İşte Can Dündar ve solcu kafa budur!
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde..
Uluslararası Öğrenciler Kulübü’nün öncülüğünde..
Genç İnsan Hak ve Hürriyetleri Vakfı’nın da katkıları ile..
Bir sergi açılmış..
Hani bu işlerde, solcular hep öndedir ya.
“Öğrenci derneği” derler.
“Öğrenci kulübü” derler.
“Özgürlük” derler..
“Hürriyet” derler.
Üniversitenin içine, silahı, sopayı, döner bıçağını sokar.. Üniversite içinde insanları öldüresiye döver, cinayetler işlerler ya..
Dindar öğrenciler de..
Sopa ile, silah ile işleri olmadığı için..
Nepal’de mağdur Müslümanların durumlarını anlatan bir sergi açmışlar..
Solcu bir bacımız gelmiş, standın başına dikilmiş..
Sonradan anlıyoruz ki..
Can Dündar ve Erdem Gül’ün taraftarı imiş!
Aynı gruptan bir erkek öğrencinin, şu bağırışından anlıyoruz bunu: “Can Dündar içerde ise, sizin yüzünüzden içerde..”
Dönelim biz solcu bacıya..
Sesini hızla yükselterek, başörtülü öğrencilerin başında bulunduğu standın önünde şunları söylüyor:
“Üniversitede bu çalışma yapılmayacak. Üniversiteler bilimin özgürlüğün aydınlığın var olduğu yerlerdir.”
Yanlış okumuyorsunuz..
Aynen bunları söylüyor, solcu bacı..
Üniversitelerin “bilimin yuvası” olduğunu, “özgürlüğün yuvası” olduğunu söylüyor. Ama, başörtülü öğrencilerin o çalışmasına da, “izin vermeyecekleri”ni açık açık haykırıyor.
Ardından da, küçücük standın üzerinde tanıtım amaçlı bulunan dosya kağıdı ebadındaki çıktıları yırtarak saldırıyı başlatıyor..
“Bilim..”
“Özgürlük..”
“Hürriyet..”
Ve “İzin vermeme..”
Bu solak bacı, bunları nasıl bağdaştırıyor, bilemiyorum.
Bana sorarsanız..
Ben okullarda..
Lisede olsun, üniversitede olsun.
Tek şey öğretilmesini isterim: Mantık..
Mantığın olmadığı yerde, allame-i cihan olsanız ne yazar..
Böyle saçmalar, durursunuz işte..
Solcular için, çok görmemek lazım..
Bunların tamamının kafası budur işte..
Kendileri için, özgürlüğün kralına taliptirler.
Türkiye içindeki silahlı terör örgütünün bile propagandasını yaparlar. “Biz sadece düşüncemizi açıklıyoruz. Burası düşünce hürriyetinin olduğu, bir üniversite değil mi? Terör örgütünün savunuculuğu bile, düşünce hürriyeti kapsamındadır. Bunu öğreneceksiniz” derler..
Bu söylemleri ile, üniversite yönetimine bile meydan okurlar.
Ama kendileri ile benzer haklara sahip dindar öğrenciler..
Terör örgütleri ile hiçbir ilgisi olmayan bir etkinlik düzenleseler..
“Biz buna izin vermeyeceğiz” diyerek, saldırıyı başlatırlar..
“Özgürlükçü olmayı” da, elden bırakmadan..
(Not: Bu bayan, devam eden saldırgan sözlerinde, başörtülü öğrencileri DAEŞ sempatizanlığı ile suçladı ama. İki dakika sonrasında, İHH tarafından yapılan ve saldırılan o öğrencilerin de katıldığı basın açıklamasında, DAEŞ’in terör örgütü olduğu ve kendileri tarafından defalarca kınandığı belirtildi.. Ama bu solak bacı.. Eminim ki, PKK’ya “Terör örgütüdür” ifadesini kullanamaz. Aradaki farkı belirtip, bunların arkasındaki esas patronlara dönelim.)
•
Solak öğrenciler, standı dağıttılar..
Dindar öğrencilerden, saldırgan solcu öğrencilere tek bir saldırı gelmedi.
Meşru müdafaayı aştılar mı, aşmadılar mı diye tartışacağınız bir görüntü dahi oluşmadı..
Olgun bir şekilde, sözlü cevaplarını vermekle yetindiler..
Gelelim saldırganların patronlarına..
ABD ve Rus patronları bir başka fırsatta yazarız.
Bugün, medyadaki patronlarını yazalım..
Saldırganların kendi beyanları ile sabit ki, Can Dündar’ın cezaevine girmesine içerlemişler..
Onun için, medyadaki patronlarının bu habere nasıl yaklaştıklarına, Can Dündar’ın Cumhuriylet’ine bakarak başlayalım..
İnternet sitelerinde, akşam saatine kadar, tek satırla görmediler, bu haberi.
OdaTV de.. t24 de..
Oysa t24’ün patronu Doğan Akın’ı, CNN’deki açık oturumlarda bir izleyin..
Yağlarınız erir..
Öyle özgürlükçü, öyle demokrat görünür ki..
PKK’yı terör örgütü demeden önce..
Size iki ay konferans vermeye kalkar..
PKK için bile özgürlük isteyen bu kafaların..
Dindar öğrencilerin açtıkları standa ise..
Tahammülleri hiç yoktur..
Marjinal solhaber’in sitesini görünce..
Sol kafanın ne kadar ahlaksız olduğuna, bir defa daha şahit oldum.
solhaber’ciler, Cumhuriyet, odatv, t24 gibi uyanık patronların “görmezden gelme” taktiğini hayata geçirememişler..
Haberi görmüşler..
Ama şöyle:
“Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde, gericilerin polis ve ülkücülerle işbirliği sonucu 12 üniversiteli gözaltına alındı.”
Ne diyelim şimdi?
“Türkiye’de sol çizgi, sittin sene geçse, iktidara gelemez..
Gecekondulardan bile oy alamaz..”
Siz söyleyin, yanlış mı?
Tamamen insani amaçla, mazlum insanların dramını anlatan bir sergiye gelip saldırıyorlar.
Sonra gözaltına alınınca da..
“Gericilerin, polis ve ülkücülerle işbirliği sonucu” oluyor!
Yuh sizin hepinize!







