Doğan medyasında algı operasyonu!
Bak Aydın abi..
“Biz de Anadolu çocuğuyuz” diyorsun ya..
“Milli olduğunu” iddia ediyorsun ya..
“Teröre karşı olduğunu” söylüyorsun ya..
Senin medya organından..
Çok somut örnekler vereceğim..
İstersen benim söylediklerimi direkt kabul etme.
Güvendiğin, tarafsız insanlara sor..
Bir inceleme yaptır..
Sonra kararını ver..
•
Konuyu yayarak..
Onlarca günün nüshasını..
Veya birden fazla gazetedeki örnekleri önüne koyarak..
“Kadı kızında kusur arama” rolüne soyunmayacağım.
Sadece Posta gazetesinin..
Sadece dünkü nüshası..
Benim için yeterli..
Aç, Aydın abi..
“Doğan Grubu’ndan açıklama” sayfasını..
Allah için oku..
“Açıklama”nızın tam karşı köşesindeki haberi..
Nasıl ahlaksız..
Nasıl fitneci..
Nasıl düzenbaz bir kafanın kurguladığı, o haberin başlığını..
Sen de gör..
O rezalete imza atanı..
Kendi kızın bile olsa..
Kapının önüne koy..
•
Haber; Terörle Mücadele Kanunu kapsamında, suç faillerinin yakalanmasında yardımcı olanlara ödül verilmesi ile ilgili yönetmeliğin tanıtımı kapsamında, Kayseri’de alt geçitlere ve alışveriş merkezlerine asılan afişleri konu edinmiş.
Afişlerin asıldığı, “Alo ihbar hattı” kurulduğu haberde yazılmış. Afişteki bazı ifadelere değinilmiş ve teröristlerin yakalanmasına yardımcı olanlara verilecek ödül ile ilgili ayrıntılar paylaşılmış.
Yönetmelik, güzel..
Yönetmeliğin vatandaşa hatırlatılması için, afiş hazırlayıp, belli yerlere asılması güzel..
Bunun haber yapılarak okuyuculara da aktarılması, güzel..
Ama bu güzelliklerin hepsini..
Tersyüz eden bir başlıkla yapılmış haber..
Yönetmelikte, “ihbar eden” denilirken..
Aynı kelime kökünden gelse de..
Toplumumuzda olumsuz bir algı oluşturan, “muhbirlik” kelimesini kullanmış, Posta’nın editörü.
“Muhbirlik yap, ödülü al afişi” diye atılmış başlık..
“Teröristi ihbar et, ödülü al afişi” diyebilirdi..
“Teröristi bildir, ödül al afişi” diyebilirdi..
Daha birçok başlıkla o haberi verebilirdi..
Ama..
“Muhbirlik” kelimesi ile o haberi yapınca..
O haber görüntülü algı operasyonunu yapan kişiye, ben “Gazeteci” diyemem.
O; dağdaki teröristin, Bağcılar’daki Posta gazetesine yerleşmiş avukatıdır..
•
Haberin içine bakıyorum..
Afişten ve yönetmelikten alıntı yapılan bölümlerde hep “ihbar” ifadesi geçerken..
Yine haberin içinde bir yere, “muhbirlik yapan” ifadesi ile..
Kılçığı atmış, terörist savunuculuğuna soyunmuş, Posta’nın editörü..
Hatırlayın..
PKK’nın TBMM’deki uzantısı HDP’nin eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da..
Yönetmelik ilk yayınlandığında, “Teröristi ihbar etme” ifadesini, “ispiyonculuk” olarak nitelemiş, ve “İspiyonculuk onursuzluktur. Para için komşularınızı ihbar etmeyin” demişti..
Demirtaş’ın bu sözleri, Doğan medya grubunda, büyük yer bulmuştu..
1 Kasım’da HDP lehine bir sonuç çıksa idi..
Posta’daki dünkü başlığın, “İspiyonculuk yap ödülü al afişi” şeklinde çıkacağından emin olabilirsiniz.
1 Kasım seçimleri istedikleri gibi çıkmadığı için..
“İspiyonculuk” yerine, bir derece düşüğü olan “muhbirlik” kelimesini kullanmışlar..
Ama Aydın Doğan, “milli” olma..
“Yerli” olma..
“Terör karşıtlığı” konularında ısrarcı ise..
O haberin başlığını atan editöre sormalı, “Bu ‘muhbir’ lafı nerden çıktı?”
Sormalı ve algı operasyonu yapanlara, bundan sonrası için fırsat vermemeli.
•
Bir haber daha..
Posta gazetesinin birinci sayfasında..
“Saçtan tutup, gözaltına aldı” başlığı kullanılmış.
YÖK protestoları sırasında, bir kız öğrencinin saçından tutulduğu bir fotoğraf eşliğinde verilmiş haber.
Tabii ki, bir öğrencinin saçından tutulması, doğru bir davranış değil.
Ama..
Olayın öncesi var..
O kız öğrenci, saçından tutulmadan gözaltına alınmış.. Polis otobüsüne doğru giderken, polislerin arasından birden fırlayıp, süs havuzunun içinden karşıya geçerek, kaçmaya çalışmış..
Sonrasında o görüntü çekilmiş..
(Yine de, saçından çekilmesi hoş değil.. Ama gerçeği de, halkın bilmesi gerekir..)
Posta, o öğrencinin polisin elinden kaçtığını yazmadığı gibi..
Bakın nasıl vermiş, görüntülerini milyonlarca insanın izlediği o olayı:
“Bir kız öğrenci, süs havuzuna düştü.. Polis, havuzdan çıkan kızı saçından tutarak gözaltına aldı.”
Polisten kaçarken, polisin suya girmek istemeyeceğini düşünüp, bilerek süs havuzuna girmemiş.. Düşmüş!
Buyrun Aydın Bey..
Dürüst iseniz.. Doğru iseniz..
Bu yalana imza atan kim ise..
Hesabını sorun..
Yoksa, hesap, size yazılacaktır!







