--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Aydın Doğan’ın “üçkağıdı”nı yazamayan gazeteci olabilir mi?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Bunlar gazeteci mi?

“MİT TIR’ında bakın ne vardı?” diyen Can Dündar..

Sen gazeteci misin?

Gazetene bak..

Türkiye’nin en büyük medya patronunun, halka açık şirketlerinden cebine milyonlar indirmekle suçlandığı davada Yargıtay Ceza Genel Kurulu karar veriyor..

Hem de 24’e 23 oyla karar çıkıyor.
Tartışmalı mı tartışmalı!..

Ama sen tek satırla haberi göremiyorsun.

Görmüyorsun..

Sonra “Gazeteciyim” diye geziniyorsun..

•

Sen A. Hakan..

“Herkesi eleştiririm, herkese istediğimi sorarım” diyorsun ya..

“Herkes” ifadesine, en yakınındaki insanlar, en yakın akrabaların dahil..

Yıllarca kanka oldukların bile dahil..

Ama sadece patronun hariç..

Önceki gün çıkan, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı, patronun Aydın Doğan için değil de..

AK Partili herhangi bir bakan hakkında olsaydı.. Bırakın bakanı, milletvekili hakkında olsaydı. Milletvekilini de bırakın, AK Parti ilçe teşkilatında çalışan bir çaycı hakkında olsaydı.

Kıyametleri koparırdın.. 

“Bu nasıl Müslümanlık”tan girer..

“Bu nasıl hukuk? Bir dava 6 sene sürer mi? Daha kaç yıl süreceği belirsiz bir ortamda, insanlarla alay edercesine, usûlden bozmalarla, vakit doldurulur mu? 6 senedir, dosyanın usûlünden, esasına geçemediniz mi, Yargıtay’cı beyler?” diye devam eder..

“Bu hırsızlık ya. Sen koskocaman medya devisin.. Utanmıyor musun, senin tirajının onda biri kadar satışı olan gazetelerden daha pahalıya gazete kağıdı almaya..” diye eleştirilerini zirveye çıkartır..

Ve en sonunda da, “Hani yurtdışındaki şirket başkasının şirketi olsa.. ‘Aydın Doğan’ın kafası çalışmıyor’ diyeceğim.. Ama öyle uyanık ki.. Yurtdışındaki şirketler de, zaten kendisinin, kendi ailesinin. Bu ne uyanıklık ya.. Bu ne şeytana pabucu ters giydirme ya!” diye noktayı koyardı..

Ama küçük yatırımcının cebinden vantuzlama işini kendi patronu yapınca..

“Görmedim, duymadım, bilmiyorum”u oynuyor..

•

Sen Vahap Munyar..

Ekonomiden anlar görünüyorsun.

Naylon şirketler..

İşçisi olmayan, yurtdışı firmalar..

Hayali işler..

Numaradan alım-satımlar..

“Benden sorulur” havası veriyorsun da..

İş patrona gelince..

“Ben bilmem” moduna geçiyorsun..

Niye ki?..

Gerçekten anlamıyor musun, şu SPK işlerinden.

Yurtdışında naylon şirket kurup, on liraya aldırılan kağıdı, sonra ülkeye 12 liraya getirme  numaralarından.

Gerçekten anlamaz mısın?

Yoksa..

Söz konusu olan, patronunuz Aydın Doğan olduğu için..

Sus pus mu oldunuz?

•

Sadece Aydın Doğan’nın yanındaki işçiler değil!

Elinin uzandığı tüm medya organlarında tam bir sessizlik hakim..

Son zamanların, yolsuzluk karşısında en kahraman gazetesi havası atan Zaman..

Tek kelime ile, milyon dolarlık vantuzdan tek satır bahsedememiş..

Neden ki acaba?

Aydın Doğan-Fetullah Gülen anlaşmasının içinde, “Zaman gazetesinde, Doğan aleyhine haberler çıkmayacak” eşantiyonu da mı vardı?

Yoksa eşantiyonun kaynağı, Fetullah Gülen’in ve Zaman’ın avukatı Hasan Günaydın’ın, Aydın Doğan’ın avukatlığını üstlenerek, aldığı vekalet ücreti görüntülü yüksek paralar mıydı?

Söyler misiniz..

Zaten kuşa çevrilen davanın, o hali ile bile haberini vermezken, hiç mi sızlamadı vicdanınız?

•

İşte bu soytarılığı görünce..

Tayyip Erdoğan’a güvenim daha da artıyor..

Erdoğan bunlar gibi menfaatçi olsa..

SPK’dan yetkililer gelip, “Bu davada soygun çok net. Çok kesin. Ama duyumlarımıza göre, avukatlar kanalı ile yargı bağlanmış.. Kendi lehlerine karar alacaklar!” denildiğinde..

Ne diye, Adalet Bakanı’nı arasın?

“Benim işim başımı açmış.. Sizin davanızı da ben mi takip edeceğim..” der, geçiştirirdi konuyu..

Yapmamış.

Küçük yatırımcının kör kuruşunu takip etmek için..

Adalet Bakanı’nı aramış..

“Ne oluyor, dava takipsiz kalmasın” diyor..

Ardından bir daha arıyor, “Ne oldu, adam beraat etmiş bile” diyor..

Heey hergelesinden, Özkök’üne kadar..

Ekrem Dumanlı’sından, Mehmet Kamış’ına kadar..

Hepinize sesleniyorum.

Yolsuzluğa bu kadar duyarlı bir Başbakan’a karşı çıkarken..

Ona suçlamalar yöneltirken..

Eğer samimi idiyseniz..

Niye yazamadınız, Aydın Doğan’ın yolsuzluğunu?

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki suntadan masayı bile manşet yaptınız da, niye göremediniz, Aydın Doğan hakkındaki Ceza Genel Kurulu kararını?

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle