--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Haşim beye soralım: “İki sayısı, dört sayısından nasıl büyük olur?”

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
46

Haşim beye soralım: “İki sayısı, dört sayısından nasıl büyük olur?”

ALİ KARAHASANOĞLU

“Anayasa Mahkemesi üyeliği, illa hukukçulara hasredilsin” diye bir derdim yok..

Bunu söyleyenlere de itiraz etmişimdir..

Ama kötü örnekler, bana da “acaba” dedirtiyor.

Hukukun en temel kurallarını bilmeyenler, bilemeyenler.

Anayasa Mahkemesi’ne üye seçilmekle, hukukçu olduklarını zannederlerse, yanılırlar..

Niçin ağır ifadeler kullanıyorum.

Belki bazılarınız tarafından, “üstenci dil” suçlamasına muhatap olacağımı bile bile, böyle değerlendirme yapıyorum. Çünkü, yıllarca Anayasa Mahkemesi’nde üyelik, sonrasında başkanlık yapmış, kendisine de saygı duyduğumuz bir kişi..


Belki hased sebebi ile.

Belki bana gereken ilgi gösterilmedi düşüncesi ile.

Bilemiyorum, öyle ise, çok vahim; cehaletinden dolayı..

“Mutlak butlan” kararını, şöyle değerlendiriyor..

“Parti; keşke kapatılsaydı daha iyi olurdu. Kapatılma kararından çok daha ağır bir kararla karşı karşıya kaldık.” Bu sözleri sarfeden kişi, Refah Partisi kapatılırken “Hayır” oyu veren bir isim..

Fazilet Partisi kapatılırken, “hayır” oyunu vermekten çekinmeyen bir isim..

Hatta AK Parti kapatılmak istendiğinde bile, “Hayır” diyen bir isim..

Ve her üç kapatma davasında da, kimisinde tek başına kalmış, kimisinde yanında bir kişi olmuş, kimisinde bir elin parmak sayısını geçmeyecek kişi ile yalnızlaştırılmış bir Anayasa Mahkemesi üyesi..

Hukuk fakültelerinden birisinden değil (Tekrar belirtiyorum.. Kimseyi ezmek, küçük görme niyetinde değilim. buna hakkım da yok. Ama hiç kimse de, yaptığı yolsuzlukları ‘bir şeycik olmaz, parayı bastırır, hallederiz’ diyerek örtmeye çalışan, bunun için de medyayı satın alanlara şirinlik yapmak için, aklımızla alay eden yorumlarda bulunmaya kalkışmasın.), Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinden mezun olan.

Denetçi, başdenetçi unvanlarını aldıktan sonra 1985 yılında Sayıştay üyeliğine, beş yıl sonra da Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilen Haşim Kılıç’tan bahsediyorum..


Bir partiyi kapatmanın, o partinin genel başkanının seçildiği kurultayı iptalden daha az zararlı bir karar olduğunu söylemek için, matematikten örnek vereyim.. ‘İki sayısı, dört sayısından büyüktür’ demek lazım..

Bir partinin kurultayını iptal ederseniz.. Kurallara uygun şekilde tekrar kurultay yapar, yolunuza devam edersiniz. 

Ne il, ne ilçe, ne belde teşkilatlarının tabelaları, ne defterleri, ne tarihi, hiçbir şeyi zarar görmez..

Yönetcilireni de bir şeycik olmaz. Yürüyen bir yargılamada, mahkumiyet kararı almadı iseler, yeniden partinin yönetimline seçilebilir, istemiyorlarsa, başka parti kurabilir, istedikleri şekilde siyasete devam edebilirler.

Ama parti kapatılırsa,

Partinin kapatılmasına sebep olan kişiler 5 yıl süre ile siyaset yapamazlar..

Erbakan Hoca’ya Refah Partisi’nde yapılan budur..

Fazilet Partisi’nde Rıza Ulucak’a, Merve Kavakçı’ya, Bekir Sobacı’ya yapılan budur.

AK Parti’de Tayyip Erdoğan’a ve birçok arkadaşına yapılmak istenen budur..

Mutlak butlan kararında ise, kurultay iptal oluyor. Yetkili delegelerle toplantı yapılıp, tekrar yönetimi belirleyebiliyorsunuz. kimseye siyaset yasağı verilmiyor..

Bu kadar basit bir kıyaslamayı bile yapamayanların mahkeme üyelikleri, hatta mahkeme başkanlıkları gerçekten insanı hayrete düşürüyor.

İyi niyetimle, “Belki sadece abartmak istiyor.. Yoksa, mutlak butlan ile partinin kapatılmasının, kıyası bile mümkün değil. Nerde kaldı, butlan daha ağı olsun” diyeceğim de..

Karşımızda basit bir abartma, olaya dikkat çekmek için aşırı bir değerlendirme yapma olmadığı, devamındaki cümlelerden anlaşılıyor:


“Şaşkınım bu konuda. Bir anayasal kurum olan Yüksek Seçim Kurulu’nun kendi görevine sahip çıkamaması beni üzdü. Bu konu Anayasa’nın 79. maddesine göre; seçimlerin başlamasından bitimine kadar olan süre içinde olan bütün olayların çözüm yeri YSK’dır. YSK’nın kararlarına karşı hiçbir merciye başvurulamaz. Bunun sebebi kamu düzeninden olduğundan dolayı. Kamu düzenini o kadar etkiliyor ki YSK kararlarına karşı başka meciye başvurulamıyor.” Hani burada kesip, diyeceğim ki, “Haşim bey, sen bile, “seçimlerin başlamasından’ diyerek, işin çıkış noktasını hatırlatıyorsun. Seçim başlamadan, yani kurultay toplanmadan iki gün önce, bir gün önce, pavyonda delege satın alınması, nasıl olur da, ‘seçim başladıktan sonra’ kavramının içine eklemleyebilirsin?”

Bilmiyorsanız, oturur okursunuz..

Biraz Yargıtay kararlarını karıştırırsınız.

Biraz Yüksek Seçim Kurulu kararlarını karıştırırsınız..

Neye bakmışlar, neye bakmamışlar, aralarında hangi görev ayrışması vardır, öğrenmeye çalışırsınız..

Sonra konuşursunuz, belki yine bir eleştirilecek yön bulursunuz..

Ama bu kadar basit, bu kadar yalın, bu kadar saçma bir iddiada bulunmamış olurdunuz..

Devam ediyor, hukukçu olmadığı halde, bu ülkede hakimlik yapan, şimdi ise YSK kararının gerekçelerinde tespitlerin hiçbirisine cevap vermeden, binlerce yıl hapis cezası istemi ile yargılanan yolsuzluk tutuklusu Ekrem İmamoğlu’na şirinlik yapmak için, tüm itibarını sıfırlayan Haşim kılıç:

“Ama bir Asliye Hukuk Hakimliğine yapılan müracaat yapıldı. Bir parti; keşke kapatılsaydı daha iyi olurdu. Kapatılma kararından çok daha ağır bir kararla karşı karşıya kaldık. Tabii bu Türk demokrasisi adına çok üzücü bir gelişme. Bundan sonra hiçbir parti güven içinde faaliyetlerini sürdüremeyecek.”


Ne demek bu?

“Hiçbir parti, pavyonda artık delege satın alıp yönetimi değiştiremeyecek.

Hiçbir parti artık, belediye iştiraklerinden avantajlı imkanlar sunulan delegeler sayesinde iradeleri sakatlanmayacak. Parası olan, partilerin yönetimini ele geçiremeyecek. Bundan sonra para sahipleri partileri alamayacak” demek değilse, nedir bu cümlenin anlamı?

Sizin istediğiniz bu mudur?

Pavyonlarda delege satın alınmasını mı istiyorsunuz?

Haşim bey, “İnsafsızlık etmeyin. benim böyle bir şeyi savunmayacağımı bilirsiniz” diyecek.

O zaman tartışmaya hiç girmeden, basit bir soru yöneltiyorum..

Benim şahsi kanaatim, Ekrem İmamoğlu ve avanesi delege satın almıştır, mutlak butlan kararı da yüzde yüz doğrudur..

Ama Haşim bey, somut olayda yeterli delil olmadığını düşünebilir.

Ekrem İmamoğlu’na selam çakma isteyebilir.

Erdoğan bana yeterince saygı göstermedi, ben de onun suyunu bulandırmaya çalışıyorum diyebilir..


Bunların hepsini “doğrudur, değildir” tartışırız..

Ama lütfen, Haşim bey bize cevap versin. Cümlemi de kimse çarpıtmasın, “Delege satın almanın doğru olmadığını sen de söylüyorsun” demeye, kimse kalkmasın..

Tartışmamak için, ihtilafı kısa yoldan çözmek için Haşim beye soruyorum:

“Delegelerin pavyonda satın alındığı, kameralar eşliğinde size gösterilse, şu an belirtilen miktarların çok daha üstünde paralarla bu iş yapılmış olduğu havale dekontları ile ispatlanmış olsa. Siz yine ‘YSK yetkilidir, Asliye Hukuk Mahkemesi yetkili değildir’ diyebilecek siniz? YSK yetkili dediğinizde.. YSK’nın kanundaki kısa sürelerde bu kararı vermesi gerektiği, 3 yıl sonra ortaya çıkan delege satın alınmasının ortaya çıkmasında itiraz süresinin dolduğu söylendiğinde verebileceğiniz bir cevap var mıdır?”

Oysa YSK ne güzel cevap verdi: “Seçim hukuku dışında, Medeni Kanun çerçevesinde genel mahkemeler her zaman yetkilidir. Uygulayacağı kurallar farklıdır.”

Anladınız mı Haşim bey?

Yorumlar

(46)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

NURAN DEVRES

9 Haziran 2026 21:04

Şu an Akit TV yi izlerken kanalın muhabirine densiz bir serserinin çok çirkin bir hareket yaptığını gördüm. Şiddetle kınıyorum.

bir

9 Haziran 2026 20:02

akit ailesine geçmiş olsun kahrolsun lgbtci özgür özel

Mustafa

9 Haziran 2026 19:13

Et yiyen parazit Siyonizm dir. Fabrika eti yiyeceksiniz sanal et yapay et yiyeceksiniz. DSÖ dünyanın sağlığı ile oynama örgütü

Ali

9 Haziran 2026 17:36

Hasim, Ekremin cum. adayi olamayacagini anladi, "istemem yan cebime koy" demek istiyor, kimbilir, belki de talih kusu ona konar...

YORUM

9 Haziran 2026 15:56

Selamlar. Ah bu koltuk sevdası. Ah bu şöhret olma sevdası. Ah bu sadece ve hep ben bilirim ve benim dediğim olmalı sevdası. Şu sevdası bu sevdası. İnsanın sürüklendiği yer, kibir ve gurur. Allah'ın hiç sevmediği şeytanın en sevdiği kibirlilik. Doğrunun Hakk'ın ne olduğunu bildiği halde doğruyu ve hâkkı söylememek. Küçük bir dünya menfaati için Hakk'ın yanında durana düşman kesilmek. Durum maalesef bu. Rabbim bizleri istikametten Haktan yana olan kullarından olmayı nasip etsin inşallah.

Vatansever

9 Haziran 2026 14:34

Allah razı olsun kardeşim. Yine onikiden vurmuşsun. O ayıp etmiş. Sözlerinde ifade bulan düşünceler ona yakışmamış. Ancak, benim bile (sizin izahlarinızdan sonra) rahatlıkla anlatabildiğim bir hukuki konuyu, paçavraya çevirmiş, kendini küçük düşürmüş. Ne diyeyim, cevabını da sizden bir güzel almış. Hamdolsun..

Ali Yalçın

9 Haziran 2026 13:59

Kalemine sağlık sevgili adaşım.

145319

9 Haziran 2026 13:52

söz konusu hasım kılıç ise iki dörtten büyük oluyor demekki

Asım,ın nesli

9 Haziran 2026 12:47

Haşim bey eski anayasa mahkemesi başkanlığından, konu mankenliğine terfi etmiş demek ki, bir de zühdü vardı, o ne zaman topa girecek büyük bir merakla bekliyoruz,

Erhan

9 Haziran 2026 12:46

Haşim kılıc ı eleştirmekten haklısın Ama gerçekten üstenci bir dil kullanmışsın. ne demek "kimseyi ezmek, küçük düşürmek niyetinde değilim " lafları. nasıl ezecekmişsin. Ona bakarsan onca ,hukukçu, hukuk prof ları var. Peki hepiniz aynı doğrultuda mısınız, .olaylara yaklaşımınız aynı mı ? hukukçular dışınızda kimse meseleleri doğru yorumlayamaz mı

Adanalı

9 Haziran 2026 16:05

2019 YILINDA İBB'NİN PARTİ TOPLANTISINDA ALDIĞI VE EKŞİ SÖZLÜKTE YAYINLANAN KARARLAR 'EKŞİ'DE İSTANBUL İTİRAFLARI' BAŞLIKLI YAZIYA KONU OLDU.ALINAN BU KARARLARI BİRE BİR UYGULADILAR.BU ZİHNİYETİN HUKUKLA UZAKTAN YAKINDAN BİR ALAKASININ OLMADIĞINI HATTA HUKUKU BUNLARA SÜRTSEN BULAŞMAYACAĞINI HERKES BİLİR.AÇIK OY GİZLİ SAYIM EKOLÜNDEN GELDİKLERİNDEN,ALIŞKANLIKLARI GEREĞİ DELEGE SATIN ALARAK YAPTIKLARINI GÜRÜLTÜ ÇIKARTARAK ALGIYLA SONUÇ ALMAYA ÇALIŞIRLAR.

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle