“Çevre mevre” hikaye.. Bak; darbeci 1 yılda bitirdi “Kanal”ı!
Mısır, Süveyş Kanalı’nı ikilemiş..
Mevcuduna paralel, bir tane daha yapmış.
Ne çevreciler, “Yapılmasın” diye gösteri yapmış..
Ne Greenpeace çevreci örgütü(!), “deniz kimyasının bozulacağı”nı iddia etmiş..
Ne “Kanal, doğal afettir” diyen çıkmış.
Ne “Kanal-manal istemezük..” diyen olmuş.
Ne Tahrir Meydanı göstericilerle dolmuş.
Ne.. Ne.. Ne.. Ne!..
Üstelik, 2014’te kanal çalışmalarına başlanırken, 3 yılda bitirilmesi tasarlanırken.
3 yıl yerine, bir yılda yapıp bitirmişler, paralel Süveyş Kanalı’nı....
Açılışa katılanlar da ilginç: Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ve Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras! Ve diğerleri..
Övenler de ilginç..
Türkiye’deki kanal projesine, “Doğa katledilecek” diyerek karşı çıkan Zaman gazetesi, haberi “Yeni Süveyş Kanalı görkemli bir törenle açıldı” diye vermiş.
İstanbul’un “kanal”ını, “Rant için planlandı” diye tanıtan Sözcü gazetesi, “Dünya liderleri katıldı. Erdoğan çağrılmadı” diye haberleştirmiş..
Türkiye’deki her güzelliğe “çevre” gerekçesi ile karşı çıkan Cumhuriyet gazetesi, “Mısır’da ‘ülkenin yeniden doğuşu’ diye adlandırılan Yeni Süveyş Kanalı” takdimi ile sunmuş..
Taksim Meydanı’ndaki Gezi isyanı gösterileri ile, Tahrir Meydanı’ndaki gösterileri bir ekranda, ekranı ikiye bölerek veren CNN, “Darboğaz içindeki Mısır ekonomisine yeni bir ivme kazandırması bekleniyor” diyerek, övgü ile vermiş!
•
Oysa yakın tarihimizde kanal çalışması, Türkiye’de gündeme girmişti..
Taksim’deki üç ağacın yerinden sökülmesine karşı çıkanlar..
Zamanın Başbakanı Tayyip Erdoğan ile gidip görüştüklerinde, “Gezi Parkı eski hali el kalacak. 3. Havalimanı yapılmayacak” dayatmalarına, bir de üçüncü olarak, “Kanal İstanbul yapılmayacak”ı eklemişlerdi..
Hatırlayın..
Türkiye’nin, ikinci de değil, ilk “kanal”ı için neler demişlerdi neler..
Mimarlar Odası: “İstanbul’un doğal yaşam kaynakları tehlikeye atılıyor!”
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Şehir Plancıları Odası: “Bu proje, İstanbul’un doğal ve çevresel değerlerini kaybetmesine yol açacaktır..”
Bilim(!) adamları: “Ormanlar ve verimli tarım alanları olumsuz yönde etkilenecektir.”
Siyasetçiler tepki verdiler.. CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Gülay Yedekçi.. HDP milletvekili Beyza Üstün, “Katil projeler duracak, İstanbul nefes alacak” pankartları ile yürüdüler..
Ve diğer itirazlar:
“İstanbul’daki balık göçleri etkilenir, deniz canlılarının intiharı anlamına gelir..”
“Ekolojik felakete sebep olur..”
“Projenin hiçbir faydası yok, bir avuç kesim için, rant oluşturulmak isteniyor..”
Peki sonuç?..
İstanbul Boğazı’ndaki muhtemel tehlikeleri de (gemi trafiği kanala kaydırılacağı için) önleyecek olan proje, 3 senedir bekliyor..
Elin darbecisi ise..
“3 senede bitireceğiz” dediği kanalı..
Bir senede yaptı, bitirdi..
•
Olaya şu açıdan bakalım..
Türkiye’nin çılgın projelerine engel çıkartanlar..
Niye Mısır’da yok?..
Durun, hemen “Amma da safsın.. Mısır’daki demokrasi kültürü ile, Türkiye’deki aynı mı? Türkiye’nin beyin takımı Mısır’a beş çeker.. Onun için Türkiye’de itiraz var, Mısır’da yok. Onlar zaten geri kalmışlar!” damgasını vurmayın..
Bakın, Süveyş Kanalı’nın ikincisinin açılış törenine.. Sizin o çok övdüğünüz Fransa’nın cumhurbaşkanı orda. Dünyadaki tüm solakların yeni idolü, solcu söylemin aktüel kahramanı Çipras da orda..
Ne Hollande, ne de Çipras.. “Bu resmen doğa katliamı.. Dünya dengesini katlettiniz siz” demiyor.
“Birini yapmışsınız. İkincisi nerden çıktı?” demiyorlar..
Mısır’ın yerli bilimadamlarının, böyle projelere karşı çıkmak için altyapıları yoktur, kabul ederim..
Ama, bizde iki günde bir eylem yapan Greenpeace niye orada eyleme gitmiyor..
CNN’in ABD stüdyolarından naklen yayına niye geçilmiyor?..
Uluslararası kuruluşlar niye “Tedirginiz” demiyorlar?..
•
Ben sordum. Ben cevaplayayım..
“Çevre-mevre” hepsi hikaye..
Türkiye “kanal” mı açmak istiyor..
Bakıyorlar..
“Türkiye bize rakip olmak istiyor” diyorlar..
“Türkiye cazibe merkezi oluyor” diyorlar..
“İstanbul Boğazı’ndan bedavaya geçiyorduk.. Bunlar şimdi bizden, bir de para isterler” diyorlar..
Diyorlar oğlu diyorlar..
Ve devam ediyorlar: “Şimdi ‘Bizim menfaatimize dokunuyor’ dersek.. Türkiye’de kim bize destek verir ki? ‘Çevre’ diyelim.. ‘Orman’ diyelim. ‘Balık katliamı’ diyelim.. ‘Ekoloji’ diyelim” uyanıklığı ile.. Türkiye’deki yerli uşaklarını sözcü yapıp, konuşturuyorlar..
Batı’nın, emperyalistlerin menfaati için..
Türkiye’deki solakları konuşturup. Çılgın projeleri önlüyorlar..
Diyeceksiniz ki..
“Be akıllı Ali!.. Mısır’daki kanala niye karşı çıkmıyorlar?”
Ben de size diyeceğim ki, “Be akıllı solaklar.. Mısır’ın Batı’ya rakip olma gücü yok ki.. Yapsın on tane kanal.. Ne zararı var ki, Batı’ya?.. Kaldı ki.. O kanaldan geçecek gemilerin hızlanması, Mısır’a bir kazandıracaksa, Batı’ya iki-üç kazandıracak.. Batı’nın gemileri geçiyor, o kanaldan! Adamlar kendi menfaatlerine bakıyorlar.”
Öyle değil mi?
Oraya ikinci kanal, Batı’nın, emperyalistlerin menfaatine değil mi? Birinci kanalda takılan, saatlerce bekleyen gemilerini.. Şimdi hızlıca geçirecekler..
Yaa!.
Akıllı solaklarım benim.
Kanal yapımı sırasında Batılı devletlerin aldıkları müteahhitlik paralarını da.. Yan ceplerine koyun..
Daha ne diyeyim ben!







