraklandım..

Şimdi önce kendisine.. Sonra da bitirdiğini iddia ettiği Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi yönetimine soralım..

Murat Emir Bey.. 2005-2009 arasında..

Gerçekten Hukuk Fakültesi’ne devam edip..

Mezun oldu mu?

Öyle ya..

Kendisinin verdiği biyografisinde..

O yıllarda..

Göz doktorluğu yaptığını söylüyor..

Hatta bir yandan da..

Yurtdışında yüksek lisans yaptığını belirtiyor..

Bir yandan göz doktorluğu.. Bir yandan özel hastane.. Bir yandan hukuk fakültesi. Bir yandan yurtdışında yüksek lisans..

Gerçek mi?

Yoksa, kendi yedikleri naneleri, Tayyip Bey’e mi yüklüyorlar..

Hani fıkrada anlatılır ya..

İki âmâ, yemek yiyorlarmış.

Biri diğerine, “Niye köfteleri çifter çifter götürüyorsun?” demiş.

Diğeri sormuş: “Niye iftira atıyorsun? Hem sen âmâ değil misin? Nerden çıkarıyorsun, benim çift çift yediğimi?”

İftirayı atan âmâ demiş ki: “Ben öyle yapıyorum da..”

Bunların işi de, o hesap..

Seçime giriyorlar..

Tayyip Erdoğan’ın bileğini bükemiyorlar..

Bin bir türlü yalan ve iftiraya sarılıyorlar..

Köşeye sıkışınca..

İşi pişkinliğe verip, “İroni yapıyoruz” diyerek..

Erdoğan’ın bileğini, bel altı vuruşlarla bükmeye çalışıyorlar..

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle