--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hangisi az tehlikeli PKK mı DAEŞ mi?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Alay ediyorlar: “Hani IŞİD (DAEŞ), PYD’den daha az tehlikeliydi” diye..

Kimsenin DAEŞ’e sahip çıktığı yok ama..

Kendileri PYD’ye, PKK’ya sahip çıkıyorlar..

DAEŞ, 32 insanımızın ölümüne sebep oldu..

Kınadık..

Ama “ölüm”leri.. Ölenler kendilerinden değil ise.. Kınayamayan ahlaksızlar var!

Öldürenler kendi cenahlarından ise..

Öldürüleni ağzına bile almayan sahtekarlar var..

Hiç lafı uzatmaya gerek yok..

Suruç patlamasının hemen ardından..

3.5 saat sonrasında, Adıyaman’da bir askerimiz şehit oldu..

HDP eşbaşkanından bir açıklama duyduk mu?

“Öldürenler alçaktır” dediklerine şahit olduk mu.

Bir eşbaşkanı unuttu ise..

Diğer eşbaşkanı söyledi mi?

Hayır..

Bahsini bile açmıyorlar..

Dün, iki polisimiz evlerinde ölü bulundu..

Kimin yaptığı araştırılıyor..

Ama..

HDP’nin hoşgördükleri, DAEŞ’den az tehlikeli kabul ettikleri PKK’nın kollarından birisi, alçakça açıklama yaptı: “Cezalandırdık” diye..

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş kınamadı..

Eşbaşkan Figen Yüksekdağ kınamadı..

Ne askerin, polisin öldürülmeleri kınandı..

Ne de sanki iyi bir iş yapmışlar gibi, “Biz yaptık” şeklindeki açıklama kınandı..

Bu sessizliğin anlamı ne? 

Bunun anlamı şu:

“PKK, DAEŞ’ten az tehlikeli!”

Hatta, “PKK tehlikesiz.. DAEŞ tehlikeli!”

Niye?

Çünkü DAEŞ, PKK’lıları.. PKK’lılara destek verenleri öldürüyor.

PKK ise, Türk askerini, Türk polisini öldürüyor!

Bu kumpasta, söyler misiniz..

Askerin şehit edilmesine..

Polisin vurulmasına sessiz kalıp..

Suruç üzerinden, askeri ve polisi suçlayan..

HDP’lilerinden tutun..

Doğan medyasına kadar..

Askerin-polisin öldürülmesini kınayamayanları, normal gibi görenleri ekranlarına çıkartanlara kadar..

Gazete sayfalarında boy boy açıklamalarını koyanlara kadar..

Hepsi, hain değil midir?

•

32 insanı öldürene kimse sormuyor: “Vicdansızlık değil mi, bu insanların kanına girmek?”

Akla ziyan bir soru, çünkü bu!

Terör örgütünün işi bu: kan akıtmak!..

Ortalığa korku salmak..

Ama..

Adıyaman’da Müsellim Çavuş’un..

Şanlıurfa’da iki polisin kanına girenlere niye sorulmuyor?

“Yazık değil mi bu canların kanına girmek?”

“O da akla ziyan soru” diyeceksiniz..

“Çünkü, biri DAEŞ terör örgütü.. Diğeri de PKK terör örgütü!”

Siz öyle diyeceksiniz ama..

Bakın HDP’lilere..

Bakın, Selo’yu pazarlayanlara..

Bakın, paralele konumlanıp, “Oyumu HDP’ye vereceğim” diyen ahlaksızlara..

“Suruç’taki olayı hangi şiddette kınıyorsak.. Adıyaman’daki olayı da aynı şiddette kınıyoruz” diyemiyorlar!

•

Ama bunlar, “hümanist” oluyor..

“Barışsever” oluyorlar.

“Kan akmasının önlenmesini isteyen siyasetçiler” oluyorlar..

“Saz çalarak”, kendilerini halktan saydırıyorlar.

Oysa, bunların hepsi sahtekar..

Bunların hepsi, kandan rant devşirenler..

18 bin faili meçhulün sırtından, kendilerine milletvekilliği devşirdiler..

Dindar Kürt halkından, ateist milletvekilleri çıkarttılar..

Müslüman Türk çocuklarını, sosyalist yapıp, lezbiyen yapıp, homoseksüel yapıp.. 

Bir başka terör örgütüne öldürtmek için, Kobani’ye götürmeye kalkıştılar..

Düşünebiliyor musunuz..

300 saf genç, Kobani’ye gidecekmiş..

Arka planda HDP..

Ama sorumluluğu da almamak için, ön planda ESP!

Bombaların patladığı. 

Bir bomba ile 146 insanın birden öldüğü..

Sivillerin artık yaşayamadığı Kobani’ye, çocuk parkı yapmaya gidiyorlarmış!

“Çocuk parkı” yapmaya mı?

Kanları üzerinden, rant devşirilmeye mi?

Aklı başında birisi cevap versin:

Daha iki hafta önce.. Güney sınırımızın hemen ötesinde.. Çıplak gözle görebildiğimiz mesafede.. DAEŞ’in hendekler kazdığı, mayınlar döşediği, görüntüleri ile izlettirilmedi mi?

Siz böylesi bir alana, hangi akla hizmetle, 300 genci götürüyorsunuz?

O 300 gencin başına gelebileceklerin hepsinin sorumlusu, aslında siz değil misiniz?

Yoksa?..

“Adıyaman’da şehit edilen askerden bize ne?

Şanlıurfa’da öldürülen polislerden bize ne?

300 sosyalist gençten bize ne?

Biz rahatımıza bakarız.

Biz milletvekilliğimize bakarız.

Biz, sonraki seçimde de, milletvekilliğimizi garanti edecek siyasi rantımıza bakarız..”

Mı diyorsunuz!

Dediğinizden eminim de..

Laf olsun diye, soruyorum işte!

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle