--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Gemiyi işgal de gösteri mi oldu?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

“Nasıl bir hukuk?” tartışmasında, hukukçular yaygın olarak şu söylemi savunurlar: “En iyi kanun; kötü bir uygulayıcının elinde adaletsiz sonuçlar verebileceği gibi.. En kötü kanun da iyi bir uygulayıcının elinde adil sonuçlar verebilir.”

Bu tespit, gerçekten doğrudur.

Onun için de..

Son gösteriler gerekçe gösterilerek, kanun değişikliği yapılması için atılan adımları, gereksiz görüyorum..

•

“At, sahibine göre kişner” diye bir atasözümüz vardır.

Bir kanun, bir uygulayıcının elinde şüphelilerin kahraman olmasını sağlayabilir.

Aynı kanun, bir başka uygulayıcının elinde, şüphelileri, destekçileri ile birlikte zindana tıkabilir..

Konuyu nereye getireceğim.

Kobani ekseninde sokaklarda yapılan yasadışı gösterilere..

Bu bağlamda, Kadıköy’de şehir içi ulaşım hizmeti veren bir geminin bazı vandallar tarafından işgal edilmesi, pankart asılması ve sonrasında savcının tutuklama istemine rağmen, salıverilmesine getireceğim..

Bakınız, savcı fiili işleyen 10 kişi için tutuklama istiyor..

Hakim, salıveriyor..

Gemiyi işgal eden 10 kişinin tamamını birden..

Savcı da kanunu biliyor.

Hakim de..

Biri “Tutuklansın” diyor.

Diğeri “Salıverilsin” diyor..

•

İşte bu ve benzeri örneklerden hareketle, hükümet de “Kanunları değiştirelim” diyor.

Kanun değiştirmek çözüm mü?

Bence değil.

Önce, mevcut kanunu uygulatmak gerekir..

Mevcut kanun uygulandığı halde, hukukdışılıklar önlenemiyorsa, işte o zaman kanun değişikliğini gündeme getirmek gerekir.

Somut örnek üzerinden gidelim..

Gemiyi işgal örneğinde, kanun hakkıyla uygulandı mı?

Bence uygulanmadı..

Olayın, toplantı ve gösteri yürüyüşü ile uzakta yakından bir ilgisi yok..

Ama, ne hikmetse, ihlal edilen kanun maddeleri arasında, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkındaki Kanun’u ihlal” de gösterilmiş.

Evet, “Ulaşım Araçlarına Karşı suçlar” başlığı altında düzenlenen, deniz ulaşım aracına yönelik engellemede bulunma suçundan da tutuklama istenilmiş ama.

Kafa karıştırmaya hiç gerek yok.

“Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu’na aykırılık” diyerek, sanki o vandallar, bir demokratik hakkı kullanıyormuş da, aşırıya kaçmışlar.. Veya demokratik gösteri yaparken, kurallarına uymamışlar gibi izlenim vermeye hiç gerek yok.

Yapılan eylem, gösteri falan değildir.

Gösteri yapmak isteyen, demokratik hakkını kullanmak isteyen..

İstanbul Valiliği’nin toplantı yeri olarak tahsis ettiği Yenikapı’ya gider..

“Biz Kobani halkına destek vermek istiyoruz” der.

Orada gösterisini yapar.. 

Bu beyler öyle mi yapıyorlar?

Hayır..

Şehir içinde ulaşımı sağlayan gemiyi işgal edip..

Hareket etmesini engelleyip..

Bir de pankart açıp..

Çağırdıkları kameralar eşliğinde, vandallıklarını reklam ediyorlar..

Aslında amaçları gösteri falan değil..

Amaç gösteri olsa, o kamerayı, Yenikapı’ya çağırır, orda yaparlardı gösterilerini..

Şehir içi ulaşımını aksatmaz. İnsanların işine gitmesini, evine dönmesini engellemezlerdi..

•

İyi de, “Kanun değiştirmeden, mevcut kanunu uygulayarak, farklı ne yapılabilirdi?” diyeceksiniz.

Olay toplantı ve gösteri yürüyüşü ile karıştırılmayıp..

Sadece topluma korku salma ekseninde değerlendirme yapılıp..

TCK 223 (ulaşım araçlarını engelleme) çerçevesinde tutuklama verilecekti..

Bununla yetinilmeyip, bu olayı bir demokratik hak gibi gösteren ne kadar televizyon ve gazete varsa, hepsine, “suçu övme” suçundan soruşturma başlatıp, gereken cezai müeyyideler uygulanacaktı..

RTÜK uyumayacaktı..

Hemen toplanıp, gereken müeyyideyi uygulayacaktı..

•

O vandallar, niye gemiye gidiyorlar?

Televizyonlar daha çok göstersinler.. Toplum daha çok kendilerinden korksun..

İnsanlar, onlardan daha çok bahsedip, daha çok çekinsinler..

O zaman, bu vandalların medya ile bağlarını kopartacaksınız.

Bu bağın kopartılması da, “suçu övme” ile ilgili kanun maddelerinin hayata geçirilmesi ile olur.

Yok öyle, “Göstericiler, Kobani’ye dikkat çekmek için, gemide pankart açtılar” başlığı ile, olayları masumlaştırma.. 

Ne göstericisi?

Ne dikkat çekmesi?

Resmen, gemiyi işgal edip, seyahat hürriyete engellenmiş..

Sadece eylemi gerçekleştirenlere değil.

“Suçu güzel gösterenlere” de açsınlar davayı..

Bakalım, bir daha, benzerini tekrarlıyorlar mı?

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle