--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ağaç bahanesi ile her yıl 6 milyar havaya uçuyor!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Danışmanı Prof.Dr. Mustafa Ilıcalı açıklamış: 

“İstanbul’da trafik sıkışıklığının yıllık maliyeti, 6 milyar lira!”

Bu maliyet sadece maddi zarar mıdır, yoksa içinde, “kaybedilen zaman” sebebi ile uğranılan zararlar da var mıdır, bilmiyorum.

Biz varsayalım, cebimizden çıkan maddi değerler ile birlikte, kaybettiğimiz zaman da dikkate alınarak yapılmış bir hesaplamadır bu!.

Yani İstanbul’daki trafik sıkışıklığının, insanımıza verdiği her türlü zararın toplamının 6 milyar olduğunu kabul edelim..

Ne büyük bir rakam..

Değil mi?

Kaç tane Cumhurbaşkanlığı Sarayı yaparız, bu para ile?

4 tane birden.

Hem de, sadece bir yılda..

Gelecek yıl dört tane daha.

Sonraki yıl dört tane daha..

“Ne diyon ya sen.. O kadar Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı ne yapacağız” mı diyorsunuz..

6 milyarlar uçup gidiyor..

Uçup giden parayı ne yapıyoruz ki?

Her yıl dört tane Cumhurbaşkanlığı Sarayı yaparsak, garibanlardan üç-beş kişiyi o sarayda yatırırız.

Fena mı olur yani?

•

Benzin kuyrukları olduğu dönemde, Başbakanlık koltuğunda oturan Demirel’in, “Benzin vardı da, biz mi içtik” türünden bir eda ile..

“Trafik sıkışıklığını siz önleyecektiniz de, biz mi engel oluyoruz” diyenler çıkacak..

Cevabım hazır: “Evet engel oluyorsunuz!”

Nasıl?

3. Köprü yapılacak..

“Köprü istemiyoruz!” gösterileri..

Dava açmalar.

Yürütmeyi durdurma kararı istemeler..

Ne oluyormuş, 3. Köprü yapılınca?

Ağaçlar kesiliyormuş!

Üç tane ağaç kesilecek, diye, adamların havaya uçurdukları milyarlara bakın!

Oysa..

Yap 3. Köprü’yü...

Her yıl havaya uçurulan 6 milyarın en az 3 milyarı, bu sebeple cebimizde kalsın..

Sonrasında da, o cebimizde kalan 3 milyar ile, istediğin yeri istediğin gibi ağaçlandır..

İstediğin yeri istimlak edip, istediğin gibi parka çevir!

Ama bu “Geziciler”de bu kafa nerde?

Kurgulanmışlar, “İstemezük” diye..

Hangi icraatı görseler, gözleri kapalı, “İstemezük” diyorlar..

•

Olaya dolaylı açıdan etkileşimleri de dikkate alarak bakarsak..

“İstemezükçü”lerin ne kadar derin bir kuyuda olduklarını, çok daha net görürüz.

Varsayalım 3. Köprü’nün yapılmamasını isteyenlere kulak vermiş olalım. 

Bu durumda..

Trafik sıkışıklığı devam edeceğinden..

O sıkışıklık sebebi ile havayı kirlettiğimizden.. 

O “kesilmemesini istediğimiz ağaçlar”ın insan sağlığı için verdiği olumlu faydayı da, geri almış olmayacak mıyız?

Tam bir kısır döngü..

Ağaçları kesmeyelim diye.. (Kesmeye gerek yok zaten. Çıkart, başka bir alana tekrar dik.)

Ağaçların verdiği temiz havayı..

Trafik sıkışıklığındaki araçların havayı zehirlemesi ile..

Tekrar kirletiyoruz..

O zaman biz bu işten ne anladık..

Ağaçlar yerinde duruyor ama..

Bize bir faydası olmuyor ki..

•

Olayın bir de..

Şuraya köprü..

Buraya geçit..

Oraya yol yapamadığımız için yaşadığımız trafik sıkışıklığının sonucu olarak..

Havamızı zehirlemekte kullandığımız(!) “petrol”ün ithal bir ürün olduğu gerçeği var..

Ağaçları kesmeyelim diye..

Daha fazla petrol harcayıp..

Dışarıya para yolluyoruz..

Ve bunu, entel-dantel çok bilmişlerin yüzünden yapıyoruz..

Gidin idare mahkemelerine..

Gidin Danıştay koridorlarına..

Yüzlerce bu yönde dava var..

“3. Köprü yapılmasın..”

“O noktada üst geçit yapılmasın!”

“Bu bölgede o kadar geniş yola gerek yok..”

Bu gerekçelerle açılan davalar sonucunda. 

Kendi elimizle..

Hem cebimizden para çıkmasına sebep oluyoruz.

Hem de zehirleniyoruz..

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle