--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Balyoz’daki karar, Hizb-ut Tahrir’de niye verilmedi?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Bugün Balyoz davası yeniden başlıyor..

Anayasa Mahkemesi, adil yargılama ilkesine aykırılık kararı vermişti..

Yerel mahkeme de, Aytaç Yalman ve Hilmi Özkök’ü dinleyerek karar vermek üzere, duruşma gününü belirledi.

İşte o duruşma bugün.

Tanıkların ne söleyerek, kararı değiştirebilecekleri konusunda eleştirilerimi belirtmeden önce..

Bir çifte standarda dikkat çekelim..

Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi ne dedi?

“Niye iki tanığı dinlemedin?”

Bir gerekçe daha söyledi: “Niye teknik konularda bilirkişi incelemesi yaptırmadın?”

Bu gerekçelerle, onlarca kişiye verilen cezalar bozulmuş oldu..

Eyvallah..

Bozulsun..

Bozulsun da..

Bu sadece Balyozculara mühnasır da kalmasın..

Balyozcu generallerin b..’unda boncuk mu var?

Niye onlarda, “tanık” gerekçesi ile bile, “adil yargılanma”ya aykırılık tespit ediliyor da..

Hizbu-t Tahrir davasında aynı hassasiyet gösterilmiyor?..

Geçtiğimiz hafta haberini vermiştik..

Şimdi bu vesile ile, ben de tekraren hatırlatayım..

Hizbu-t Tahrir davasında 7.5 yıl hapis cezasına mahkum edilen makine mühendisi Bekir Kurtuluş’un açtığı davada, Anayasa Mahkemesi önce dosyayı 15 ay bekletti. 

Sonra da, 7 kişilik komisyona bile sevketmeye gerek görmeden, iki kişi ile verdiği kararda “Sorun yok” diyerek, davayı reddetti. 

Oysa Balyoz’daki gerekçelerden çok daha önemli ihlaller vardı, Bekir Kurtuluş davasında..

Ne gibi?

Kalın dosya içinde, çok sıradan bir ihlal gerekçesi söyleyeyim..

Siz de görün ki;

Türkiye bir yandan özgürlüklerde nerelere uçuyor.

Diğer yanda ise, dindar insanlara neler yaşatılıyor!..

Bekir Bey, Lübnan’da bir toplantıya katılmış. Legal bir toplantı.. Duyurusu yapılan, gizli saklı olmayan bir toplantı..

Özellikle belirteyim, silahlı bir toplantı da değil. Silahlı toplantı olmadığı gibi, silahlı mücadeleye çağrı da yok.

Buna rağmen, o toplantıya katılma, mahkumiyet gerekçeleri arasında yer alıyor..

Böyle karar olur mu?

Sanık dindar ise, olur..

Mahkeme, “Bu toplantıya onlarca kişi katılmış. Biz niye sadece Bekir Kurtuluş’u yargılıyoruz” dememiş.. 

Anayasa Mahkemesi’nin yüksek yargıçları da, bunda bir sorun görememiş!

Böyle vahim bir hukuka aykırılığa rağmen, 7.5 yıllık hapis cezasının infazına devam ediliyor..

Balyoz davasında, “iki tanık dinlenmeli idi” diyerek..

Ne diyeceği belli olmayan iki tanık gerekçe gösterilerek, onlarca kişinin aldığı ceza ortadan kaldırılırken.. Tahliyeler yapılırken..

Hizbu-t Tahrir davasında ise, “hukuka çok açık aykırılık” görmezden geliniyor..

•

Bu ikircikli tavrı dikkatinize sunduktan sonra..

Gelelim, Hilmi Özkök ve Aytaç Yalman’ın tanıklıklarına..

Balyoz’daki suçlama ne?

Darbe girişimi..

Gerçekten darbe için bir plan yapıldığı, onlarca delil ile tespit edilmiş..

Ve mahkumiyet kararı verilmiş..

Şimdi iki tanık dinleyip, onlarca kişiye verilen mahkumiyet kararının ortadan kaldırılmasının hesabı yapılıyor..

İş, iki tanığa bakıyor yani..

İki tanık gelip, “Biz Çetin Doğan’ı tanırız, iyi çocuktur” deyince..

Darbe girişimi yok olacak!

Veya “Çetin Paşa siyasetle hiç ilgilenmez. Siyasetten bahsedilmeye başlanılınca, hemen ordan ayrılır. O kadar yani.. Böyle hassas bir paşamız” denildiği an..

Cumhuriyet gazetesindeki “Genç subaylar rahatsız” manşeti atılmamış olacak. 

YAŞ toplantısında Başbakan Tayyip Erdoğan’a meydan okuduğu iddia edilen Çetin Doğan’ın haberi yaptırılmamış olacak. 

Öyle mi beyler?

İki tanık gelip, “İddialar hakkında bir şey diyemem” deyince.. 

Çetin Doğan’ın yaptıkları, temize mi çıkacak?

•

Hilmi Özkök, gelip ne diyecek?

Ne bekliyoruz, bir generalden, onlarca generalin yargılandığı davada..

“312 general davası için benden vekalet istediler. Vermedim diye, bana etmediklerini bırakmadılar” demesini mi bekliyorsunuz?

“Zehirlenme şüphesi karşısında, evimden yemek getiriyordum. O kadar netameli günlerdi” demesini mi bekliyorsunuz?

Ben şahsen, beklemiyorum..

“Olmuş-bitmiş” deyip, kapatılacak, darbe dosyası..

Darbeci generaller de, “Tanrı, Fetullah Gülen’den razı olsun” diyecekler..

“Cemaatin ele geçirdiği Anayasa Mahkemesi’nin kararı olmasaydı, biz ne yapardık” diyecekler..

“Yerel mahkemede cezalandırılmamız için çalışıldığı görüntüsü veren cemaatin Anayasa Mahkemesi’ndeki uzantıları, o kararı vermeseydi, halimiz ne olurdu” diyecekler..

“Tanrı, Gülen’den razı olsun” diyecekler..

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle