• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

CHP ya da Yeni Parti’yi değil Milli Görüş’ün iktidarda kalıcılığını konuşmalıyız

25 Temmuz 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

CHP ya da Yeni Parti’yi değil Milli Görüş’ün iktidarda kalıcılığını konuşmalıyız

ALİ KARAHASANOĞLU

86 yıl önce Kur’an-ı Kerim hatimleri, Buhari hatimleri ve cuma namazı kılınarak açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni taklitle, Özgür Özel de CHP’den ayrılarak, Yeni Parti isimli partilerini kurdular.

Partilerinin kuruluşunu Meclis’in açılışına benzettiler, ama bir şeyi unuttular.

86 yıl önce Hacı Bayram Camii’nde cuma namazı kılındıktan sonra içkili bir kulübe gidilip, orada açıklama yapılmadı.

Hacı Bayram Camii önünde dualar edildi Büyük Millet Meclisi’ne geçildi.

86 yıl önceki Hacı Bayram Camii’nde kılınan cuma namazına iştirak etmeyen milletvekili yoktu. Özgür Özel’in yanında bazı milletvekillerinin cuma namazına iştirak ettiklerine şahitlik etsek de, tamamı namazda mıydı, orası biraz şüpheli.


Kimsenin cuma namazına karışmak istemem.

Ama resmi dairelerde mesai saatleri cuma namazına göre düzenlenmek istendiğinde kıyameti koparanların şimdi, cuma namazına gitmelerini de samimi bulmam mümkün değil.

“Yeni Parti’ye geçmeyen ve CHP’de kalanlar da aynı kafada solcular değil mi” diye soracak olursanız cevabım net: “siz de haklısınız”..

Belki esas sorgulamamız gereken husus şu:



Yeni Parti’nin arkasındaki en önemli isim olan Ekrem İmamoğlu yeni dönemde ne yapacak?

CHP’de kalsa, bir dert.

İstifa edip Yeni Parti’ye geçse bin dert.

CHP’de kalması şu açıdan problem, eski dönemde disiplin kurulu başkanı Ekrem İmamoğlu’nun emri altındaki Turan Taşkın Özer idi.

Binlerce yıllık hapis cezası istemiyle hakkında dava açıldığı halde Ekrem İmamoğlu’na bir tane bile disiplin soruşturması açtırmadı.

Şimdi yeni dönemde, CHP’nin disiplin kurulu üyeleri, yolsuzluklara taviz vermeyecek isimlerden oluştuğu için, Ekrem İmamoğlu‘nu ya ihraç edecekler ya da üyeliğini askıya alacaklar.


Mahkeme heyeti başkanını bile yargılandığı duruşma salonunda tahrik etmeye kalkışan kibir abidesi Ekrem İmamoğlu, hakkında açılacak disiplin soruşturmalarına razı olur mu, yoksa “ben kendimi refüze ettirmem” diyerek istifa eder mi?

İstifa etse de Yeni Parti’ye girer mi?

Ekrem İmamoğlu’nun gönlü tabii ki, yargılanması sırasında arkasında belli bir milletvekili sayısı olan Yeni Parti’nin de desteğini almaktan yana.


Belki de kurulan yeni partinin Ekrem İmamoğlu’na ilk kazığı ise, belediye başkanlarının partilerine geçmesi konusunda, şimdilik kapıları kapalı tutması.

Bunun arkasında, hakkında yolsuzluk davası olan belediye başkanlarının partiye yük olma ihtimali yattığı söylenebilirse de, benim tahminim, önceki dönemde disiplin soruşturması açmaya güçlerinin yetmediği belediye başkanlarını, böylece diskalifiye etme amacı yatıyor.

CHP’ye İstanbul il binası satın alınırken, bütün ödemeleri organize eden Ekrem İmamoğlu’na nasıl sırtlarını dönebileceklerdi ki.

Sadece İstanbul’daki ilçe belediye başkan adaylarını değil Anadolu’daki birçok il ve ilçenin belediye başkanı adaylarini bile belirleyecek kadar parti üzerinde gücü bulunan Ekrem İmamoğlu’nu nasıl ihraç edebileceklerdi ki?

Bir taktik geliştirmişler.

“Milletvekilleri partimize gelsin, ama belediye baskanlari biraz beklesin” diyorlar.

Nitekim 91 milletvekili ile Yeni Parti’yi kurdular.

Peki İstanbul’un, Ankara’nın, Adana’nın, Antalya’nın ve daha birçok ilin belediye baskanları CHP’de mi kalacaklar, yoksa yeni kurulan partiye mi geçecekler?

Bir üçüncü ihtimal daha var.


CHP’den istifa edip bağımsız kalabilirler.

Ne yaparlarsa yapsınlar, CHP de, yeni kurulan parti de aynı zihniyetin temsilcileri.

Ömer Fethi Güler’leri ile Gamze Akkuş İlgezdi’leri ile Gülizar Biçer Karaca’ları ile, mevcut CHP’de aynı parti.

Veli Ağbaba’ları, Mahmut Tanal’ları, Özgür Karabat’ları ile Yeni Parti de aynı.

Esas zorluk, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP ile ittifak yapan bizim sağ mahallenin siyasetçilerinde.

Kimden yana olsalar?

Mevcut CHP’den mi?

Yoksa yeni kurulan partiden mi?

“Kendi başlarına seçime girsinler” demeyin sakın.


O ihtimal, kurulduktan sonraki ilk girdikleri seçimde gerçekleştirilseydi, belki bir karşılık bulurlardı.

Ama CHP ile ittifak yaptıktan sonra, şimdi önümüzdeki dönemde tek başlarına girecekleri seçim, tümüyle siyaset sahnesinden silinmeleri sonucunu doğuracaktır.

Tabii önlerinde bir seçenek daha var.

Esas kavramlarda ayrışma yaşamadıkları, Tayyip Erdoğan önderliğindeki partide buluşmaları.

Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve Deva Partisi, AK Parti ile birlikte hareket ettikten sonra, emin olun CHP’nin de Yeni Parti’nin de gündemimizde hiçbir yeri kalmayacaktır.

CHP’yi iktidara gelme noktasında ümitlendiren de, CHP’den ayrılanların iktidara gelme hayallerini yeşerten de, Milli Görüş çizgisindeki muhalefette kalmaya devam eden siyasi partilerdir.

Oysa Erbakan Hocamızın oğlu Fatih Erbakan dahil olmak üzere, Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve Deva Partisi yöneticilerine, Ayasofya’nın ibadete açılmasının yıldönümünde, merhum Başbakanımızın sözleriyle yazımızı tamamlayalım:

“Eğer ki Ayasofya kırmızıya boyanmışsa, kiliseye benzetilmişse, ezan okunmuyor, içinde namaz kılınmıyorsa, biliniz ki Türkiye’ye taklitçiler hakimdir. Biliniz ki yeryüzünde sadece zülüm düzeni yürümektedir. Yok eğer Ayasofya’ya bakınız, gümbür gümbür ezanlar okunuyor, Hakk’ın sesi bütün dünyaya ilan ediliyorsa, o zaman biliniz ki Türkiye’de Milli Görüşçüler hakimdir, inananlar hakimdir, yeryüzüne adil düzen-saadet nizamı hakimdir.”

Bugün Ayasofya’da gümbür gümbür ezanlar okunuyor, Hakk’ın sesi bütün dünyaya ilan ediliyor. 

O halde, CHP veya Yeni Parti’yi değil, Milli Görüş’ün hakimiyetinin devamını konuşmalıyız.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ha karamolla kızılaya kan vermemfemiş,

Kimselere bulaştırmsmış olur.yaptığı en yemiz iş.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23