Cengiz’ler, Hasan’lar, Şirin’ler... Taziye rezaletinin öncüsüdürler!
İşin gelip vardığı noktayı gördünüz mü?
Bir hafta önce Ankara’da 28 kişinin ölümüne sebep olan bir terörist.
Sanki büyük bir iş başarmış, bir kahramanmış gibi..
Cami içine resimleri asılıp..
Anısına törenler gerçekleştiriliyor.
HDP’nin bir milletvekili, taziyeye gidiyor..
Teröristin büyük boy fotoğrafları, kadınların ellerine verilip, yürüyüşler yapılıyor, taziye çadırında etkinlikler düzenleniyor..
Neyse ki..
Bu rezalete dün son verildi..
Polis operasyon düzenledi..
Ve sorumlular gözaltına alındı..
İyi de..
İş bu noktaya nasıl geldi?
Bir teröristi, kahraman gibi gösterme, bir günün işi değil ki..
Yıllardır yazıyoruz.
İkaz ediyoruz..
Cengiz Çandar, “PKK terör örgütü değil, halk isyan hareketidir” diye rapor yazarken de hatırlattık.
Hasan Cemal, Kandil’e çıkıp, “Sigara izmaritini bile topluyorlar” türünden güzellemeler yaptığında da ikaz ettik.
Şirin Payzın.. Aydın Engin.. Ezgi Başaran.. Ve benzerleri, Murat Karayılan’ın yanında fotoğraf çektirirken de uyardık..
Tahir Elçi, “PKK terör örgütü değildir” diye meşrulaştırma çabasına girdiğinde de anlattık..
HDP için, “Meşru bir siyasi parti” propagandası yapılırken de, yanlışa dikkat çektik..
1128 akademisyenin, “Devlet Güneydoğu’da katliam yapıyor” türünden iftira içerikli bildiriye imza attığında da, yanlışı belirttik.
Beyazıt Öztürk’ün programında, “Ayşe öğretmen” mizansenli; teröristi değil, devleti suçlu gibi gösteren anlatımlarda da “Yanlış” dedik..
Tüm bu sıraladığımız, önemsiz gibi görünen eylemler..
Aslında adım adım..
28 kişinin katilini bir kahraman gibi anma töreninin düzenleneceğinin habercisiydiler..
PKK’ya “Terör örgütü değildir” derseniz..
Ertesi günü de, 28 kişinin katili için, sanki bir kahramanmış gibi, “boy afişler” hazırlanır, törenler düzenlenir!
Murat Karayılan ile, bir siyasi partinin genel başkanı imiş gibi, yan yana oturup, fotoğraf çekerseniz..
Ertesi günü de..
İnsanları toplu şekilde katleden o hain teröriste taziye çadırı açılır..
Sur’da teröristler silahlarını bırakmazken.. Devlete, “Siviller ölüyor” diyerek “Katil” suçlaması yaparsanız..
Bombacıya hak vermiş olursunuz..
Uzatmayayım..
Hemen herkesin tepkisini çeken, “Ankara bombacısı için düzenlenen, kahraman edalı anma töreni”ni..
Öncesindeki PKK’yı eleştirmeyen, hatta PKK’nın eylemlerini normal göstermeye çalışan yukardaki medyatik şahısların tavırlarını görmezden gelerek yorumlayamayız..
Taziye çadırı olayı ne derece vahim ise..
Ne kadar haince ise..
Ne kadar affedilemez ise..
Son olayın altyapısını hazırlayan, Cengiz Çandar’ların..
Hasan Cemal’lerin..
Şirin Payzın’ların..
Ezgi Başaran’ların..
Aydın Engin’lerin..
Tahir Elçi’lerin..
Beyazıt Öztürk’lerin..
CNN’lerin..
İmzacı akademisyenlerin hareketleri de..
O kadar vahimdir, haincedir..
Affedilemez..
•
Konunun ciddiyetini hâlâ anlamakta zorluk çekenlerin olduğunu biliyorum.
Onlara şu örneği verelim..
Suruç patlamasını gerçekleştiren Adıyamanlı gencin ailesi..
Benzer bir taziye çadırı organize etse..
Orada bombacının büyük boy fotoğrafları eşliğinde..
Merasim Sokak bombacısına düzenlenen törenin benzeri düzenlense..
TBMM’de temsil edilen siyasi partilerden birisinin milletvekili, aileye gidip, taziyede bulunsa..
Ne derdiniz?
“Katilleri böyle koruyorlar!”
İşte bugün, Ankara bombacısı için yapılan törenler de..
Sadece onun için değil.
Devletin askerine kurşun sıkan her terörist için yapılan törenler de..
Aynı kapsamdadır..
•
Ankara’daki patlama..
Ve patlamanın failine gösterilen ilgi..
HDP’lilerin ve onlara destek çıkanların gerçek yüzlerini bir defa daha ortaya çıkardı.
Bu arkadaşlar, düne kadar büyük bir ustalıkla..
Kendilerinin “barış” istediklerini söylüyorlardı..
“İnsanlar ölmesin” diyorlardı..
“Çocuklar ölmesin” diye, futbol maçlarında bile pankartlar açıyorlardı..
İyi de..
Bu arkadaşlar.
Sur için..
Cizre için..
Nusaybin için söylediklerini..
Ankara’daki “Merasim Sokak” için niye söylemiyorlar?
“Çocuklar ölmesin” dedikleri için, kendilerinin eleştirildiklerini söylerlerken..
Gerçekte teröristleri korumak ve kollamak istediklerini, çocukları da kendilerine kalkan olarak kullandıklarını, niye örtbas etmeye çalışıyorlar..
28 kişinin katilini kınayacaklarına..
İnsani bir görev olarak.. Katliamcıyı sadece toprağa vermekle yetineceklerine..
Hemşehrileri olarak. Ailesi olarak..
Utançlarından başlarını eğip, önlerine bakacaklarına..
Tam aksini yapıp..
Katliamcıyı.. Eli kanlı teröristi..
Niçin, kahraman gibi karşılıyorlar?
Niçin taziye üstüne taziyede bulunuyorlar?







