Aman Haşim Bey “da”lara dikkat!
DSP, SP ve BBP’nin, Anayasa Mahkemesi’ne müracaatları varmış..
“% 10 baraj sebebi ile seçilme hakkımız kısıtlanıyor” demişler..
Bireysel başvuru ile tazminat istiyorlarmış.
Şimdi bu dosyalar, karar aşamasında imiş..
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’a sorulmuş, “Genel Kurul bakacak” demiş.
“Genel Kurul karar verdiğinde, ‘seçimden 1 yıl önceki değişiklikler uygulanmaz’ kuralına takılır mı?” denilmiş..
“Karar hemen uygulanır” cevabı verilmiş.
Önceki gün tartışıldı.. Anayasa Mahkemesi o gün tık demedi.
Dün AK Parti’den sert bir açıklama gelince.. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç Bey hemen bir açıklama yaptı..
Üstü kapalı olarak, suçu gazeteciye attı..
Evet gazetecinin de suçu var ama..
Hukuki gerçeklere taban tabana ters o açıklamanın yayınlandığı gün yanlışları düzeltmeyen Başkan Haşim Kılıç’ın da suçu yok mu?
•
Olayın hukuki boyutuna gelecek olursak..
Bireysel başvuru ile, % 10 barajı iptal olur mu?
Hukuka bağlı kalırsanız, iptal olmaz.
Ama, “Ben yaptım, oldu” derseniz, iptal olur.
Nasıl mesela? 1998’deki gibi..
Refah Partisi’ni kapatmak için açılan davada. Kapatmayı kafalarına koyan yüksek yüksek hakimler bir baktılar ki, kanunda açık düzenleme var. Bir usûl kuralı. O usûl kuralına uyulmadan, dava açılmış. Dolayısı ile o kanun maddesi var iken, RP’yi kapatmak hiç mümkün değil!.
“Ne yapalım, ne yapalım?” diye düşünmüş-taşınmışlar.
Anayasa Mahkemesi, kendi kendisine.. Gizlice, kimsenin haberi olmadan bir dava açmış. “Davacı Anayasa Mahkemesi.. Kararı veren Anayasa Mahkemesi..” denilmiş..
Ve kanun maddesi iptal edilmiş.
Kimsenin haberi yok. Resmi Gazete’de yayınlanmış değil..
Bir hafta sonra..
RP’yi kapatma davası görüşülmüş. Gizli tutulan o iptal kararı sayesinde, usûl kuralını aştıkları inancı ile.. Anayasa’ya aykırı olarak, iptal kararını geriye de yürüterek.. 309 tane yanlışı bir dosyada toplayıp... “RP’nin kapatılmasına” karar verdiler..
Hukuka uymuş oldular mı? Hayır.
Ama yaptılar.
Bunun benzerini tekrarlamaya kalkarlarsa, olur mu? Olabilir..
Ama Türkiye’nin 1998 Türkiye’si olmadığını, yanlış yapanlardan artık, yüksek hakim de olsa hesap sorulma ihtimalinin olduğunu da, kendilerine hatırlatalım..
Ve geçelim..
•
Son milletvekili seçimi ne zamandı?
2011 yılında.
Bireysel başvuruyu yapanlar, “Biz 2011 milletvekili seçimlerinde, % 10 barajı sebebi ile hiçbir adayımız milletvekili seçilemedi” demiş olmalılar.
İyi de.. 2011 yılındaki olaylar, bireysel başvurunun konusuna, “zaman” olarak girmiyor ki.. 23 Eylül 2012’den sonraki mağduriyetler için bireysel başvuru imkanı var.
Dolayısıyla, o bireysel başvuruların süre yönünden reddi gerekir.
Derseniz ki, “2014’te bir seçim yaptık ya”..
“2014’teki, belediye seçimi idi ve baraj da yoktu” hatırlatmasını yapayım.
Bilmem anlatabildim mi?
•
Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş kanununda, “kanunlara karşı bireysel başvuru yapılamayacağı” da yazılı. Bu açıdan da, kanunu iptal etme imkanı yok.
Ama dedik ya.. Gözleri kararanlar.. Şantaja boyun eğenler. Herşeyi yapabilir..
•
17 kişilik Genel Kurul’un konuyu incelemesi normal mi? O da kanuna aykırı.
Genel Kurul, bireysel müracaatlarda, ancak içtihat farklılığı olduğu takdirde devreye girer. İçtihat farklılığı oluşmadan, hiçbir bireysel müracaat hakkında, Genel Kurul görüşme yapamaz! 7 kişilik komisyon incelemeyi yapar..
Ama bunlar komisyonu atlayıp, Genel Kurul’a getiriyorlar.. Yani suç işliyorlar..
Ha sokakta adam öldürmüşsünüz. Ha da böyle kanun çiğnemişsiniz, farketmez.
Her cinayetin önüne fiilen geçemediğiniz gibi, bunun da önüne fiilen geçememe ihtimali olabilir.
Yapacağınız şey, katili cezalandırdığınız gibi, kanunu çiğneyen, Genel Kurul toplantısını yapan ve o toplantıya katılanları cezalandırmaktır.
Bunun da sorumluluğu, TBMM’ye düşmektedir. Yaparsınız düzenlemeyi..
Kanuna aykırı uygulamalar sebebi ile, yargılamanın nasıl yapılacağını yazarsınız kanuna..
Bakın bakalım, piyangodan çıkar gibi, böyle absürt kararlar alabiliyorlar mı, bu kararları almak için zemin hazırlayan saçma sapan laflar edebiliyorlar mı?
•
Kaldı ki..
Bireysel davanın sonunda, ne karar verilir?
“Hak ihlal edilmiştir. Düzeltilsin, tazminat ödensin..”
“Kanun'un iptaline” denir mi? Denmez..
O zaman nereden çıktı, “2015 seçimlerinde hemen uygulanır” lafı..
Pensilvanya’ya biat yemini eden medya patronunun maaşlı elemanı olan yazarın işkembesinden..
•
Dün Anayasa Mahkemesi bir açıklama yaptı.. İçerik yanlışları bir kenara..
Yazım hatalarını hatırlatalım.
Ne kadar bocaladıklarını siz de görün:
“Antalya da düzenlendiği” ve “Genel Kurul’un da görüşülmesini” ifadelerinde “da” ayrı yazılmaz, Sayın Anayasa Mahkemesi Başkanı!
Aman dikkat.. “Da”nın ne zaman ayrı, ne zaman bitişik yazıldığını bilmeyenler, ilkokula geri gönderilirler!
Tamam mı Haşim Bey..







