--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kaç Gauck, 1 Erdoğan eder?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Focus isminde bir dergi varmış. Almanya’da yayınlanıyormuş.

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı karşılaştırmış.

Ne açıdan? 

İki cumhurbaşkanının masrafları açısından..

Ve sonuçta da demişler ki, “Erdoğan’ın lüks istekleri gözönüne alındığında Türkiye’de Gauck gibi 24 tane Cumhurbaşkanı görev yapabilir.”

Hani “Bu Alamanlarda üç kuruşluk akıl yok” desem, yanlış olmaz.

Bir seferlik yapılan masraf ile, günlük yapılan masraflar birbiri ile karşılaştırılır mı?

Karşılaştırılmaz.

Ama, paralel tahrikçilerle işbirliği yapan Almanlar karşılaştırırlar..

Daha önemlisini söyleyeyim..

Bunların Cumhurbaşkanlarının ismini, daha önce sadece bir-iki defa duymuştum..

Benim cehaletim mi diye, Google amcaya sordum. Tırnak içine yazarak, “Joachim Gauck” araması yaptım..

“Yaklaşık 224.000 sonuç bulundu” dedi..

Tırnak içinde, “Tayyip Erdoğan” yazdım.. “Yaklaşık 2.560.0000 sonuç bulundu” dedi..

Aradaki farka baktım.. 11 misli..

“Tayyip” kelimesinin yanlışlıkla tek “y” ile yazılma ihtimalini dikkate alırsanız.. Tayyip Erdoğan lehine, fark biraz daha artar..

Şimdi söyleyin..

Almanya’nın Cumhurbaşkanı ile, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nı kıyaslamak mümkün mü?

İş yapmıyorsan. Masraf da olmaz. Senden bahsedilmez. 

İş yapıyorsan. Masraf da çıkar.. Senden de bahsedilir..

Tabii bahsedilen Tayyip Erdoğan’ın şahsı değil.. Türkiye Cumhuriyeti’nin, Başbakanı/Cumhurbaşkanı..

•

İnternet sitesi, “Daha fazlasını oku” başlığı ile bir eklenti vermiş.

Başlık şu: “1 Erdoğan tam tamına 24 Gauck yapıyor.”

Bu başlığı sevdim işte.. Ama yine de şüpheliyim.. Gerçekten, 24 Gauck, 1 Erdoğan eder mi? Bana sorarsanız, 50 Gauck da, 1 Erdoğan etmez!

•

Önceki günkü yazım üzerine, bazı okurlarımız sitem ediyor.. “İsrafa destek verdiğimiz”i iddia ediyorlar..

Maksadın daha iyi anlaşılması için..

Bir okurumla yaptığım mail söyleşisini, tashihlerine de dokunmadan aktarıyorum: 

Okurumuzun ilk maili şöyle idi: 

“SA Ali bey,

8 Kasım tarihinde Ak Saray’yı savunduğunuz yazınızı üzülerek okudum. CHP’nin milletin parasını alması ve Emin Çölaşan’ın Cavit Çağlar’ı eleştirmemesi Receb Tayyib Erdoğan’ın kendine 1000 odalı ev yaptırmasını haklı kılmaz. Bundan sonraki cumhurbaşkanlarının da Ak Saray’ı kullanabileceği ve Ak Saray’ın milletin malı olması da Receb Tayyib Erdoğan’a 1000 odalı bir Cuhmurbaşkanlığı Köşkü yaptırma hakkını vermez.

Ben, günde 5 vakit namazını kılan biri olarak, ne bu cumhurbaşkanının ne de bundan sonraki cumhurbaşkanlarının 1000 odalı bir köşkte yaşamalarını istemiyorum. Ak Saray israftır. Dinimiz sade bir hayatı emreder.

CHP ve Emin Çölaşan’ı bahane ederek bu israfı desteklediğiniz için hata ettiniz.

Cumhurbaşkanlarının 1000 odalı bir evde yaşamalarına nasıl razı olabiliyorsunuz? Selamlar”

Mailin altında, “Sent from my iPhone” yazılı idi. Okuyucumuz, mailini iPhone telefondan atmış.

Bilmeyenler için hatırlatayım, bu; en pahalı telefonlardan..

Ben de kendisine, şu maili attım:

“Keşke bu mailinizi, iphone’dan atmasaydınız.. İsraf açısından çok daha tutarlı bir mesaj vermiş olurdunuz.

Eleştirinizi saygı ile karşılardım Fakat siz iphone’dan mesaj atıp, “sade hayat”’tan bahsederseniz.. Kusura bakmayın.. İnandırıcı olamazsınız. selam ve dua ile”

Bu da okuyucumuzun ikinci maili: 

“SA Ali bey,

Mesajımı iphone dan attığım için dikkate almadığınızı yazmışsınız. 

Ben size Amerika’dan yazıyorum. 

İngilizce’de Türkçe’deki ş,ö,ç,ü gibi harfler yok. Normal bilgisayarda bu harfler yok ama iPhone da var. Onun için Türkçe mesajlarımı iphone dan gönderiyorum.  iPhone Amerika’da ucuz ve çok kullanılan bir telefon. Burada lüks kabul edilmiyor.  Ben size bir kardeşim olarak iyi niyetle bir düzeltme de bulunmak istemiştim. Sizin mesajımı almayı reddetip telefonumla ilgilenmenize üzüldüm. Telefonumun iphone olması mesajımın yanlış olduğu anlamına gelmez.”

Okurumuza cevabım şu oldu:

“Sadece bir bakış açısı sundum.. Bir suçlama yapmadım. Bazı ihtiyaçların, bazı kişiler için nasıl zorunlu olabileceğini, sizin ne iş yaptığınızı hiç bilmeden size aktardım. siz trilyoner birisi olabilirsiniz. Dolayısı ile, hele hele bir de yurtdışında oldouğunuz için çok da pahalı olmayan bir telefonu tabii ki özel durumlarınız szonucu kullanabilirsiniz.Aynı şeyi, Türkiye Cumhuriyeti’nin en tepe noktası için de düşünebilirsiniz. 

Dolayısı ile.. O bina içinde apılacak icraatlara bakalım. Bir tek lamba gereksiz yere yanıyorsa.. Sizinle sonuna kadar beraberim. tek bir musluk, gereksiz yere açık kalıyorsa. Fazla açılıyorsa. Haramdır. Ama lütfen. Bir seferlik hacamaları.. Hele hele “altından kapı kolu” Altın kaplamalı elektrik anahtarı gibi, gerçekten israf olan şeylere hep birlikte karşı çıkalım. Ama binadaki bu tür lüks harcamaların olduğunu göstermeden, oturduğumuz yerden..

Hele hele ABD’den. Burdaki ikiyüzlülerin verdikleri bilgiler ile, lütfen dindar insanları suçlamayalım. selam ve dua ile.”

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle