Bak sen! ‘Askeri lise öğrencileri serbest kalmalı’ imiş!
27 Mayıs darbesinde..
12 Eylül darbesinde..
28 Şubat darbesinde, toplumun bir kısmı darbecilerden yana, bir kısmı ise darbecilere karşı idi..
Nerede ise, halkın yarısı darbeden yana..
Diğer yarısı da darbeye karşı idi..
Sevindirici bir gelişme olarak belirtmeliyiz ki; ilk üç darbenin aksine.. 15 Temmuz darbesine, toplumun çok büyük bir çoğunluğu karşı çıktı..
İçten içe, “Keşke darbeciler başarılı olsa idi..” diyenler belki vardır ama..
Bunu yüksek sesle dillendiremiyorlar..
Bu dahi, sevindirici bir gelişme..
Ama, 27 Mayıs’ta, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta darbecilerden yana tavır alanlar, 15 Temmuz’a kayıtsız şartsız karşı çıkıyor da değiller..
“Darbe yanlısı” söylemlerini çaktırmadan tekrarlıyorlar..
Darbecilerin önümüzdeki günlerde yargılanması sırasında sık sık kullanacakları argümanları, şimdiden TV ekranlarından dillendiriyorlar.. Toplumu bu propagandaya hazırlıyorlar.
Mesela ne diyorlar?
“TSK’nın yönetime el koyduğunu zannederek darbeye karışanları ayrı düşünmek zorundayız” diyorlar..
Ne demek bu?
“TSK’nın bir bütün olarak yönetime el koyması” başka imiş..
“TSK içinde bazı subayların yönetime el koyması” başka imiş..
Sanki “TSK’nın bütün olarak hareket ettiği ve yönetime el koyduğu darbe suç değilmiş” de, “bazı subayların yönetime el koyması suçmuş” gibi konuşuyorlar..
Hemen belirtelim..
Darbe; TSK’nın tümü de karışmış olsa..
Bir kısmı da karışmış olsa..
Suçtur..
•
Tek merkezden pompalanan bir başka propagandaya göre, aynı hedefi gözeten ikinci söylem de şu:
“Darbe girişimine katılanlardan bazılarının, ‘emir komuta zinciri içinde hareket edildiği’ni zannederek yanıltıldıkları görülüyor. Bu yanıltılanların durumu farklı değerlendirilmeli.”
Bu söyleme de çok dikkat etmek gerekir.
TSK; emir komuta zinciri içinde de meşru hükümeti devirmeye kalkışsa da, yapılan suçtur.
Emir komuta zincirine riayet edilmeden hükümet devrilmeye çalışılsa da, o da suçtur..
•
Darbeyi mazur gösteren benzeri tehlikeli bir söylem de şu:
“ ‘Genelkurmay Başkanı’nın emri’ dediler. Biz de buna inandık. Genelkurmay Başkanı’nın esir alındığını bilse idik, darbe girişimine katılmazdık. Darbeden habersiz insanlar, darbeden sorumlu tutulamazlar.”
Bu söylemde de, Genelkurmay Başkanı’nın katıldığı darbelerin meşru olduğu, Genelkurmay Başkanı katılmadığı takdirde, darbenin gayri meşru olacağı şeklinde bir algı operasyonu var..
Hatırlatalım: Genelkurmay Başkanı katılsa da, katılmasa da.. Meşru hükümeti sandık dışında düşüren her girişim illegaldir, hukuk dışıdır, darbedir..
Bu gerçeği, tavizsiz şekilde kabul etmeli ve dillendirmeliyiz.
•
Bu söylemler, hem 15 Temmuz’un faili olan darbecilerin bir kısmını kurtarma amacını taşıyor.
Hem de..
Bundan sonra (Allah korusun) yapılacak bir darbede, hangi şartlara uyulursa, destekleneceğinin işaretleri veriliyor..
Yani denilmek isteniyor ki:
“Genelkurmay Başkanı katılırsa.. Emir komuta zinciri içinde yapılmasına dikkat edilirse.. TSK’nın bütün olarak hareket ettiği bir girişimle yönetime el konulursa..
Bu; suç olmaz..
Bu yönetime el koyma işlemi, darbe olmaz!”
Darbecilerin bu kirli propagandalarına karşı uyanık olmalıyız..
Önümüzdeki günlerde başlayacak olan yargılama sırasında bunu dillendirmek isteyenlere fırsat vermemeliyiz..
•
“Ali bey.. Sen de çok pimpiriklisin” demeyin..
Unutmayın..
Bu ülkede, 27 Mayıs darbesi..
Yıllarca..
“Hürriyet ve Anayasa Bayramı” olarak kutlandı.
Yani meşru hükümetin eşkıyalık yapılarak devrildiği meşum gün, bayram ilan edildi.. Bayram olarak kutlandı..
12 Eylül, daha yakın tarihe kadar.. Bir çok sözde aydın tarafından.. “Kardeş kavgasını önleyen, askerin zorunlu olarak yaptığı bir görev” olarak tanımlandı.
28 Şubat darbesi, medyanın büyük çoğunluğu, siyasetçilerin yarısı tarafından “Anayasal zorunluluk” olarak, “Askerin asli görevi” olarak takdim edildi..
Dolayısı ile..
Özellikle solak kesimin.. 15 Temmuz’a karşı çıkışlarını yanlış yorumlamayalım..
Aldanmayalım..
•
Bu söylemlerin pratikteki örneğini de hatırlatayım..
TV ekranlarında, her gün ifade ediliyor..
“Askeri lise öğrencilerini kandırmışlar. ‘Tatbikat var’ demişler. Aldatarak halkın karşısına çıkartmışlar.. Onlar derhal serbest bırakılmalı.”
Vay vay vay..
Tabii ki kimsenin tutuklu kalmasından sevinecek değilim.
Ama “Kandırmışlar” diyerek..
Halka karşı silah kullananları masum göstermeye kalkarsanız..
Darbeci olarak cezalandıracağınız kimseyi bulamazsınız..
Lise dışında, ne tatbikatı imiş?
Biraz kafalarını çalıştırsaydılar..
Eğer gerçekten kandırıldı iseler..
Halk ile karşı karşıya geldiklerinde niye tavırlarını değiştirmediler?
Yine uyanamadı iseler..
Biraz içerde yatsınlar..
Uyanırlar..
Bir daha da, böyle bir ihanete imza atmazlar!







