İş Bankası CHP’ye, CHP de o kuruma parayı nasıl gönderdi?
Fuat Avni yazışmalarındaki, İş Bankası ile ilgili ifadeler arada kaynayıp gitti.
Orda bir para transferinden bahsediliyordu..
Önce işin geçmişini aktarayım..
Mustafa Kemal’in vasiyeti gereği, İş Bankası’ndaki % 28.1’lik hissenin yönetim hakkı CHP’ye, geliri ise Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na bırakılmıştı.
1980 darbesi ile, o iki kurum ve CHP kapatıldı.
Gelir hazineye bırakılıyordu.
Sonradan CHP açıldı...
CHP, İş bankasındaki hisseleri tekrar sahiplendi.
1982 anayasası ile, Dil Kurumu ve Tarih Kurumu yerine açılan kurum, Mustafa Kemal’in vasiyetini yerine getirmek üzere..
İş Bankası’ndan geliri isteyince..
CHP vermek istemedi.. Mahkemelik oldular.
CHP, uzun yıllar, o parayı ödemedi.
Davayı kaybetti..
Toplu olarak ödemek zorunda kaldı.
Yeni yıllar için ise, hissenin gelir payı, yine CHP üzerinden ödeniyor..
“Ödeniyor” diyoruz ama.
Biz öyle biliyoruz.
Ödeyen de.. Ödenen de.. Aracı da, bu konuda oldukça ketum.
Sanki babalarının malını gizliyorlar.
Sanki “Parayı biz kazandık, hesabını size niye verelim ki?” diyorlar..
Defalarca haber yaptık..
“CHP bu paraları, hangi tarihte, ne miktar olarak ilgili kuruma vermiştir. Vermemiş ise, ne zaman verecektir” diye sorduk..
Düzgün bir cevap alamadık.
•
İşte böylesi flu bir ortamda, Fuat Avni yazışmalarında ilginç bir bilgi ortaya çıkıyor..
Para, CHP’ye bedavadan geliyor ya..
Zaten vasiyet gereği diğer kuruma ödemesi gerekiyor ya..
Bu arada parayı işletme üzerine, bazı kurnazlıklar yapılmış olmalı.
İş Bankası’ndan CHP’ye gelen para..
İlgili kuruma gönderilmeden önce..
Birazcık işletiliyor.
İşletme olayını da, anlaşılan Gülen grubu üstlenmiş..
Paraları alıyorlar.
“Parayı işletme” adı altında, istedikleri gibi tasarrufta bulunuyorlar.. “Masraflar yaptık” diyerek, (hükümeti devirme işlemleri için yapılan masraflar.. Mesela Zekeriya Öz’e gönderilen para, TİB’deki Nihat Şen’e yapılan ödeme) bir miktar da eksiği ile geri ödeniyor.
İddia bu..
Fuat Avni ile CHP’liler arasındaki bu yazışma üzerine, yalanlama yapmayan kalmadı.
İş Bankası’ndan tutun, Fetullah Gülen’e kadar.
Oysa iş çok basit.. Konu belli.
İş Bankası’ndaki, CHP’ye vasiyet edilen.. Ancak Dil Kurumu ve Tarih Kurumu’na verilmesi gereken gelir payı, ne zaman, kim tarafından, kime ödenmiştir?
Buyrunuz, muhataplardan soralım.
İş Bankası’ndan başlayalım..
Buyrun açıklayın..
2010 yılından başlamak üzere..
Son dört yılın gelir payları, hangi tarihte, kime, ne miktar olarak ödenmiştir?
Devlet sırrı mı bu?
Eğer direkt muhataplara ödeme yapılmamış ise..
Arada ödeme yapılan tüzel veya gerçek kişi kimdir?
•
Eğer arada bir tüzel veya gerçek kişi var ise..
Mesela o CHP ise..
Bu sefer ona soralım.
Aldığınız parayı, hangi tarihte, hangi belge ile, kime ödediniz?
Hepsini siz direkt mi ödediniz?
Yoksa bazı miktarlar için, üçüncü şahıslar tarafından ödeme yapıldı mı?
Mahsuplaşma yapıldı mı?
(Fuat Avni yazışmalarında, bir miktar ödemenin, CHP adına, ilgili kuruma yapılacağı belirtiliyordu.)
Bunlar açıklandığında..
Fuat Avni yazışmalarının da, tamamen işkembeden sallama bilgiler mi?
Yoksa gerçek bilgiler mi olduğu ortaya çıkacak.
Umut Oran’ın, “Kabus görüyor gibiyim” demesine de hiç gerek kalmayacak.
Kimbilir beki de, gerçekten işte o zaman, kabusun kendisini bizzat görecek..
•
Tam bu noktada..
İş Bankası ile ilgili, dün Anayasa Mahkemesi’nin bir kararı, Resmi Gazete’de yayınlandı..
İş Bankası, munzam sandıklara yaptığı bazı ödemeler için, gelir vergisine tabi olmadığı düşüncesi ile, kesinti yapmamış.
Müfettişler durumu tespit edince..
Cezalar kesilmiş..
Vergi mahkemesinde dava açılmış. Davalar reddedilmiş.
Son çare, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel müracaatta bulunulmuş.
Anayasa Mahkemesi de, davayı kabul etmiş, “İş Bankası haklı” demiş.
Şimdi şeytan (şeytanlıkları en iyi şeytanlar bilir ya), şunu sordurtuyor bana: “Karşılaştığımız birçok olayda olduğu gibi.. Gülen grubu, diğer holdinglerde yaptığı gibi.. İş Bankası üzerinde de bir çalışma yapmış mıydı? Bu kapsamda, cezalar kesilmiş miydi? Gruba bağlı hakimler, açılan davaları reddetmiş miydi? Başka bir sürü dosyada, bu bankaya benzer cezalar kesilmiş miydi.. Banka, Gülen grubu ile başetmenin zor olduğunu anlayıp, anlaşmış mıydı? Gülen grubunun istedikleri kendilerine verilmiş miydi? O arada devlete ödenmek zorunda kalınan bu vergi de.. Bireysel başvuru ile geri alınmak üzere.. Yüksek mahkemeye bırakılmış mıydı?
Son karar da, bu sayede mi alınmıştı?”
Birazcık bekleyelim.. Kokusu mutlaka gelecektir.. (İş Bankası’nın avukatı değilim.. Kesilen cezalara hiçbir itirazım yok.. Ama cezayı kesen ile, ceza kesilen birlikte hareket ediyorsa.. Birbirlerini ölümüne savunuyorlarsa... Konuyu sorgulamak da, benim vazifem!)







