--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bundan sonra elimize baltaları alacağız!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Önce Artvin-Cerattepe’deki olaylar için kendi fikrimi söyleyeyim..

Benim için hiç önemli değil..

Cerattepe’de ister maden işletmesi açılsın..

İsterse açılmasın..

Veya..

“Dört bir tarafımızı sorunlar kuşatmış iken.. Bir de Cerattepe ile mi uğraşacağız” diyerek.

“Mahkeme de hazır karar verdi, sonra düşünürüz” kararı ile, yapılacaklar şimdilik ertelensin..

Öyle ya..

Cerattepe’ye maden işletmesi açılması için, Allah’ın kesin bir emri yok..

“Madeni çıkartmayın” diye de bir kesin emir yok..

Dolayısı ile..

Benim de “mutlaka şöyle yapılmalı” diye, taviz veremeyeceğim kesin bir düşüncem; “dogma”m yok..

Olsa da olur..

Olmasa da olur..

•

Ama bu bakış açım..

Yaşanan ikiyüzlülükleri görmezden gelmemi gerektirmez..

Ben olaya, dürüstlük açısından bakıyorum..

Her şeye, sırf “kıllık olsun” diye, itiraz edilmesi açısından bakıyorum..

“Hukuk” diyenlerin..

“Ellerine balta alıp, hak talep etmeleri”ndeki samimiyetsizlik açısından bakıyorum..

Ve “istemezükçüler”i, bu açıdan haksız buluyorum.

Baltaya geçmeden..

Yeşil Artvin isteyenlerin.

Temiz hava isteyenlerin..

Maden için yapılacak yollara karşı çıkanların..

Mevcut yolu; 92 araç ile kapatıp.. Çalışmaları engellemelerindeki samimiyetsizliğe dikkat çekmek istiyorum.

Madem “Yeşil Artvin” diyorsunuz.

Madem “temiz hava” istiyorsunuz..

O araçlar ne; beyler?

Diyecekler ki: “Eski yollar kalsın.. Ama yeni yollar yapılmasın..”

Vay vay vay.. İkiyüzlü şaklabanlar..

•

Aslına bakarsanız..

Bu arkadaşlar, keyiflerine bizden fazla düşkündürler.. Temiz havayı, çevreyi kirletmemeyi falan düşünmezler..

Altlarında araç olmadan, 10 metre ilerisine gidemezler..

Ama ülke menfaati için maden işletmesi sözkonusu olunca..

Hep aynı nakaratı tekrarlarlar: 

“İstemezük!”

Biz de o zaman..

Sizin, o havayı zehirleyen araçlarınızla, Yeşil Artvin’i bozmanızı istemiyoruz..

Var mısınız, o araçları terketmeye?

Var mısınız, o güzelim yeşil ağaçların arasından, eski yıllarda açılan o yolları kapatmaya?

Biliyorum ki..

Onlar araçlarını da terketmezler..

Açılmış yolları da kapattırmazlar..

Bunların İstanbul versiyonları..

Birinci köprünün yapımına karşı çıkmışlardı.

Ama keyiflerinden asla taviz vermedikleri için...

Avrupa yakasında işyerlerine yakın evlere taşınma yerine..

O istemedikleri köprüyü kullanarak, her gün Asya yakasından, 1.5 saatlik yolculuğu göze alıp, şoförlerle giderler, gelirler..

İkinci köprüde aynı “istemezük”ü tekrarladılar..

Şimdi üçüncü köprü yapılıyor..

Yine aynısını tekrarlıyorlar...

“İstemezük!”

Madem bu kadar yeşilcisiniz..

Altınızdaki o araçlar neyin nesi, utanmazlar?

•

Artvin olaylarının bende bıraktığı esas mesaj..

Göstericilerin, çalışmaları engellemek için ellerine aldıkları balta ve sopalarla çektirdikleri fotoğraflar..

Düşünebiliyor musunuz..

Bir “hak talebi”nde bulunuyorsunuz..

Normali nedir?

İdareden istersiniz..

Vermezse, davanızı açar, kararı beklersiniz...

Baltayı eline alıp, meydanlara inmek de ne?

Gezi isyanında bir denemesini yaptılar ya..

Üç tane ağaç için, 20’ye yakın insanımızın ölümüne sebep oldular ya..

Gezi isyancıları, birer ikişer beraat ettiler ya..

Onun şımarıklığı ile..

Şimdi Cerattepe’de..

Gezi isyanının benzerini organize ediyorlar..

Ama hiç de iyi etmiyorlar..

Hele hele..

Türkiye Barolar Birliği ve baroların başkanlarının bölgeye gidip..

Eli baltalılara destek vermeleri..

Hepten korkunç bir durum..

Ama bunu kendileri istediler..

Bundan sonra..

Özellikle Cerattepe’ye destek verenler açısından söylüyorum.

Yapacakları her işlemde..

Karşı görüştekiler için..

“Eline baltayı alıp, direnme” hakkı tanımıştır.

Bundan sonra.. 

Cerattepe’ye destek veren..

CHP’li belediyeler.. HDP’li belediyelerin her faaliyetinde..

Karşı görüşteki vatandaşlar..

Dava açmayla falan hiç yorulmasınlar..

Ellerine baltayı alıp, direnmeye başlasınlar.. 

•

Cerattepe’deki direnmeyi, sivil toplum faaliyeti gibi gösterenlere hatırlatayım.

Çok değil..

15 yıl önce.

Başörtü yasağını protesto etmek için.

Elimize balta alarak da değil..

Sadece birbirimizin elini tutarak, “El ele zinciri eylemi” düzenlenmişti..

Hani bazı aklıevveller diyorlar ya..

“Bugünkü hak ihlallerini, darbe süreçlerinde bile yaşamadık” diye..

En basitinden bu örneği vereyim..

El ele eylemine katılanlar ve organizatörler.. Müebbet hapis cezası istemi ile.. DGM’de yargılandılar.. Bir dekan, öğretim üyeliğinden bile atıldı.

Tek kişinin burnu bile kanamadığı halde..

Şimdi ise..

Teröre destek veren öğretim üyeleri bile..

Kapının önüne konulmak için..

Haftalardır konuşulup duruluyor..

“Hak arayan”lar ise..

El ele tutuşarak değil.. “Baltalar”la.. Meydanlara çıkıyorlar!

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle