Cumartesi pazar tatilleri için tombala mı çekilmişti?
Daha eski tarihlerde de mağduriyetler yaşanmıştır ama..
Benim belleğimdeki ilk tarih 1974..
İmam Hatip orta birinci sınıftayım..
Aktüel konuları yakından takip edecek bir yaşta değilim..
Öylesine duymuştum ama.. Ayrıntısı ile öğrenmem, sonraki yıllarda olmuştu.
Erbakan hocanın koalisyon ortaklığında.
Karayolları Genel Müdürlüğü’nde, Cuma namazına gitmek isteyenler için mesai saati ayarlaması yapılmıştı.
Kimseye “Cuma namazına gideceksin” dayatması yok..
“Namaza gelmeyenlerin listesini alalım” sorgulaması yok.
Mesai saatinin uygun hale getirilmesinden istifade ederek, isteyen sıkıntı yaşamadan namaza gidebiliyor.
İstemeyen gitmiyor.
Buna tahammül edememişlerdi..
O zamanki yasakçı Danıştay’a götürüp, bu güzel uygulamayı iptal ettirmişlerdi..
39 yıl sonra..
Sadece Karayolları’nda değil..
Tüm kamu görevlileri için..
Başbakanlık genelgesi ile aynı hak tanınıyor..
Ben de soruyorum, yıllardır engel çıkaranlara..
“Ne geçti elinize?”
Bu ülkenin insanları..
Gönül rahatlığı ile Cuma namazlarını kılsaydılar..
Ne zararı olacaktı, size?
•
Düzenlemeye karşı çıkanların çoğu, sosyal demokratlar!
“Şu hak”, “bu hak” diye, durup durup sokağa çıkanlar..
İki tane ağaç için, ülkenin altını üstüne getirenler.
Sıra, insanların temel haklarına gelince..
39 yıl öncesini bir kenara bıraktık..
2015’te bile..
“İstemezük” diyorlar..
•
Dikkat ediyor musunuz?
Dindar insanların talepleri, hep bireysel haklarla ilgili..
“Sen de başını örteceksin” değil..
“Ben başımı örteyim”..
Veya belli bir vakitte toplu kılınması gereken “Cuma namazımı kılabileyim.”
“Sen de kılacaksın” değil..
“Çocuğuma Kur’an öğretebileyim” veya “Üniversiteye girişte katsayı zulmü olmasın..”
Hangisi, diğer bireylerin haklarına tecavüz niteliğinde talepler?
Hangisinde, “istemezük” diyenlere bir zarar var?
Hiçbirisinde..
Cuma namazı için mesai saati uyarlamasına bakalım..
Cuma vaktine göre, öğle tatilinin düzenlenmesinde, namaz kılmak istemeyenlere, ne gibi bir zarar var?
Gitmek isteyen gider, gitmek istemeyen, gitmez..
“Olmaz”mış..
Niye?
“Fişlemeye sebeb olur”muş..
Nasıl bir kafa bu?
“Başörtü yasağı kalkarsa, başörtülüler, başı açıklara baskı yapar” diyorlardı.
“Başı açıklar fişlenir, onlara dinsiz muamelesi yapılır” diyorlardı..
Ne oldu?
Tek bir üniversitede, iddia edilen ayrışma yaşandı mı?
Hayır..
O zaman, niye bu tartışma?
Niye bu; insanların ibadet haklarının önündeki engellerin kaldırılmasına karşı çıkış?
••
Anayasa Mahkemesi eski raportörü imiş, Ali Rıza Aydın..
Emekçi iddiasındaki, halktan yana geçinen sol dergilerden birisine konuşmuş..
“Devlet memurlarının mesailerinin, herhangi bir dinin gereklerine göre düzenlenmesi kabul edilemez. Bu laiklik ilkesine kesinlikle aykırı” diyor.
Adam hiç düşünmüyor.
Şu an cumartesi ve pazar günlerinin tatil olmasının arka planında ne yatıyor?
Tombala çekilmiş, “hangi günler tatil olsun” denilmiş de..
Tombaladan, cumartesi ve pazar günleri mi çıkmış?
Hayır..
Zaten şu an..
Pazar gününün tatil olmasının arka planında, Hıristiyan inancına göre, kiliseye gidilen gün olma gerçeği yatıyor....
Cumartesi’nin tatil olmasının arkasında, Museviliğe göre o gün çalışılmasının yasak olması yatıyor..
Eeee?
Siz zaten, diğer inançlara uygun mesai belirlemişsiniz..
Buna gözünüzü kapatıyorsunuz..
Büyük çoğunluğun inancına sıra gelince..
Cuma gününün tamamının tatil olmasını isteyen de olmadığı halde.. ..
Sadece yarım saatlik bir öğle tatili değişikliğine bile itiraz ediyorsunuz..
•
Önceki günkü yazımla ilgili olarak, Soner Yalçın’dan bir açıklama geldi.
Açıklamasını kullanacağımı, ancak Hasan Abi’ye saygısızlık içeren kısımların çıkarılmasını önerince;
“Hiç koymayın” mesajı yolladı..
Arzusu bu yönde olduğu için açıklamasını kendi kaleminden kullanmıyorum..
Ancak yine de.. Cevap hakkına saygı gereği, iki itirazı, kendi ifadelerimle aktarıyorum:
1) Hüseyin Soner Yalçın hayatında hiç çek yazmamış.
2) Çeşme’deki imara aykırı kaçak inşaatına kesilen ceza için dava açmış, halen bu konuda yargıdan bir karar çıkmamış.







