--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bugün oyunuzu kullanın, sonraki seçime kadar susun!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Bugün oy verme günü..

Tercihlerin açıklandığı gün..

Günlerdir tartışıldı. 

Anketler yayınlandı.

Birisi “Öyle” dedi..

Diğeri “Böyle” dedi.

Şimdi saçlar önümüze dökülecek, ak mı kara mı, göreceğiz...

Ama..

Önümüze dökülenler, ak da olsa, kara da olsa. Herkes bu sonuca katlanmalı..

Ve saygı göstermeli..

Sonuca saygı nasıl olur.

Bir sonraki seçim tarihi gelmeden, “zart-zurt” etmemek ile..

Bildiri yayınlamamakla..

Muhtıra vermemekle..

Darbe girişiminde bulunmamakla olur..

•

Madem bir seçim yapılıyor..

Halka soruluyor..

“Sizi kim yönetsin” deniliyor..

Halkın verdiği cevaba da.. Halkın tercihine de saygı duyulmalı..

Halkın seçimine rağmen..

Medya organları, halkın “oy verme hakkı”nı kendi üzerine almaya kalkışmamalı..

“Şu gitsin, bu gelsin” dememeli..

Bürokratlar.. Şuradaki etkili isimler, buradaki derin adamlar, halkın tercihine rağmen farklı bir yönetici kadrosunu işbaşına getirmeye soyunmamalı..

Eğer yöneticileri, halk değil de, “kerameti kendinden menkul” bu adamlar belirleyecekler ise..

Halk niye sandık başına gidiyor ki?..

Bırakalım; medya patronları, işadamları, etkili(!) isimler, yetkili(!) birimler, bürokratlar.. Şunlar-bunlar belirlesin yöneticileri... 

Yok belediye seçimi idi.. Yok milletvekili seçimi idi.. Şu seçim idi, bu seçim idi diyerek.. 

2-3 senede bir, halkın Pazar gününü yemeyelim..

Seçmeni sandığa çağırıp oy kullandırıyorsak, o sonuçlarda çıkanlardan farklı arayışlara girmeyelim.. 

Tiyatro oyunu oynamayalım.

•

Klasik darbe de olsa, modern darbe de olsa.. Postmodern darbe de olsa..

Hiçbir şekli ile darbe yapmaya kimse kalkışmamalı..

TBMM’nin belirlenme yeri, bugünkü sandıktan çıkan oylardır..

Televizyon ekranları da değildir.

Gazete manşetleri de değildir..

Hükümeti kimin kuracağının belirleneceği yer, işadamlarının kapalı oda toplantıları değildir..

Kulisler, mahkeme salonları, general odaları değildir..

Sandıktır.

Sandıktan çıkan sonuçtur..

Dolayısıyla, darbe yapmak isteyen kim var ise..

Onu sandıkta yapmalı..

Bugün; o gün işte..

Buyrun, akın akın gidin sandığa..

İstediğiniz partiye, istediğiniz adaya oy verin..

Darbe sonucu işbaşına getirmek istediğiniz yöneticileri, bugün vereceğiniz oylarınızla belirleyin..

Darbe, nihai noktada yöneticileri belirlemektir..

Birçok bakan aday olmadığına göre..

Mevcut iktidarı da seçseniz.. 

Muhalefetten birisini de seçseniz.

Yeni bir yönetim seçmiş olacaksınız..

Bu anlamı ile de, aslında sandığa attığınız oylarınızla gerçekten fiili bir “darbe” yapmış olacaksınız.

Üstelik bu “darbe” çeşidinde..

Hem suç işlememiş olacaksınız.

Hem vatandaşlık görevinizi yerine getirmiş olacaksınız..

Sandıkların açılmaya başlanmasının ardından ise..

Sonraki seçime kadar, artık darbeciliğe soyunmayacaksınız....

Bugün söz sizin..

Hakedenleri yönetime.. 

Haketmeyenleri de muhalefete yerleştirin..

Ama bugün oyu verdikten sonra.

Neticeler açıklandıktan sonra..

Hristiyanlarda nikah sırasında söylenen sözdeki gibi..

Hani “Ya şimdi konuş, ya da ömür boyu sus” deniyor ya..

Biz de herkese, benzerini söyleyelim..

“Şimdi vereceğin oyla konuş.. Oyunu kullandıktan sonra ise, 2019 seçimlerine kadar da sus!”

•

Yanlış anlamayın.

Seçilmişleri uyarmak. Doğruyu göstermeye çalışmak.. Haklı ikazlarda bulunmak..

Vatandaşlık vazifesidir.

Ama bu vazife; daha önce seçimle işbaşına getirilmiş bir yönetime, doğruları “hatırlatmak”la sınırlıdır..

“Uyarma görevi”; seçmene, “İlla benim dediğimi yapacaksın” dayatmasında bulunma hakkı da vermez..

“Bana göre doğru olanı yapmadın.. Canın cehenneme, devril git, kahrol.. Bir sonraki seçimi beklemeye ne gerek var” demeyeceksiniz..

Uyarıları dikkate almayanları değiştirmek için..

Bir sonraki seçimi bekleyeceksiniz..

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle