--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cumhuriyet’i halk kurdu ise, şapka kanunu niye çıktı?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

“İsmail Saymaz’ın cevabı, paylaşım rekorları kırıyor” diye anonslanınca..

Benim de dikkatimi çekti, “bir izleyeyim” dedim.

CNN’de bir tartışma programı imiş..

GENAR’ın sahibi İhsan Aktaş bir tespitte bulunuyor:

 “Türkiye devleti, bürokratik elitler tarafından kurulmuş bir devlettir. Halk eliyle kurulmuş bir devlet değildir.”

Düne kadar FETÖ’nün el altından verdiği hükümet aleyhtarı propaganda malzemeleri ile ekran ekran dolaşan İsmail Saymaz... PKK lehine konuşmaları ile, Türkiye Cumhuriyeti’ni yerin dibine geçirmeye çalıştığını unutarak..

Alıyor sazı eline..

Tam bir tepeden bakan “elit” edası takınarak.

“Türkiye devletinin elitler tarafından kurulmadığı”nı ispat için..

Anlatıyor ha anlatıyor..

Oysa kafasını çalıştırsa..

O kadar laf ebeliğine soyunacağına.

Üç tane soru hazırlasa.

Kendisine sorsa..

Cevabını alacak zaten..

Dindarlar aleyhine her türlü tilkice soruyu hazırlayan İsmail Saymaz’a, 

İşine gelmediğinden olsa gerek..

Hazırlayamadığı soruları..

Biz yardımcı olarak... Kendisine verelim..

Sorsun.. Cevaplarını ararken, bakalım nihai tespiti yine “Cumhuriyet elitler tarafından kurulmamıştır. Halk eliyle kurulmuştur” olacak mı?

Soru 1: Halk eliyle kurulan cumhuriyette, halkın şapkası niye değiştirilir?

Hani o değişiklik, kendiliğinden olsa.

Yine gam yemem..

Ama..

Halkın şapkası, kanunla niye değiştirilir?

Var mıdır dünya genelinde, bir başka devletin kanununda, “şapka” ile ilgili düzenleme?

Şapka takanlar, altın bulmuşlar.. Halkın da altın bulması için midir, bu kanunla “şapka giyme mecburiyeti?”

Neyse, işi sulandırmayalım..

Sorumuzu tekrarlayalım: “Cumhuriyet halk eliyle kurulmuş ise, halkın başında olmayan şapka, niye kanunla mecburi giysi haline getirilmiştir?”

Bütün inkılaplar için.,.

Aynı soruyu sorabiliriz..

Harf inkılabı için..

Tevhid-i Tedrisat Kanunu için..

Vesaire vesaire..

Halk bir cumhuriyet kurdu ise..

Halk kendi hayatı ne ise..

Kanunları da, ona göre düzenlenmeli değil miydi?

Tam aksi oluyor..

Halkın hayatı bambaşka bir noktada..

Çıkarılan kanunlar ise, bambaşka bir “tepeden inme”ci konumda...

Buradan ikinci soruyu da sorabiliriz: “Türkiye Devleti, medeni kanunu İsviçre’den.. Ceza kanununu İtalya’dan.. Ticaret kanununu Almanya’dan iktibas ederken.. Türkiye’deki halk yerine, İsviçre’den, Almanya’dan, İtalya’dan halk mı gelmişti ki.. Onların kanunlarını birebir iktibas etti?”

Veya soruyu şöyle formüle edelim:

“Halk eliyle kurulan cumhuriyet” denirken, “halk”tan kastınız nedir?

İtalyan halkı mı?

Alman halkı mı?

İsviçre halkı mı?

Yoksa Türk halkının, hayatının hiçbir döneminde örneğini bile görmediği İsviçre halkının medeni kanununu -“tepeden inmeci” bir “oldu-bitti” ile kendisine dikte edilmemiş olsa- kabullenmesi mümkün mü?

Çok soru verebiliriz de..

Üçüncü soru ile noktalayalım..

Cumhuriyeti elitler değil, halk kurdu ise..

O “halk”tan kastınız nedir?

1923’e kadar Millet Meclisi’nde temsil edilenler aracılığı ile yönetime katılan “halk” mı?

Yoksa.

1923’teki seçimlerle, bambaşka bir meclisi oluşturan “halk” mı?

Yok yok..

Hemen itiraz etmeyin.

1923’e kadarki “halk” ile..

1923 sonrasındaki “halk”ın aynı olduğunu ben de biliyorum.

Boyacı küpü mü bu, bir yılda bir “halk” gitsin.. Başka bir “halk” gelsin..

Sizin de kafanıza dank etmesi için, böyle soruyorum..

Ne olmuştur da, 1923’e kadar iki farklı görüşten temsilcilerin bulunduğu meclis..

1923’te birden bire muhalif grup buharlaşıvererek.. Tek görüşlü meclis haline dönüvermiştir?

Ve hemen akabinde..

Ver elini Avrupa kanunları.. 

Ver elini bambaşka bir hayat. 

Ver elini Batı dünyası..

¥

Cumhuriyet değil sorun..

Bugün piyasada dolaşan, şaklabanlar..

Gerçeği tersyüz eden hokkabazlar..

Mustafa Kemal’in bile kabul ettiği..

“Başka türlü olmazdı” diye itiraf ettiği gerçekleri..

Bugünün aktüel tartışmalarında çarpıtarak kendi menfaatlerine kullanmak isteyen, şarlatanlar..

“Halk falan hikaye.. Böyle olması gerekiyordu. Yapıldı” dersiniz..

Halka büyük önem veriyormuşsunuz gibi, riyakarlık yapmazsınız..

Canım kurban..

Ama “Halk şöyle güzeldir, böyle kutsaldır” deyip.

Bir de karşınızdakini susturmak için..

“Neyi savunuyorsunuz siz? Padişahlığı mı? Halkın yok farzedildiği saltanatı mı?” dedikten sonra..

1. Meclis’in bir gecede feshedilip..

Kendi kafanızdan temsilcilerin bulunduğu 2. Meclis’in oluşumunu, sözümona seçimle belirlenmiş numarasına yatarsanız..

Kusura bakmayın..

Kimseyi kandıramazsınız..

“Cumhuriyeti halk kurdu ise, 1. Meclis niye feshedildi?” diye sorarlar adama..

1. Meclis’i önemsiyorsanız..

Ki, Kurtuluş Savaşı sırasında o meclis görevdedir.

O meclisin niye feshedildiğini izah etmek zorunda kalırsınız..

İsmail Saymaz önemli değil..

Bu tür konuları derinlemesine bilmesi de mümkün değil..

Ama toplumda “Prof” etiketli.. Bilim adamı pozunda.. O kadar çok İsmail Saymaz var ki..

Onun için, “İsmail Saymaz”ın söylediklerini “saymaz”lık edemedim.

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle