--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bizde ikiyüzlülük arayanlar kendilerine baksın!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Diyorlar ki: “Nedir bu ikiyüzlülük? Hem Fetullah Gülen’in hristiyanlarla diyalog çalışmalarına laf ediliyor.. Hem de kendileri Ak Saray’da, Papa’yı ağırlıyorlar.. Yandaş basın ve samimi müslüman görünenler de, bu tabloya iki çift laf edemiyorlar!”

Bu kibarcası..

Bıyık altından gülerek, sıkıştıranlar da var: “Eleştirsenize hadi.. Görsenize şu olanları.. Haydi yazsanıza, yazsanıza.”  

İnternette aynı propaganda, telefonda aynı sitem, yorumlarda aynı söylem..

Aslında ben de,  “Allah hepinizden razı olsun. Dediklerinizin hepsine imza atıyorum. AK Saray’a ilk konuk, ya KKTC’nin cumhurbaşkanı.. Ya da en azından müslüman bir ülkenin devlet başkanı olmalı idi”  diye yazıya başlayacaktım.. Ve “Keşke sizler şunları şunları yapmasaydınız da.. Bu eleştirilerinizde sizleri samimi bulsaydık” diyecektim ama..

Baktım, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan golü atmış bile..

Bize sataşanlarla birlikte, Papa’ya da dersini vermiş. Sözünü esirgememiş: “Bazı ülkelerdeki askeri darbeler, katliamlar, hak ihlalleri, kıyımlar dünyadan gereken cevabı almayarak adeta teşvik ediliyor. İşte bu çifte standartlı tutum, bu adaletsiz yaklaşım sadece İslam dünyasındaki kitlelerin ruhunda değil, adalete gönül veren tüm insanların ruhunda tamiri zor tahribatlar açıyor.”

Küçük bir hatırlatma yapayım..

Askeri darbe ile yönetime el koyan Sisi, 4 gün önce bu Papa’nın misafiri imiş.

Anlarsınız ya..

Mesaj kime, nasıl gidiyor.. Ayan beyan ortada, değil mi..

Tamam mı kardeşler.

Tamam mı, abiler, ablalar.. Tamam mı bizi dürüstlüğe, samimiyete çağıranlar. Tamam mı, bizden ikiyüzlülük yapmamamızı, riyakarlığa prim vermememizi isteyenler.

Papa ile birlikte, sizler de aldınız mı, cevabınızı..

Sizin yaptığınız gibi “tek yol şirinlik” değilmiş, “hem davet edilir, hem de dersi verilir”miş değil mi?.

•

Yukarıda “Keşke sizler şunları şunları yapmasaydınız da.. Bu eleştirilerde sizleri samimi bulsaydık” dedim ya..

Nedir onlar, kısa kısa özetler vereyim..

Gazze’den başlayayım..

Bugünkü algı operasyonunun hedefindeki Tayyip Erdoğan, “Mayıs ayı sonunda Gazze’ye gideceğim” diyor..

Ve ardından, Mayıs sonunda, Tayyip Erdoğan Gazze’ye gidemeden, Türkiye’de Gezi isyanı başlatılıyor.

Bu isyanın arkasında İsrail olduğu anlaşılıyor da..

Şimdi bize “Bak bak.. Papa geliyor. Siz nasıl müslümansınız” diyenler, o  tarihte Gezi isyanına destek veriyorlar..

Böylesi bir fotoğrafta, söyler misiniz, ikiyüzlü olan kim?

•

Hatırlayın..

Tayyip Erdoğan, İsrail’in tepe ismine, “van minüt” demişti..

Cemaatteki bazı kardeşler bile, gözleri neredeyse yaşarırcasına, Tayyip Erdoğan’ı  alkışlıyorlardı..

Ama aradan birkaç ay geçmişti ki. O arkadaşlarla birlikte, cemaatin hemen tüm fertleri, “van minüt”ün kuru bir kabadayılık olduğunu söylemeye başladılar..

Pensilvanya’dan gelen emir, bu yönde idi çünkü.. 

Böyle bir ortamda, söyler misiniz, kim ikiyüzlü?

Gerektiğinde İsrail Cumhurbaşkanı’na “van minüt” diyen, gerektiğinde Papa’yı kabul eden Tayyip Erdoğan mı?

Yoksa, “Van minüt itirazı, devlet adamı ciddiyetine yakışmıyor” deyip, şimdi de “Naniik.. Ne oldu? Cumhurbaşkanınız, Papa ile niye görüşüyor?” diyenler mi?

 •

Ah ah..

Bugün ülkede yaşanılanlar içinde, eleştirilecek neler var neler..

Ama..

İnsaf edelim..

Daha birkaç ay önce.. “Türkiye’de içki yasaklanıyor” diyerek, Tayyip Erdoğan’ı Avrupa’ya şikayet edenler..

Şimdi “Papa ile dost mu oldunuz” diye bize sataşıyorlarsa..

Ne yapalım, “İçki yasaklanıyor” diye şikayet edilen Tayyip Erdoğan’ın sırtına, bir hançer de biz mi vuralım?

•

Tayyip Erdoğan “Dindar nesil yetiştirmemiz lazım” dediğinde..

Beş vakit namaza ilaveten, teheccüd namazına kalkan kardeşlerimiz.

Hep birlikte ayağa kalkarak..

“Devlet eli ile dindar nesil yetiştirilemez. Bu yanlış” dedilerse.

Ve bunu açık açık savundularsa..

Biz onların bu yanlışlarını yüzlerine vurup, bu kadar fecaat içeren bir söylemi bile engelleyememiş iken....

Şimdi “dindar nesile karşı çıkan”larla birlik olup, “Papa’nın Türkiye’ye davet edilmesi”ni engellemeye çalışarak, dürüstlük mü göstermiş olacaktık?

•

AİHM “Din dersi zorunlu olmaktan çıksın” dediğinde, yüreğimizi ferahlatan Tayyip Erdoğan’a karşı, “AİHM doğru söylüyor. Din dersi zorunlu olmamalı” diyenlerle birlik mi olacaktık?

“Kızlı-erkekli evlerde kalınıyor. Bizim kültürümüzde bu yok” diyen Tayyip Erdoğan’a, “Bu Başbakan da çok despotlaştı” diyenlerle kol kola girip, “Papa’yı niye kabul ediyorsun? Seni gidi seni...” dememizi isteyenler, bizi enayi mi sanıyorlar? 

“Camiye ayakkabısı ile giren olmadı, camide içki içilmedi, Tayyip Erdoğan yalan söylüyor” diyerek, çapulculara şirinlik yapanlar, resmi davetle “Papa, Türkiye’ye geldi” diye,  kendilerine istismar konusu çıkartınca, biz de onların kuyruğuna mı takılmalıydık? 

Kimse kusura bakmasın..Herkes önce bir çizgisine baksın. Sonra başkasında eğrilik arasın!

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle