--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

ABD’deki teröristi getiremiyoruz da, buradaki sözcüleri için engel ne?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Tamam, Pensilvanya’daki Fetullah Gülen’in Türkiye’ye getirilip yargılanması çok önemli..

Birçok gizli faaliyetin deşifre edilmesi için, o adamın, Türkiye’ye getirilmesi gerekir.

Ama lütfen..

Bunların Türkiye’deki uzantıları hakkında geldiğimiz nokta neresidir?

Türkiye’deki önemli adamları soruşturuldu, yaptıkları kara propagandanın hesabı soruldu mu?

“Fetullah Gülen’in takibini bırakın” da demiyoruz.

Ama “Türkiye’deki uzantılarının da hakkından gelmemiz gerekir” diyoruz.

Somut örnek isteyeceksiniz.

Somut örnek işte..

Dünkü şarkıcı Atilla Taş derdest edildi..

Ama..

Kirli propagandanın en azılısını yapan Saygı Öztürk isimli adam, hâlâ görevini sürdürüyor..

Atilla Taş iki satır bir şey yazar..

10 kişiden 8’i zaten ciddiye almaz..

Ama..

“Şu emekli general ile görüştüm” diye söze giren..

“Halen görevde olan komutan diyor ki” diye yazıya başlayan Saygı Öztürk gibiler öyle mi?

Onun “yalancılığı”ndan ne kadar emin olsak bile..

“Şu general.. Bu muvazzaf komutan” süslemeleri ile çarpıtma bilgileri aktarınca..

Yine de, “Acaba” demekten, kendimi alamıyorum..

Dün yine “Acaba” dedim..

Araştırdım..

Önce kirli propagandanın ürünü olarak yazdığı palavrayı size aktarayım..

FETÖ ile ilgisi sebebi ile soruşturmaya konu olduklarını kendi sayfalarından ilan eden Sözcü’deki yazıda şu ifadeler yer alıyor:

“GATA ve askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na devri nedeniyle emir komuta ve teşkilat yapısı bozuldu, bu koşullarda çalışmayı uygun bulmayanlar ayrılmaya devam ediyor.”

Kendi palavrasına kimse inanmaz diye..

Hemen devamında ismini vermediği hayali bir komutana atıf yapıyor:

“Güneydoğu’da görevli bir komutan, ‘Şehit sayımızın artmasında, hastanelerin elden çıkması etkili oldu’ dedi.”

Yani denilmek istenilen şu: “Askeri hastaneler Sağlık Bakanlığı’na devredilince, terör saldırılarında yaralanan askerlerimiz iyi tedavi edilemiyor ve şehit sayısı artıyor..”

Hemen ardından, bir de emekli generalden görüş alınıyor..

Saygı Öztürk’ün ifadesi aynen şöyle:

“İnanamadım. Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) Başkanı emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş’a sordum. Şunları söyledi: ‘Van Asker Hastanesi’nin Sağlık Bakanlığı’na devri sonrasında, hastanede kaldırılan askerlerimizi zehirlemek isteyen, PKK’lı olduğu iddia edilen bir hemşire yakalandı. KHK’lerle Askeri Sağlık Teşkilatı yapısının ve emir komuta düzeninin bozulmasının Yüce Türk Milleti’nin hayatiyetini tehlikeye soktuğunu, Yüce Türk Milleti’ne bildirmek görevimdir.’ Yol yakınken, henüz sistem tam bozulmamışken, GATA ve askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na devrini öngören KHK, Genelkurmay Başkanlığı’nın da görüşü alınarak ele alınmalı.”

Şimdi..

Bu yalanların neresini düzeltelim?

Bu kirli propagandanın içine serpiştirilen iftiraları, nasıl deşifre edelim?

Madde madde anlatalım..

Birincisi, askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na fiilen devri, zaten 10 günlük bir olay..

10 günde, hangi istatistiki verileri elde ettiniz, hangi askeri hastanelerin bulunduğu yerlerdeki şehit sayısını analiz ettiniz de, böyle bir iddiada bulunuyorsunuz?

Daha önemlisi..

Herhangi bir askeri hastanede, hastaneye vardıktan sonra şehit olanları bulup incelediniz mi ki, böyle bir iftirada bulunuyorsunuz?

Bunlar bir yana..

“Genelkurmay’la yakın temasta olan” takdimi ile cilalanan Korgeneral Erdoğan Karakuş’un “Van Askeri Hastanesi” diye anlattığı olay da uyduruk..

Tutuklanan hemşirenin görev yaptığı hastane, askeri hastaneden Sağlık Bakanlığı’na devredilen bir hastane değil..

Tutuklanan; Yüzüncü Yıl Üniversitesine bağlı araştırma hastanesindeki bir hemşire..

Haydi hastanenin ismini karıştırdılar diyelim..

Ama tarih de tutmuyor..

PKK’lı olduğu gerekçesi hemşirenin tutuklanma tarihi 22 Ağustos.

Oysa askeri hastanelerin devir alınma tarihi ise, 26 Ağustos.

Dolayısı ile.

Hastane de tutmuyor.

Tarih de tutmuyor..

Kaldı ki..

Tarih tutsa..

Hastane tutsa..

Hemen iki üç günde..

PKK’lı hemşireyi, askeri hastaneye nakil mi yaptırdılar ki..

Hastane TSK’ya bağlı olunca, “PKK’lı hemşire barındırılmaz” diyelim..

“Hastane Sağlık Bakanlığı’na bağlandığında, PKK’lı hemşireler de sızabilir” diyelim..

•

Neresinden bakarsanız bakınız.

Kirli propaganda..

Askeri hastanelerin ellerinden çıkmasını istemiyorlar..

Her şeyi ellerinde tutmak istiyorlar..

Hani şunlara sorsak..

Saygı Öztürk’ün yanına..

Görevde olduğunu iddia ettiği komutanı da dizip..

Onun yanına da, emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş’u koyup..

Üçüne birden sorsak..

Askeri hastaneler TSK’da olduğunda siz her şeye hakim iseniz.. PKK’lı hemşire, kesinlikle hastanelere sızamaz ise... Affedersiniz ama, Genelkurmay Başkanı’nın yaverliğine bile, FETÖ’cüler nasıl sızmış?

350 generalin yarısı, nasıl FETÖ’cüler tarafından ele geçirilmiş de, siz uyanamamışsınız?

Söyle Saygı Öztürk..

Öyle embedded gazetecilik yapma..

Askeri vesayetin sürmesi için, kirli gazetecilik yapma..

Dürüst ol..

Yalan yazma!

Bir hatırlatma da devlet yetkililerine..

Saygı Öztürk’ü de, Erdoğan Karakuş’u da, bu yalanları sebebiyle derdest etmeyen devlet, Pensilvanya’dan Fetö’yü getirmekle boşuna uğraşmasın!

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle