Adalete bakın: Onlara ‘sövmek’ serbest.. Bize; ‘övmek’ mecburi!
Dün Ankara’da bir çalıştay düzenlenmiş.
Konusu, “Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunun Anayasa’ya aykırılığı ve çözüm önerileri çalıştayı” imiş.
Baktım, kim düzenlemiş diye..
Ankara Barosu imiş, öncüsü..
İyi de..
Bu Ankara Barosu değil mi, Akit tv için, daha iki hafta önce suç duyurusunda bulunan.. “Bu televizyonu cezalandırın” diyen..
Sadece RTÜK’e değil..
Ayrıca savcılığa da şikayet dilekçesi veren..
Allahım sen aklımıza mukayyet ol..
Bu nasıl bir mantıktır?
Nasıl bir kafadır?.
“Adamlar o kadar özgürlükçü ki.. Yıllardır ceza kanunundaki bir ceza maddesinin, artık gereksiz olduğunu ileri sürerek kaldırılmasını istiyorlar” diyeceğim ama..
Kaldırılmasını istedikleri ceza kanunu maddesi, “Hayattaki Cumhurbaşkanı’na hakareti” düzenliyor..
Ama aynı adamlar..
1938’de ölen başka bir cumhurbaşkanına hakaret edilmesini ise..
Sadece kanunda durmamasını..
En şedit şekilde işlemesini..
Savcılıkların yapacakları soruşturmaların da yetmeyeceğini..
Ayrıca RTÜK’ün de frekans iptali dahil, kanalı kapatma dahil, tüm cezaları uygulaması gerektiğini söylüyorlar..
Güler misiniz, ağlar mısınız?
Söyle Ankara Barosu’nun, hukukçuları utandıran başkanı Hakan Canduran bey..
Bu ikircikli tavra, nasıl imza atabiliyorsun?
Ne ile izah ediyorsun?
•
Konuyu çaktınız tabii..
Ankara Baro Başkanı’nın, “Cezalandırın şu gazetecileri. Susturun şu televizyonu” diyerek suç duyurusu hazırladığı.. Yetmeyip, kamu kurumu niteliğindeki baronun internet sitesine koyduğu suç duyurusunda şikayet edilen konu, 10 Kasım’da Akit tv’deki haber..
Atatürk ile ilgili bir anlatım..
Katılırsınız, katılmazsınız.
Ama, suç duyurusu ne oluyor?
RTÜK’e müracaat etmek ne oluyor?
Nerde basın özgürlüğü?
Nerde düşünce hürriyeti?
Şunu söyleseler...
Yine itiraz etmeyeceğim.
“Atatürk’e de hakaret edilmez. Mevcut cumhurbaşkanına da”..
Ama böyle demiyorlar.
“Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret etmek niye suç olsun ki? Herkes istediğini cumhurbaşkanına söylemeli.. Aksi düzenleme, Anayasa’ya aykırıdır” diyorlar.. Çalıştay düzenliyorlar..
Ama sıra Atatürk’e gelince.
“Zinhar.. Atatürk’e tek söz söyleyemezsiniz.
Söyleyenin dilini kopartırız” diyorlar..
İşte bu, çifte standarttır beyler.
Kusura bakmayın, bu hukukçuluk değil, yanar dönerliktir.
•
Çalıştayı düzenleyen Baro çifte standartlı da..
Katılımcılar ne?
Baştan aşağıya..
Hepsi, ikircikli tavrın kral isimleri..
Mesela?
Yekta Güngör Özden..
Az mı çekmiştik, Anayasa Mahkemesi Başkanı olduğu dönemde, başörtü yasağı ile ilgili verdikleri kararı eleştirdiğimiz için.
Bu beyefendiye eleştiri yapamazsınız. Yaparsanız, hemen mahkemeye koşar..
Ama, aynı beyefendi.. Herkesin cumhurbaşkanına hakaret edebilmesi için..
“Cumhurbaşkanına hakaret suç olmamalı” der..
Çalıştaya katılan diğer isimler de, hep aynı mantıkta isimler..
Mesela, Ankara hakimi Mustafa Karadağ.
Bu beyefendi de..
Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak’ın eşi, Av. Zübeyde Kamalak’ı duruşmalara başörtülü olduğu için almayan bir hakim..
Hem de Danıştay kararına rağmen..
Bu despotça tavrını haber yaptığımız için..
Tazminat davası açtı..
Ceza davaları açılması için suç duyurusu üzerine suç duyurusunda bulundu..
Hani nerde basın hürriyeti?
Basın hürriyeti,sizin sövmeniz için mi?
Bizim eleştirilerimize bile katlanamıyorsunuz da..
Kendiniz sövmek için, özgürlük mü istiyorsunuz?
•
Bekir Coşkun..
Tora Pekin.. Mahmut Tanal..
Bunlar da diğer katılımcılar..
Gerçekten tam tiyatro..
Bekir Coşkun, halkı en adice ifadelerle aşağılayan bir adam.
O da Akit’e ceza davası açmıştı..
Bir seçime girse, üç tane oy alamayacak bir adam. Burnundan kıl aldırmıyor.. Hemen mahkemeye koyuyor. Ama cumhurbaşkanına hakaretin serbest olmasını istiyor.
Tora Pekin.. Cumhuriyet yazarları lehine açtığı bir sürü dava var.. Kendilerine özgürlük.. Başkalarına cezaevi istiyorlar..
Mahmut Tanal’ı ise zaten tanıyorsunuz.
Bir ara öyle şaşırmıştı ki.. Akit’e, hem ceza davası için suç duyurusu yapıyor..
Yetinmiyor, bir de gidip Basın İlan Kurumu’na dilekçe verip, “Akit’in ilan-reklamlarını kesin” diyordu..
Şimdi..
Halkın % 52 oyu ile seçilen.. Halkın içinden çıkan bir cumhurbaşkanı var ya..
“Buna hakaret serbest olsun. Halkın seçtiği bu adamı, itibarsızlaştıralım” diyorlar..
Diyorlar ama..
Her geçen gün.. Halktan daha şiddetli bir tokat yiyorlar..
Ama akledemiyorlar!







