Anayasa Mahkemesi’nin hangi üyesi, çakallara rant kazandırıyor?
Anayasa Mahkemesi’nin dershanelerle ilgili kararından bir şey anladınız mı?
Açık söyleyeyim, ben anlamadım.
“Dershanelerin kapatılması kararı iptal edilmiş”miş!
Eeee?
Dershaneler açılacak mı yani?
Milli Eğitim Bakanı açıklama yapıyor: “Bitti o iş!”
Paralel ekip, Anayasa Mahkemesi’nin eski başkanına açıklama yaptırıyor: “Kanuna gerek yok zaten, dershaneler artık serbest!”
Böyle bir flu ortamdan kim yararlanır?
Çakallar..
Çakallara zemini kim hazırladı?
Anayasa Mahkemesi!
••
Oysa Anayasa’nın 153. maddesi çok açık..
İtiraz etmesinler diye, Anayasa Mahkemesi’nin resmi internet sitesinde alıntılıyorum, o maddeyi..
Olur ya..
Nokta farklı bir yere konulmuştur, ordan belki değişik bir netice çıkartmıştırlar..
Buyrun, noktasına kadar her şeyi ile, Anayasa Mahkemesi’nden “kes-yapıştır” usulü ile aldığım 153. madde:
“MADDE 153. Anayasa Mahkemesi’nin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.”
Anayasa yetmemiş.
Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66/5 maddesine de ayrıca yazmışlar: “Mahkeme kararları gerekçeli olarak yazılır. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.”
Peki; bir haftadır tartıştığımız deshane ile ilgili iptal kararının gerekçesi yazıldı mı?
Hayır.
Gerekçe yazılmadı ise, iptal kararı niye açıklandı?
“Biz açıklamadık” diyecek Anayasa Mahkemesi..
Cinler, periler mi açıkladı?
Üyelerinizden birisi veya birkaçı.. Boşboğazlık edip ona buna söyledi.
Veya içinizdeki paralellerden birisi, “Müjdemi isterim, müjdemi isterim” diye Pensilvanya’ya yumurtladı..
Dolayısı ile, kamuoyu da, daha gerekçesi yazılmamış o kararı öğrenmiş oldu..
••
Anayasa’ya açıkça aykırı bir hukuksuzluk olduğuna göre..
Niye sessiz kalınıyor?
Failini ortaya çıkartmak çok mu zor?
Yooo, çok basit!
“Kimse kusura bakmasın” denilecek.
Anayasa Mahkemesi’nin 17 üyesinin telefonları.. Aradığı, arandığı numaralar ayrıntıları ile tespit edilecek..
Haberi ilk yapan gazeteci ile görüşen..
İlaveten, kararın gerekçelerini anlatan gazeteci ile görüşen üyeler kim ise...
Belgesi ile bulunacak...
İbret-i alem olsun diye, Anayasa Mahkemesi’nin önünde kazığa oturtulacak.
Pardon..
Kazık da nerden çıktı..
O üyenin mahkeme ile ilişiği kesilecek!
••
Kararın iptal yönünde olması, işime gelmediği için mi böyle yazıyorum.
Hayır..
Kanaatim o ki; dershaneler eski gücüne artık hiçbir zaman ulaşamayacak.
Anayasa Mahkemesi ister oy çokluğu ile iptal etsin.. İster oybirliği ile..
İster, “külliyen iptal” desin.
İster, “açık kapı bırakarak” iptal etsin..
İster kanuni düzenleme yapmak için süre versin.
İsterse, “Geçmişe dönük olarak iptal ettim”, hatta “Yok hükmündedir, kanun hiç yürürlüğe girmemiş sayılır” desin.
Dershaneler bence bitmiştir.
Önemli olan, hukukun katledilmemesidir..
Hukuku katledenler de, Anayasa Mahkemesi içindeki bir veya birkaç üyedir..
İtirazım da yüksek mahkemenin, o suç işleyen üyesi kim ise, onadır..
••
Peki, niye itirazımı bu kadar sert dillendiriyorum?
Çünkü arada, çakallar acayip rant devşiriyorlar..
Kimisi, “Ben içerden bilgi aldım.. Dershaneler kayıtsız, şartsız, tümü ile açılacak, serbest olacak” diyerek, elindeki dershaneyi ciddi bedellerle birilerine satıyor.
Belki yarın, bu bilgiye güvenerek dershaneyi devir alan, acayip kazıklandığını görünce, “Ah-vah” edecek..
Veya tam tersi olacak..
“Bakmayın siz ‘dershanelerin kapanmasının iptal edildiği’ açıklamasına.. Öyle bir gerekçe yazılacak ki.. Dershanelerin artık fiilen açılması hayal olacak” diyerek, kimilerinin dershanelerini “Sen yapamazsın ama, ben okula dönüştüreceğim” diyerek bedavaya alacak, sonrasında da farklı bir gerekçe ortaya çıkınca, piyangoyu vurmuş olacak..
Sadece “parasal” değil, “siyasal” ranta da zemin hazırlanıyor..
Kimileri, “Anayasa Mahkemesi kararı gereği, dershaneler yeniden açılacak. Ama bizimle koalisyon ortaklığı yaparsanız, kararı birlikte işlevsiz bırakabiliriz” diyerek, kirli pazarlıklara kapı açıyorlar..
••
Böyle flu bir ortamın doğmasına, niye fırsat veriliyor? Niye, birilerinin kolay yoldan para kazanmasına, siyasal rant devşirmesine fırsat veriliyor?..
Sebebi kim?
Dilini tutamayan mahkeme üyeleri..
İyi de.. Dilini tutamayan insanlar, nasıl yüksek mahkeme üyesi olabiliyor? Dilini tutamayanlar, niye hâlâ görevde tutuluyor?
Borsada, şirketlerin yöneticileri ile ilgili yasaklar vardır.. Görevi gereği, şirketlerle ilgili bilgi sahibi olanlar, borsada işlem yapamazlar, birilerine bilgi sızdıramazlar..
Aksine hareket edenler için, sık sık suç duyuruları yapılır..
Ama, borsa da dahil, tüm Türkiye’yi etkileyecek Anayasa Mahkemesi kararları için.. Aynı hassasiyet gösterilmiyor!
Niye ki?
Çakallara rant oluşturanlardan, niye hesap sorulmuyor ki?







