--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Barokart diyor ki: “Yükleniyor, lütfen bekleyiniz!”

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Baro başkanları ile Cumhurbaşkanı arasındaki söz düellosunu ibretle izliyoruz.

% 67 oyla seçildiğini söylüyor İstanbul Baro Başkanı..

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın % 52 ile seçilmesine kıyas yaparak.

“Sen % 52’yi temsil ediyorsan. Ben de avukatların % 67’sini temsil ediyorum” demeye getiriyor.

Getiriyor da..

“Sen nasıl ceza hukuku profesörü oldun? Sen nasıl hukuk fakültesini bitirdin” sorusunu da hakediyor.

Elma ile armut, birbirine karıştırılıyor..

Olay basit..

Cumhurbaşkanı, tüm Türkiye’nin % 52’sinin oyunu aldı..

Türkiye’nin Cumhurbaşkanı oldu.

Yani..

Baro hakkında da söz söyleme.. Mahkeme hakkında da söz söyleme.. Güvenlik hakkında da söz söyleme.. Ekonomi hakkında da söz söyleme.. Bütçe hakkında da söz söyleme.. Futbol hakkında da söz söyleme. Eğitim için de söz söyleme.. Kısacası her konuda gerektiği kadar söz söyleme yetkisini aldı..

Peki baro seçimlerinde % 67 oy alan ne yetkisi aldı?

Avukatların mesleki kuruluşunu yönetme yetkisi.

Yetki bununla sınırlı..

O zaman ne diye, haddinizi aşan laflar edersiniz.. Ne diye boyunuzdan büyük konularla meşgul olursunuz!..

Baronuzla ilgilenin.. Baronuzu idare edin..

Gerisini, tüm halkın % 52’sinin oyunu alanlara bırakın..

•

Soyut/genel eleştirimi, somutlaştırayım.

Hukukçular bilirler..

Bu “vıdı vıdı” eden baro başkanları var ya..

Başlarındaki Barolar Birliği Başkanı var ya..

Bunların icraatlarını, küçük bir örnekle aktarayım..

Yüzlerinin kızaracağını hiç sanmıyorum ama.. Not olarak kaydedin yeter..

AK Parti iktidarı..

2002’den sonra.. Yargıda devasa bir projeyi hayata geçirdi..

UYAP dediğimiz sistemle, artık tüm dosyalar, internet ortamında.. Elinizin altına geldi.

İnternette basıyorsunuz tuşa..

Yetkiniz altındaki bir dosya ise..

Adliyeye gitmeden. Kalemdekilerin kaprislerini çekmeden.. Masanızdaki bilgisayar ekranından tüm dosyayı görebiliyorsunuz..

Oturduğunuz yerden dava açabiliyor..

Temyiz dilekçesi verebiliyorsunuz..

“Trafik”miş.. “Mesai saatinde adliyeye yetişebilecek miyiz kaygısı” imiş.. “Vezne kapandı mı acaba derdi” imiş.

Hepsi tarih oldu..

Büronuzda, kartınızla harcı da ödüyorsunuz, işlemlerinizi de yapıyorsunuz.

Önceki iktidarlar olsa.. Böyle bir hizmet için.. Önce 40 yıl seçim meydanlarında bağırırlardı: “Yapacağız.. Edeceğiz!”  

Sonraki 50-60 yılda da, ancak hayata geçirebilirlerdi..

Oysa AK Parti, bunun tamamını, 7-8 senede hayata geçirdi..

Tıkır tıkır işliyor.

Diyeceksiniz ki, “İktidar propagandası yapmayı bırak, baroya gel..”

İşte geliyorum.

Bu devasa projenin yanında..

Gönül arzu ederdi ki, barolar da bu gelişmelere, bu hıza ayak uydursun..

Haklarını hepten de yemeyelim..

Şöyle bir ara sıra.. Kafayı çıkartıyorlar ama.

Hepsi o kadar.

UYAP ile paralel olarak, Barolar Birliği’nin avukatlara verdiği bir UBAP hizmeti vardı.

Adliyelerdeki dosya bilgilerine, mobil imza, e-imza, e-devlet şifresi yollarının yanı sıra, bir de Barolar Birliği’nin projesi olarak UBAP ile ulaşmak mümkündü.

6 aydır, bu sistem kapandı.

Hayır, hizmetten kaldırılsa, eyvallah diyeceğim.

“Nasıl olsa diğer yollarla zaten aynı iş yapılıyor, bir de UBAP’a ne gerek var” diyeceğim.

Ama Barolar Birliği’nin sitesinde, UBAP diye bir bölüm halen duruyor.. 

Ama çalışmıyor.

“Server Error in ‘/’ Application.” diyor. Altında da, “The resource cannot be found” ile devam ediyor.

Yani? Yanisi şu: “Server uygulamada hata verdi.. Kaynak bulunamadı” diyor..

Bir gün iki gün değil. Tam 6 aydır bu böyle..

Eminim, Barolar Birliği yetkilileri, sitelerindeki uygulamanın çalışmadığının bile farkında değiller..

Çünkü kendileri, asli işleri ile değil.. Boylarından büyük, devlet siyaseti ile uğraşıyorlar..

•

Sadece o mu? Hayır.

Avukatlara verdikleri Barokart diye bir hizmet var..

Onun üzerinden internetten dosyalarınıza yapacağınız masrafları yatırabiliyorsunuz..

Bu kart ile birlikte 4 yıl önce avukatlara bir hizmet sunmuşlar. Corpus isimli, Yargıtay kararlarını avukatlara para ile satan özel şirketle anlaşıp.. Yargıtay kararlarını ucuz fiyata satmaya aracılık etmişler..

Yargıtay kararının para ile satılması kötü de.. 

“Ne yapalım, bilgiye ulaşıyoruz” diye, yine de seviniyorsunuz.

Fakat ilgili bölümde, dün itibari ile tekrar girip baktım.. Ne yazıyor biliyor musunuz. Aynen şu: “Son katılım: 31.12.2011 cumartesi.. (...) aylık 11 TL’ye kullanabilmek için tıklayınız.”

 Tıklıyorum.. Ne çıkıyor karşıma? 

Şu: “.. aramızdaki anlaşma bitmiştir.”

Bir başka ekrana gidiyorum. Orda da karşıma şu çıkıyor: “.. Teknik çalışmalar nedeniyle geçici olarak hizmet veremiyoruz. Durumdan dolayı özür dileriz. İlginiz için teşekkür ederiz.”

Ben teşekkür ederim, efendim!

Bir başka sayfaya gitmek istiyorum. “Yükleniyor lütfen bekleyiniz” diyor..

Bekliyorum.. Arada bir haberlere bakayım diyorum. O pencereyi açık bırakıyorum.. Sonra o haber, bu haber derken.. 2-3 saat sonra dönüyorum.. Aynı pencere duruyor: “Yükleniyor, lütfen bekleyiniz.”

•

Şimdi söyler misiniz.. Siz % 67 oy ile kazansanız ne yazar.. Yüzde yüz ile kazansanız ne yazar. Kapasiteniz bu işte.. 

Son güncellemeniz 4 yıl öncesi.. Eleştirdiğiniz Cumhurbaşkanı’nın hayata geçirdiği UYAP ise, yılda 500 milyona yakın evrak ile her an yenileniyor, her an taze kalıyor..

Şimdi ben size, daha ne diyeyim ki!

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle