Bir yıl sonra, o Yarbay’ın sözlerine bakalım, haklı mıydı?
Yarbay Mehmet Alkan’ı hatırlıyorsunuz.
Kardeşi Yüzbaşı Ali Alkan, PKK’nın silahlı saldırılarını yeniden başlattığı süreçte, geçen yıl 22 Ağustos’ta şehit olmuştu..
Şehit cenazesinde, ağabey Yarbay Mehmet Alkan, o günkü gazetelerin veriş tarzında ifade edildiği üzere, yaşananlara “isyan” etmişti.
Cenaze namazı kılınmaya başlanmasından hemen önce, hazır bulunan televizyon kamerasına bakarak yaptığı konuşmada, ağabey Mehmet Alkan şunları söylemişti:
“Daha vatanına, sevdiklerine doymadı, dünyaya doymadı, bunun katili kim? Bunun sebebi kim? Şu güne kadar ‘Çözüm’ diyenler neden şimdi ‘Sonuna kadar savaş’ diyor.”
Suçlama çok vahim..
İsnat çok ağır..
Her şeye rağmen..
Kardeşi şehit olmuş bir ağabey.. Acısı var.. “Saygı göstermemiz gerekir” düşüncesi ile..
Vahim suçlamanın.. Ağır isnadın üzerine, fazla gitmedik.
Ancak o konuşmanın nerelere çekildiğini gördük..
Nasıl istismar edildiğini izledik..
Yine de “şehit”in hatırına..
Konuyu eşelemedik..
Yapılan çok çirkin bir şeydi..
Ali Alkan’ı şehit eden kurşunlar kadar ağır ve haince bir konuşmaydı, o ağabeyin sözleri..
Ağabeyin sarfettiği cümleyi size aktardım ama..
O cümlenin söylendiği tarihteki tartışmaları hatırlamazsanız..
İhanetin boyutu tam anlaşılamaz..
Peki; neydi o günün gündemi?
7 Haziran seçimlerinden, AK Parti tek başına hükümet kuramayacak sayıda milletvekili kazanarak çıkmış.
MHP kenara çekilmiş.
CHP’nin azınlık hükümeti veya CHP-HDP birlikteliğinin dışardan desteklenmesi ihtimalleri tartışılıyor..
Böylesi bir ortamda..
Büyük ihtimalle, HDP’nin 7 Haziran seçimlerinde barajı aşmasından şımaran PKK..
Önce Adıyaman’da bir askerimizi, ardından da Urfa’da iki polisimizi şehit ediyor..
O güne kadar, PKK’nın güvenlik güçlerine saldırmaması sebebi ile, “çözüm süreci” gereği PKK’ya yönelik operasyon yaptırmayan hükümet de, teröristlere cevap vermeye başlıyor.
Bir yandan PKK’ya yönelik operasyonlar yapılıyor.
Bir yandan yollara döşenen mayınlarla askerlerimiz şehit ediliyor...
PKK yandaşları..
Pabucun pahalı olduğunu farkedince..
FETÖ ile kol kola girerek..
Kirli politikaya başlıyorlar..
“Tayyip Erdoğan, AK Parti tek başına hükümet kuramayacak duruma düştüğü için, erken seçime gidebilmek amacıyla, PKK’ya karşı operasyonları başlattı!”
Ne kadar vicdansız.
Ne kadar haince bir söylem..
Ve o söylem, bir şehidin abisi tarafından da, şehidin cenaze töreninde dillendiriliyor.
Üstelik, o ağabeyin kendisi de, bir yarbay!
İnsanın kanı donuyor..
Bir Cumhurbaşkanı’na, böyle bir suçlama nasıl yapılabilinir?
İma yoluyla da olsa..
“Yeniden seçim yaptırmak için PKK’ya yönelik operasyonları başlattınız” anlamına gelecek şekilde..
Bu cümleyi nasıl kurabilirsiniz:
“Şu güne kadar ‘Çözüm’ diyenler neden şimdi ‘Sonuna kadar savaş’ diyor.”
Bu alçak cümleden sonra, milyonlarca insanın kafasında, “acaba” sorusu oluşmaz mı?
Oluşur da.. Elden ne gelir?
Tüm bunlar, yaşanacakmış, yaşadık..
Peki, o alçak iddia.. Yarbay’ın bir cenaze töreninde tekrarladığı.. Ve arkasından FETÖ’cülerin aylarca Cumhurbaşkanına saldırmak için malzeme olarak kullandığı o cümle..
Bugün geldiğimiz noktada olaya baktığımızda..
Doğru gibi görünüyor mu?
Hayır..
“Erken seçime gitmek için operasyonlara başlandı” diyenler..
Buyursun şimdi söylesinler..
Erken seçim yapıldı..
Onların iddialarına göre, AK Parti istediğini aldı..
İma ettiklerine göre, ardından operasyonların durması..
Amaç elde edildiğine göre, savaşın bitmesi gerekirdi..
1 Kasım seçimlerinin üzerinden 10 ay geçti..
Yaşadıklarımız ortada..
Daha dün, 20’yi aşkın şehidimiz var..
Hani AK Parti, tek başına iktidar olabilmek için, operasyonları başlatmıştı?.. Seçime gidebilmek için, keyfi olarak savaş çıkartmıştı?..
Niye devam ediyor, o hain PKK’lıların, askerlerimizi, polislerimizi şehit etmeleri?
Tayyip Erdoğan’ın, AK Parti’nin elinde, bu saldırıların başlatılması, sürdürülmesi, sonlandırılması konusunda.. Bir el hareketi ile her şeyi değiştirecek tılsımlı bir güçleri var idiyse..
Niye; 1 kasım seçimlerinde amaçlarına ulaştıkları halde, yine o PKK saldırıları sürdürülüyor?
Demek ki, PKK’ya yönelik operasyonların da..
PKK’nın polis ve askerlerimize yönelik saldırılarının arkasında da..
Tayyip Erdoğan veya AK Parti’nin gizli bir planı bulunmuyormuş..
Bu gerçeği, bire bir yaşayarak gördük, öğrendik.
Böylesi bir süreçten sonra..
Yarbayımız çıkıp “Geçen sene, kardeşimin cenaze töreninde sarfettiğim, PKK ve FETÖ’cülerin sevinmesine ve istismarına sebep olan konuşmam sebebi ile özür diliyorum. Cumhurbaşkanımızdan ve AK Partililerden binlerce defa af diliyorum” demesi gerekmez miydi?
“Bu hain PKK’lılar, kalleşliklerinden dolayı çözüm sürecini bitirmişler. Tayyip Erdoğan’a binlerce defa teşekkür ediyoruz. Çözüm süreci içinde aylarca kan dökülmeden, büyük bir sabırla, ülkemizi yönettiler.. Ama bu hainoğlu hain PKK’lılar.. O arada bombalar hazırlamışlar. TSK’nın birer neferi olarak, ben de, şehid olan kardeşim de.. Binlerce subay da.. Binlerce polis de.. Bu yığınakları görememiş. Cumhurbaşkanımıza bildirememiş. Belki de içimizdeki FETÖ’cüler yüzünden bu aymazlık gerçekleşmiş.. Özür, binlerce defa özür” demesi gerekmez miydi?
Gerekirdi..
O ne diyor?
Sürekli saldırı.. Sürekli hakaret..
Ve son kararname ile TSK’dan ihraç edilince de, hakaretlerin dozunu tekrar artırarak yeni saldırılar..
Ne diyelim?
Yaşadığımız süreç, onu haklı çıkarsaydı, biz ondan özür dilerdik..
Süreç bizi haklı çıkardı..
Ama o, özür dilemedi..
İhraç kararına da şimdi, itiraza hakkı olmasa gerek!







