Ankara’daki PKK’yı al, vur Beyoğlu’ndaki DAEŞ’e!
Dünkü Beyoğlu patlamasının hemen ardından..
Daha iki-üç saat geçmemişti ki..
PKK hemen açıklama yapmış.
“Taksim’deki (Beyoğlu’ndaki) patlamayı kınıyoruz!”
Anlaşılan ellerindeki listeye bakmışlar..
“Biz şurda şurda bomba patlatmayı planlamıştık. Beyoğlu listemizde yok. O zaman bu bizim işimiz değil. Hemen kınayalım” demişler..
Şimdi bu hainlere ne diyelim?..
“Terörist oğlu terörist. Beyoğlu’ndaki patlamayı kınasan ne olur, kınamasan ne olur” demeyelim mi?
“Beyoğlu’ndaki patlamayı kınayınca.. Ankara’daki patlamalardan sorumluluğunu ortadan kaldıracağını mı sanıyorsun, hain oğlu hain” demeyelim mi?
PKK öldürmüş 29 kişiyi.
Ardından 37 kişiyi..
Terörist kardeşi DAEŞ de, öldürmüş 5 kişiyi..
Var mı birbirinizden farkınız?
Senin de malzemen bomba..
Onun da malzemesi bomba..
Sen de insan öldürerek kaos çıkartmaya çalışıyorsun.
Onlar da!
İkinizin de malzemesi, insan kanı..
•
Her şeye rağmen..
Bu hainlere de bir açık kapı bırakmak gerekir..
Soralım, dünkü patlamayı kınayan PKK’lılara: “İnsan öldürmeyi gerçekten kınıyor musunuz?”
“Evet” diyebiliyorlarsa..
Fırsat ellerinde..
Bıraksınlar silahlarını..
Öldürmesinler artık, polisi de, askeri de, sivili de..
Biz de diyelim ki, “Yolun neresinden dönerlerse, fayda faydadır.”
Ama Beyoğlu’ndaki patlamayı kınarken.
Aynı saatlerde..
Siz Nusaybin’de askeri, polisi şehit etmeye devam ediyorsanız..
Ki; dün bir asker ve bir polisimizi şehit ettiniz..
Ankara’da patlattığınız bombadan yaralananların bir kısmı halen hastanelerde tedavi görmeye devam ediyorsa..
Ve siz bu vahşetlere son vereceğinizi hâlâ ilan etmemiş iseniz..
“Son verdik. ‘Barış’ı gerçekten istiyoruz. Ve silahı bırakıyoruz” dememiş iseniz..
Bu durumda, kim inanır sizin, Beyoğlu’ndaki ölümleri kınadığınıza?..
Sonuçta hedefiniz “Kaos..”
“Kaos” çıksın da, kim çıkartırsa çıkartsın.
Hangi sebeple çıkarsa çıksın..
Hele hele..
Kimsenin, kaos çıkartana madalya verecek hali de olmadığına göre.
Kaos’un nemaları, kendiliğinden ve kimin çıkarttığına bakılmaksızın toplanacağına göre..
“Kaos’u sen mi çıkarttın. Ben mi çıkarttım” kavgası yapmanıza da gerek yok..
“Ben patlattım. Yok sen patlattın” tartışmasına girmenize de gerek yok.
“Biz ‘terör’ün ikiz kardeşleriyiz” deyin..
Patlattığınız bombanın “kaos” ortamına sağladığı katkının zevkini tadın!..
Ankara’da PKK’nın patlattığına, DAEŞ sevinsin..
Beyoğlu’nda DAEŞ’in patlattığına, PKK sevinsin!
•
Failin geçmişi de..
Aynen “terör”ün derin-karanlık yapısı gereği.
Hayli “derin”, hayli “karanlık..”
Dünkü patlamanın faili terörist, önce DHKP-C’li olmuş..
Sonra DAEŞ’li.
Biri Hanya, biri Konya..
Ama nasıl oluyorsa, aynı bedende birleşiyor..
Hatırlayın..
Kobani’de de aynısı olmamış mıydı?
“Yetiş Türkiye Cumhuriyeti.. Kürt kasabası olan Kobani’yi DAEŞ işgal ediyor. Katliam var” demişlerdi!.
Türkiye’den gençleri aldatıp, Kobani’ye götürmüşlerdi!..
DAEŞ, Kobani’ye girdi çıktı..
Fakat Kobani bahanesi ile..
Türkiye’yi karıştırdılar. 6-8 Ekim olaylarında, 50 Kürt vatandaşımızın kanına girdiler..
Bununla eş zamanlı olarak..
Kobani’ye savunma amaçlı olarak götürdüklerini söyledikleri gençlere, “Fırsat bu fırsat” deyip..
Bomba eğitimi verdiler...
Sonra da Türkiye’ye saldılar..
Kobani’de eğitim verdikleri PKK’lılardan birisi Ankara Merasim Sokak’ta kendisini patlattı: 29 ölü..
İkincisi Kızılay’da kendisini patlattı: 37 ölü..
Kobani’yi işgal ettiği söylenen DAEŞ’e sıra gelince..
O da bağlısı olan teröristi, Beyoğlu’na gönderdi.. Onun patlattığı bomba ile de, 5 kişi öldü..
Ne farkları var şimdi, bunların birbirlerinden?
Bence hiçbir farkları yok..
Al birini, vur ötekine.
Bu; diğerinin ikiz kardeşi..
Diğeri bunun, can yoldaşı!
Birbirlerine hayat veriyorlar.. Kaos için, ittifak yapıyorlar..
•
Dünkü patlamadan sonra dahi..
PKK’nın uzantısı HDP, “dediğim dedik, çaldığım düdük” tavrından vazgeçmedi..
Nevruz’u gerekçe gösterip, ülkeyi “acaba” endişesine sevketmeyi sürdürdü.
Oysa..
Selahattin Demirtaş’ın, istismar amaçlı gittiği Cuma namazında “samimi olduğu”na bir anlığına inanalım.
Soralım:
“Nevruz’un kutlanmasına ilişkin, Allah’ın bir emri mi var?”
Ki; Nevruz için, bu kadar ısrar ediyorlar.
DAEŞ’in provokasyon amaçlı saldırısı gündemde..
PKK’nın, mağduriyet görüntüsü elde etme, kaos çıkartmak için bomba patlatması ihtimali gündemde..
Ama HDP ısrarcı: “Nevruz’u kutlayacağız.”
Müslümansalar, Allah’ın “Nevruz’u kutlayın” diye kesin bir emri olmadığı için..
Sosyalist iseler..
“Nevruz’un mutlaka ve mutlaka kutlanması” diye bir “dogma”ya inanmamaları gerektiği için..
Patlamaların yaşanma ihtimali olan bir gösteriyi, iptal etmeleri gerekmez mi?
Gerekir de..
Nerde o “barış” isteği. Nerde o sağduyu?







