--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

1 tonluk bomba ile öldürdüler şimdi özür diliyorlar!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

PKK, ilk defa çocuk öldürmüyor..

Daha önce de, defalarca kundaktaki bebekleri, küçük çocukları öldürdüler..

Defalarca kadınların, yaşlı insanların kanına girdiler..

Bana sorarsanız, asker-polisleri vurmalarında da yüzde yüz haksızlar..

Ama onlar, şöyle bir ayrım yaptıklarını iddia ediyorlar: 

“Biz güvenlik güçlerine saldırı yapıyoruz. Sivillere dokunmuyoruz. Çocuklara dokunmuyoruz!”

Bir anlığına.. Bu sözlerine inansak bile.. 

Hiç düşünmüyorlar..

Babasını vurmuşsunuz.. Onun eşine, çocuklarına, anne babasına dünyayı zehir etmişsiniz..

Sadece kendisinin vurulması mıdır, kendisinin ölmesi midir, zarar görmek?

Güvenlik görevlilerini öldürdüğünüzde.. 

Onların eşlerini, anne-babalarını, çocuklarını.. Belki ölümden de ağır bir zarara uğratmış olmuyor musunuz? 

Sözü nereye getireceğim?

Çocuk katilliği tescillenen PKK, Çınar Emniyet lojmanlarına yapılan 1 tonluk bombalı saldırı sebebi ile dün özür dilemiş.

Aslında yaşanan, “özür”le falan izah edilecek bir konu değil..

Ne yani, 1 tonluk bombayı, Kobani’ye götürüyorlardı, orda DAEŞ’e karşı kullanacaklardı da.. Çınar Emniyeti’nin lojmanlarının önünden geçerken, yanlışlıkla yolda mı patladı, bombalar?

Yoooo.

Bilinçli olarak..

Emniyet lojmanlarını hedef alarak..

Olabilecek en fazla zararı vermek için..

1 tonluk bombayı..

Çoluk-çocuk, kadın-yaşlı herkesin evde olacağı gece saatinde..

Bile bile patlattılar..

Bunun “özür dilemesi” mi olur?

“Üzüntü duyduk” ile, izahı mı olur?

Bu özürün tek amacı vardır: “Terör örgütünün, kendisini aklaması..”

•

Aslında PKK’nın özür dileyeceği falan yoktu..

Onların tıynetlerinde öldürmek vardır.. Kadın, çocuk, farketmez..

Ama 1128 sözde akademisyenin kendilerine destek vermesinden hemen sonra..

Bildiride kınanan “çocuk ölümleri”nin..

Bildirinin tam aksine..

Güvenlik güçlerinin silahından değil..

PKK’nın patlattığı..

Hem de..

Bildiride tam da anlatıldığı üzere..

“Savaşta dahi kullanılamayacak silah” ile kastedilen..

“1 tonluk bomba” ile, vahşi bir şekilde yaşanmış olması..

Hem akademisyenlere karşı.. 

Hem de PKK’ya karşı toplumsal tepkiyi, öfke seline çevirdi.. 

İşte o öfke selini biraz dindirmek için..

PKK’lılar, bu özür adımını attılar..

Samimi değiller..

Vicdanlı değiller..

•

Hamile eşinin yanında, asker kocasını öldüren..

Durmadı diye, seyir halindeki aracın içinde bulunan yaşlı kadını öldüren..

Hendek kazıp, oraya buraya silah sıkıp, çocukları öldüren, sonra da güvenlik güçlerini sorumlu tutan PKK’lılar değil miydi?

Şimdi, “Çocukların ölümünden üzüntü duyuyorlar”mış..

Çözüm sürecini rafa kaldırtan silahı sıkarken, üzülmediniz..

Suruç’u bahane edip.. Suruç patlamasından iki saat sonra.. Adıyaman’da bir askerimizi şehit ederken..

Ertesi günü, Urfa’da iki polisi, evde uyurken öldürürken, üzülmediniz..

O günden bugüne..

Yüzlerce askerimizi, polisimizi, sivil insanlarımızı öldürürken üzülmediniz..

Şimdi, 5 aylık bebek ve 4 ile 12 yaşlarındaki çocuklara üzüldünüz..

Öyle mi?

Buna gerçekten inanmamızı mı bekliyorsunuz?

Ben size hatırlatayım..

Size ancak..

Tavladığınız sözde akademisyenler inanır..

Katliam yaparsınız..

Ardından haber uçurursunuz, “Devlet burda kıyım yapıyor..”

Bilim adamı olduklarını zanneden, o silahsız teröristler de hemen bildiri hazırlarlar: “Devlet kıyım yapıyor!”

Hendekler açar, fiilen sokağa çıkma yasağı ilan edersiniz..

Hendekleri ortadan kaldırırken, siviller zarar görmesin diye, fiili sokağa çıkma yasağını, devlet de resmileştirir..

Siz hemen haber uçurursunuz: “Devlet burda, sokağa çıkma yasağı ilan etti. Kimse evinden çıkamıyor, yiyecek, içecek temin edemiyor.”

Maşanız konumundaki sözde akademisyenler de..

Hemen açıklama yaparlar: “Sokağa çıkma yasağı ile, sivil insanlar ölüme terkedildiler.”

1 tonluk bombalarla, sivil insanlara saldırırsınız.. Hendeklerin gerisinden, yerleşim bölgelerine roketler atarsınız..

Sonra burdaki uzantılarınıza, “Devletin ağır silahlarla saldırdığı yönünde açıklama yapın” talimatı yollarsınız..

Onlar da hemen bildirileri imzaya açarlar: “Devlet, savaşta bile kullanılmayacak ağır silahlarla..”

Oynanan oyun, tüm netliği ile işte bu..

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle