Duydunuz mu “Akit’in yeni yalanı da tutmamış”mış
Ben, cemaatin önde gelenlerinden, “Bazı yanlışlıklar oldu. Bazı hatalar yapıldı. Bizim dışımızdan bazı güçlerin de müdahilliği ile, savrulmalar yaşandı.. Bu vesile ile, artık kendimize bir çekidüzen vermek üzere besmeleyi çekiyoruz” açıklaması beklerken..
Onlar bodoslamadan, saldırmaya devam ediyorlar..
Komik açıklamalarla, kendileri hakkındaki iddiaları yalanladıklarını sanıyorlar..
Ben size hatırlatayım, cemaatçi kardeşlerim..
Bir haber üzerine, avukatınızın “kamuoyuna açıklama” diye başladığı bir yazıyı kaleme alması, gerçekleri değiştirmez..
Avukatınızın, “yalandır, iftiradır, karalama kampanyasıdır” demesi, bunu Cihan Haber Ajansı’na verip, haberleştirmesi, doğruları “yanlış” yapmaz!.
Uzatmadan, sadede geleyim.
Dünkü gazetemizde, Gaziantep’te yaşlı iki hayırseverin, üç arsasını cemaate bağışlaması ile ilgili bir haber verdik.
Hayırsever karı-koca şimdi şikâyetçi..
Vakıf kurulacağına, şirket kurulmuş.
Yani hayır amaçlı bir tüzel kişilik yerine..
Kâr amaçlı bir tüzel kişilik kurulmuş..
Bu “yanlış”ı haber yaptık..
İkaz etmiş olduk..
Beklerdim ki; cemaatin yetkin isimleri, “Bir ciddi hata var. Hemen incelemeyi başlatıp, bizim adımıza böyle bir yanlışın nasıl yapıldığını tespit ve gerekenin uygulanması için harekete geçiyoruz” desinler.
Öyle demiyorlar..
“Yeni Akit’in karalama kampanyası yine tutmadı” takdimi ile, samanyolu haber’de Akit’e laf atarak, konuyu kapatmaya çalışıyorlar..
Hayırsever parası ile alınan taşınmazda kiracı olan cemaat şirketinin avukatı Celalettin Terlemez, soyadına güveniyor olmalı ki..
Şu açıklamayı yapıyor:
“Haberin içeriğinde müvekkil şirkete ait FEM Akademi Dershanesi’nin, Nurettin ve Afife Uras isimli yaşlı çifte ait 3 adet arsanın öğrenci yurdu olarak bağış alınması; Uras çiftinin sahte belgelerle vakıf kurulduğu iddiası ile dolandırılması, daha sonra bu arsalardaki yapıların dershaneye dönüştürülmesi ile ilgili hiçbir şekilde ilgisi ve alakası bulunmamaktadır.”
Ben Terlemez kardeşime hemen burdan bir çağrıda bulunmak istiyorum.
Var mısınız mülaane’ye..
Beddua falan değil.
“Müvekkil şirketin bağış ile, vakıf yerine şirket kurulması ile hiçbir şekilde ilgisi ve alakası bulunmamaktadır” diyorsun ya..
“İlgisi varsa, Allan benim ... versin..”
Ve hemen devamında da..
“İlgisi yok ise, Allan senin ... versin” demeye var mısın?
Öyle ayağını kaldırarak (batıl olduğunu biliyorum da.. Çaresizler için başka çıkar yol da yok) falan değil.
Pensilvanya’ya sormak yok:
“Hocam, biz böyle bir çıkmaz sokağa girdik, bize lanetleşme teklif ediliyor.. Kaçarsak, biz suçlu gibi olacağız. Ama lanetleşirsek de Allah’ın bizi cezalandırmasını, kendi ağzımızla istemiş olacağız. Ne olur, durumumuz? Cevaz var mı?” diye sormak yok..
Pensilvanya’dan fetva beklemek yok..
İslam’a makyavelizmi karıştırmak yok.. “Meşru hedefler için her yol mübahtır” anlayışı ile hareket etmek yok.
Hemen bugün, ya sen atla Gaziantep’ten buraya gel.
Ya da ben atlayayım, Gaziantep’e geleyim..
Var mısın?
•
Yalnız, sen geleceksen.. Yol parasını himmetlerden almak yok..
Vekâlet ücretini, gariban insanların verdiği zekâtlardan tahsil etmek yok..
İnanıyorsan, müvekkiline.. Buyur lanetleşmeye..
İnanmıyorsan..
Yaptığın yalanlamayı muhatabına göndermeden, Cihan Haber Ajansı’na vererek, doğruları değiştirdiğini sanma!
•
Terlemez kardeşime küçük bir not vereyim..
Türkiye artık eski Türkiye değil..
“Ben yalanlarım.. Doğru mu-değil mi, kim araştırıp bulacak. Araştırıp bulana kadar da, aylar geçer zaten” dönemi kapandı artık..
Sen açıklamayı yaptın.
Ben hemen girdim TOBB’un internet sitesine..
“Kiracı kim, kiralayan kim” diye baktım..
Ne çıktı biliyor musun?
Senin “Konudan müvekkilim şirketin bilgisi, ilgisi yoktur, biz orda kiracıyız” dediğin taşınmazın sahibi...
Zaten kiracı şirket ile kanka!
Kiracı Safa Özel öğ. AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Mehmet Galip Hasırcı ile..
Taşınmazın sahibi görünen Yeniçağ Organizasyon A. Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İlker Hasırcı; baba-oğul!
Yani “baba”nın şirketi, “oğul”un şirketine, kiraya vermiş binayı..
Ve soyadı Terlemez olmakla, Akit karşısında terlemeyeceğini zanneden avukat kardeşimiz, “bilgimiz, ilgimiz yoktur” diyerek, Akit’i yalancılıkla suçluyor!
Geç kardeşim bunları geç..
Dürüst olalım..
Yalancılık yapmayalım..
Kendimizi akıllı, dünyayı enayi zannetmeyelim.







