Gülen için azıcık ümidim vardı, o da kayboldu!
Köşemi iktibaslarla doldurmak istemem..
Ama bugün beni mazur görün.
Azıcık ümidim vardı..
Bazı yanlışlıklar olmuştur, ama inşaallah zamanla düzelir diye düşünmüşümdür..
Ama dün Fetullah Gülen’in Alman gazetesine verdiği röportajdaki cevapları görünce, bütün ümidim bitti..
Çok açık bir ikiyüzlülük.. Çok açık yalancılık.. Çok açık “Hıristiyana şirin görünme, Müslümanı tahkir” tavrını görünce, “Allah affetsin” dedim..
Haksız mıyım, buyrun birlikte okuyalım..
Röportajdan önce, Fetullah Gülen’in aynı konuda 11 Temmuz 2007’de yazdığı “İnsanların Amerika’ya Geçmesi Nasıl Olmuştur?” başlıklı yazıdan, ilgili bölümü aktaralım.
Bir çarpıtma yaptığım iddia edilmesin diye, internetten o yazıyı okumak isteyenler için linkini de vereyim: http://fgulen.com/tr/turkce/11-eserleri/asrin-getirdigi-tereddutler/534-fethullah-gulen-insanlarin-amerikaya-gecmesi-nasil-olmustur
Fetullah Gülen’in yazısının son paragraflarından birisini aynen aktarıyorum:
“Son olarak şunu da söyleyebiliriz. Eğer dünya karalarını bugünkü durumuyla kabul edecek olursak bu yine zor olmayacaktır. Çünkü, Bering Boğazı bazen buzlarla kaplandığında, bugün dahi Rusya’dan Amerika’ya geçmek mümkündür. Hem, böyle bir mesafe en iptidaî sallarla bile geçilebilir. Nitekim, modern gemilerin olmadığı bir devrede, Kristof Kolomb’dan evvel Müslüman seyyahların, hem atlarını da beraberlerinde yükledikleri gemilerle Amerika’ya geçip orayı keşfettikleri, bugünün araştırmacılarının büyük bir çoğunlukla kabul ettikleri açık bir gerçektir. Demek oluyor ki Amerika’ya gidip bugünkü nesle menşe olan insanların oraya geçmesi için harikulâde bir hâdiseye gerek yoktur. Olan olduğuyla gayet makuldür...”
Geçtiğimiz günlerde, bu alıntı Akit’te kısmen haberleştirilmişti..
Şimdi kaynağı ile birlikte aktardım.
Ve hemen akabinde de, Fetullah Gülen’in dün yayınlanan Alman gazetesi Süddeutsche Zeitung’a verdiği röportajdaki sözlerini aktarayım:
“SORU: Erdoğan, Kristof Kolomb’dan önce Müslümanların Amerika’yı keşfettiklerini söylüyor. Bu sözler bir çok Amerikalının gülmesine sebep oldu. Siz ne düşünüyorsunuz bu yorum hakkında?
- Haddizatında neyin ne zaman keşfedildiği bilim insanlarının görevidir. ‘Bu Einstein da kim?’ veya ‘Edison’un ne marifeti olacakmış?’ diyen insanlar var. Güya biz Müslümanlar beşinci yüzyılda bunların hepsini biliyormuşuz. Şunu veya bunu sırf Müslümanlar başarmış olabilir demek doğru değildir..”
Ordan burdan değil, samanyoluhaber.com’dan aldım, röportaj metnini.. Linkini de vereyim, yanlış anlaşılmasın: http://www.samanyoluhaber.com/gundem/Hocaefendi-Alman-Suddeutsche-Zeitunga-roportaj-verdi/1068618/
Yorum yapmaya gerek var mı?
Hıristiyana, Almana nasıl şirinlik yapıldığını uzun uzun anlatmama gerek var mı?
“Nerden bilecek bu Alaman, benim daha önce Kolomb ile ilgili yazdıklarımı” diyerek, Hıristiyana, Avrupa’ya şirinlik uğruna, 2007’de kendi yazdıklarını bile inkar edici sözler sarfeden bu kişi için uzun uzun değerlendirme yapmaya gerek var mı?
Bence yok..
•
Konu aslında sadece Kolomb değil..
“İslam ve ilim” eksenindeki yıllardır tartışılan konulardaki, Fetullah Gülen’in söyledikleri de, röportajda Alaman’a yapılacak şirinlik uğruna, bir çırpıda inkar ediliyor..
“Düne kadar Fetullah Gülen iyiydi.. Ne oldu da şimdi kötü oldu” deniliyor ya..
İşte ispatı..
Bakın 23.01.2011’de Gülen için hüsnü zan beslememizi gerektiren sözler ne imiş (http://tr.fgulen.com/content/view/18849/26/):
“Bilginin kaynağı Cenâb-ı Hakk’ın âsârıdır; bilgi O’nun eserlerinde aranmalıdır. O âsârın kavl-i şârihi (manalarını açıklayıp tefsir ve tarif edicisi) Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Sahîha’dır. (00:55)
İlk Müslümanlar ilim ufku, hakikat tutkusu ve araştırma aşkıyla varlık ve eşyayı didik didik etmiş, çağlar boyu birer kaynak olarak herkesin başvuracağı çok önemli tespitlerde bulunmuş, uğradıkları her yeri kendi engin zevklerine göre yeniden şekillendirmiş ve tıpkı Cennetlerin koridorları hâline getirmişlerdi. Fakat, maalesef, hicri beşinci asırdan günümüze doğru gelinirken o aşk u iştiyak yavaş yavaş söndü. O beyin fırtınaları tamamen dindi, her şey tersine döndü..”
İşte görüyorsunuz..
Bizim iyi niyetler beslediğimiz günlerde Gülen ne diyormuş.
Şimdi ne diyor?
Dün tüm bilginin kanağının Kur’an ve sünnet olduğunu söyleyen Gülen..
Şimdi Müslümanlarla dalgasını geçiyor: “Güya biz Müslümanlar beşinci yüzyılda bunların hepsini biliyormuşuz.”
Böylece..
Bütün ihanetlere rağmen, Gülen’e yönelik olarak, benim içimde yine de azıcık da olsa kalan ümidim, bu röportajla birlikte kül olup uçmuştur..
Karşımızda hüsn-ü zan beslememizi gerektiren bir kişi değil, Müslümanlarla alay eden bir kimlik vardır..
Müslümanları tahkir eden..
Hıristiyanlardan medet umarak, düne kadar yazdıklarını, söylediklerini inkar eden bir karakter vardır..
Allah herkesi, şirinlik yapmak istedikleri ile haşretsin..
Amin.
Amin.
Amin.







