--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

3 kadın.. 3 “Sevgi!”

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Dün Kadınlar Günü imiş.

Pek ilgim olmaz..

Ama o kadar çok konuşuldu, o kadar çok tartışıldı ki..

Ben de bugünkü konuyu, kadınlara ayırayım.

“Üç Sevgi”yi yazayım.

Birinci Sevgi: Sevgi Engin.

1990’lı yıllarda.. Dini hassasiyetleri olan bir ailenin İzmir’deki evine, polis baskını yapılmıştı.

“Radikal” suçlaması ile..

Evde gözaltına alınan başörtülü Sevgi Engin’e, kelepçe takılmış, nezarete götürülmüştü..

O kelepçeli eller, Akit’te günlerce haber olmuştu..

İçimizi burkan ise..

Kelepçeli ellerden ziyade...

Başörtülü bir hanımın evinde, gayrı ahlaki dergiler bulunduğu iftirası idi..

İftiranın; Zaman gazetesi aracılığı ile kamuoyuna duyurulması idi. 

Ve bu iftiranın, bugün “paralel polisler” diye tanımladığımız ekip tarafından organize edilmesi idi.

Paralel polisler..

Kendilerine göre radikal gördükleri bir ailenin evine baskın düzenliyorlar.

Gerçek anlamda suç aleti bulamadıkları için.

İtibarsızlaştırma amacı ile..

Malum iftirayı atıyorlar.

Şimdi o Sevgi Engin, nerdedir, o polislere hakkını helal etmiş midir, bilmiyorum.. 

Sıkıştığında “Binde birini bile tanımıyorum” diyerek kendinden emir alanları bile satan Fetullah Gülen’e hakkını helal etmiş midir, bilmiyorum.

Bildiğim, birinci Sevgi’nin, Gülen mağduru olduğu..

•

Gelelim ikinci Sevgi’ye.. 

İkinci Sevgi’yi, Samanyolu ekranlarından tanıdım: Sevgi Karyağdı..

Gülen’in emri ile, Başkurdistan’da açılan Türk okullarına; eşi ile birlikte, öğretmenlik için gitmiş.

Kendi ağzından söylüyor, “300-400 dolar maaş”la..

Yanlış anlamayın..

Şikayetçi olmak için değil..

Bu işi para için yapmadığını belirtmek için, verilen ücreti hatırlatıyor..

Sevgi Karyağdı, gittiği ülkedeki imkansızlıkları yaşamış.

O; hizmet diyarlarında mahrumiyetler içinde yaşarken.. Eşinin ve bir çocuğunun  hastalanmalarına şahit olmuş..

Hatta eşini ve çocuğunu toprağa vermiş.. 

İzmir’de Sevgi Engin’e operasyon yapan Gülen grubu.

Bir başka Sevgi’yi..

Kendilerine öyle bağlamış ki..

Sevgi Karyağdı, eşinin toprağa verilmesinden kısa süre önceki halini anlatırken.. Hastalığının arttığı son günlerdeki bir anısını.. “Türkçe Olimpiyatları’nın CD’sini getirdiğindeki sevincini hiç unutamıyorum” diyerek, övgü ile anlatıyor..

“Her Türkçe Olimpiyatları’nı televizyondan izlediğimde bile ağlıyorum. Benim çikolata renkli yakışıklı oğullarıma, benim güzel çiçeklerime değmez mi? Ben şu anki tablo için 30 sene hayal kurdum. Bu sevda için bavulumu elime alıp 4 günde Başkurdistan’a gittim. Benim güzel çiçeklerim dünya ahiret mutlu olsun diye dişlerimin arasına havluları alıp narkozsuz müdahalelere girdim. Bizim aile fotoğrafımız hiç olmadı, ama şuradan büyük bir aile var mı?” sözleri ile, her şeye rağmen yaşadıklarından şikayetçi olmadığını söylüyor..

Eşini ve çocuğunu toprağa veren Sevgi Karyağdı ağlıyor..

Onu izlerken, ben ağlıyorum..

•

Sırada üçüncü Sevgi var..

Türkiye dışındaki okullarda, o ülkelerin çocuklarına Türkçe öğretildiği propagandası yaparak, insanları kendisine bağlayan Gülen grubunun çıkarttığı Todays Zaman’ın genel yayın yönetmeni Sevgi Akarçeşme..

Zaman’a kayyım atandığı gün.. 

“Neler yaşanıyor” diye merak ettiğimde izlemiştim.

Zaman’ın kapısı önünde, yapılan konuşmalar canlı olarak yayınlanıyordu..

Önce bir iki Türkçe cümle sarfetti..

Sonra..

Hepsi Türkçe bilen. 

Hepsi Türk olan..

İçlerinde İngilizce bilen birkaç kişiden fazla kimsenin olmadığı.. 

Zaman okurlarından oluşan topluluğa yönelik olarak..

Makineli tüfek gibi..

İngilizce konuşmaya başladı..

Öyle vıdı vıdı da konuşuyor ki..

Şaştım kaldım.

Afrika’da.. 

ABD’de. 

Asya’da okullar açıp, ordaki öğrencilere Türkçe öğretmekle övünen bir grubun gazetesinin genel yayın yönetmeni.

Velev ki İngilizce yayınlanan gazetenin genel yayın yönetmeni olsun..

Türkiye’nin göbeğinde..

Türklere karşı..

Gazetesine kayyım atandığı saatlerde..

İngilizce konuşuyor!

Ve benim bütün iyiniyetli yaklaşımlarım..

Tersyüz oluyor..

Hani siz..

Türkçe’yi dünyaya öğretiyordunuz?..

Hani siz, 300-400 dolar maaşla, yurtdışında imkansızlıklar içinde çalıştırdığınız öğretmenlere, “Sizin büyük bir gayeniz var. Başka ülkelerin çocuklarına, Türkçe öğretiyorsunuz. Türkçe’yi, dünya dili yapmaya çalışıyorsunuz” diyerek, motive ediyordunuz?..

Ne oldu?

Niye, Türkiye’nin göbeğinde..

Türkçe değil de..

İngilizce konuşuyorsunuz?

•

“İngilizce konuşarak” ne mesaj verilmek istendiğini, anlamadığımı sanmayın..

Mesajı aldım tabii ki..

Hanımefendi, İngilizce konuşarak..

Aslında Zaman önünde toplanan, saf kardeşlerimize hitap etmiyor..

Onlar, Sevgi Akarçeşme’nin gözünde.. “Konu mankenleri..”

Orada toplanmışlar..

Bir kalabalık oluşturmuşlar..

Ama..

Onlara hitap etmeye bile gerek yok..

Onlara dili ile hitap etmeye bile gerek yok.

Önemli olan..

Egemenlere mesaj yollamak..

“Dünya beşten küçüktür” diyenlere selam yollamak..

Sömürgenlere hitap etmek..

Onun için de..

Efendilerine..

Buradaki yaşanılanları, efendilerinin dili ile konuşarak ispiyonluyor..

Amerika’ya, burdaki ahvali onların bildikleri dille jurnalliyor..

•

Üç Sevgi..

Üç kadın..

Biri Gülen mağduru.. 

Diğeri; Gülen’in aldattığı.

Üçüncüsü ise..

Farkında bile olmadan, Gülen’in gerçek yüzünü deşifre eden..

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle