• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
TÜM YAZILARI
20 Haziran 2019

Mursi’ye ağladığımız gibi yas tutmamak için Erdoğan’a sahip çıkalım

Muhammed Mursi onurlu bir direniş sergiledi, zalimlere boyun eğmedi, mahkeme salonlarında kükredi, hak ve hakikati savunurken şehit düştü. Allah’ın rahmetine kavuştu.

27 Mayıs 1960’ta rahmetli Adnan Menderes’e yapılanlar ona yapıldı. Amerikan’ın devşirdiği katil subaylar, halkın seçtiği Menderes’i darbe ile indirdi, uyduruk mahkemelerde yargılar gibi yayıp 1961’de astılar. 

Batılılar, kendi ülkelerinde demokrasiyi ölümüne savunur; İslam ülkelerinde onu boğmak için her alçaklığı yaparlar. Bilirler ki İslam ülkelerinde halk Müslüman, seçime gidildiğinde Müslüman birini seçer. Halkın seçtiği kimseler, halka hizmet eder, ülkesini kalkındırır. 

Darbecilerin halka minnet borcu yoktur, ülkelerini değil, ceplerini düşünürler. En önemlisi de kendilerini destekleyen emperyalist Batıya uşaklık ederler.

ABD ve AB, İslam ülkelerinde demokrasinin düşmanıdır.

Cezayir’de 1992 yılında birinci seçimde Müslümanların partisi iktidara yürüyünce (FIS) Alman gazeteler makale döşendi. Frankfurter Allgemeine’de çıkan yazıyı dün gibi hatırlarım: İkinci tur seçim yapılıp FIS iktidara gelmemeli, Cezayir Fransa nüfuz alanında. Fransa tedbir almalı. 

Fransa, Cezayir ordusundan subaylar satın alarak darbe organize etti. 

Aynı şekilde Mısır’da demokrasi katledildi. Halkın seçtiği cumhurbaşkanı, CIA ve Pentagon’un kışkırttığı General Sisi tarafından indirildi. Tahrir Meydanında 4 binin üzerinde sivil kurşunlandı.

1971, 1980, 1997’de CIA “bizim oğlanlar”a Türkiye’de darbe yaptırdı.

15 Temmuz 2016’da CIA yine darbe organize etti. Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile asil ve yiğit milletimiz meydanlara akın etti, Amerika uşağı darbecileri yendik.

O sabah Alman medyasını taradım. Öyle ya, millet olarak sabaha kadar ölümüne mücadele etmiş, demokrasiyi kurtarmıştık. Demokrasi demek halk iradesi, hukuk, adalet demek…

Kimsede “tık” yok. Bir dostum, burada derin bir hayal kırıklığı yaşanıyor, dedi.

Asil milletimizin seçtiklerine sahip çıkması, Avrupa ve ABD istihbarat örgütlerinin oyununu bozmuştu.

1961’de Adnan Menderes, Polatkan ve Zorlu’yu asanlar, millete gözdağı vermiş, tehditlerle milli iradeyi gasbetmişlerdi.

15 Temmuz’da asil milletimiz, Allah’ın yardım ve inayetiyle 1960, 1971, 1980, 1997 darbelerinin rövanşını aldı. Hatta Sultan Abdülaziz ve Sultan 2. Abdülhamit’e yapılanların rövanşını aldı…

Demokrasiyi sivil toplum yaşatır. Örgütlü toplum, özgürlük gasbına ve haksızlıklara karşı çıkabilir, tepki verir, milli irade gasbını engeller. 

Tek başına fertlerin, silahlı darbecilere karşı yapabileceği bir şey yoktur.

Erdoğan’a sahip çıkmaya devam etmeli, Ak Parti’ye üye olmalı, destek vermeliyiz. Sivil toplum örgütlerine üye olmalı ve desteklemeliyiz. 15 Temmuz ruhunu yaşatmalıyız. 

Fizik boşluk kabul etmez, sivil toplum güçlü olursa darbecilik sökmez. Aksi takdirde CIA, ordu içinde örgütler kurar, subayları devşirir, milli iradeyi gasbeder, darbeciler millete her türlü zulmü reva görür. Ülke geri kalır, ekonomi batar. 

EKREM ŞAMA,  BÖLÜCÜ PKK, 

BATI PROJESİ CHP

Fen Bilimleri 8, 6, 3. sınıf kitaplarından örnekler vererek ders kitaplarının ateist gözle yazılmasını eleştirdim. Kitaplar; Selimiye’yi anlatıyor, Mimar Sinan’ı anmıyor hatta yok diyorlar. 

Bu kitaplar CHP zihniyetinin yansıması. 

Ekrem Şama kardeşim, “Ak Parti’ye toz kondurmayanlar hatalarını görmeye başladılar” demiş.

Ak Parti’yi melekler idare etmiyor, yanlışları var, düzeltmeleri için hatırlatıyorum.

Ekrem Bey bilmeli ki Ak Parti okullara seçmeli Kur’an, Siyer, Temel Dini Bilgiler dersleri koydu. CHP 1924’te her türlü dini eğitimi yasakladı.

CHP (DSP), 28 Şubat’ta imam hatip ortaokullarını kapattı, lisede başörtüsü yasağı koydu. Üniversitelerden başörtülüleri attı.

28 Şubat sürecinde Eyüp İmam Hatip Lisesinde öğretmendim, görevime son verdiler, başörtülü öğrencilerimi okula almadılar, itiraz edenleri tutukladılar, dövdüler, mahkemeye verdiler.

Bankaların içi boşaltıldı, hazine soyuldu; millet yoksulluğa mahkûm edildi.

Ak Parti, okullara mescit açtırdı, Cuma saati memurlar, artık camiye gidebiliyor.

Liselerde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi iki saat oldu.

Ülke imar gördü, her tarafta gelişli gidişli yollar yapıldı, Karadeniz sahil yolu tamamlandı.

Bolu tüneli bitti, Bolu dağını aşmak için millet çile çekmiyor.

Hastanelerde çifte kuyruklar yok, muayene kuyruğu, ilaç kuyruğu kalmadı.

Ekrem Bey beni eleştir de… Ülkeyi bölmek için 40 yıldır savaşan ABD projesi PKK’nın desteklediği CHP adayına nasıl destek olacaksın? 

Ezan yuhalayan CHP’lilerle nasıl bir araya geldi Saadetli dostlar?

İmam hatiplerin orta kısımlarını yeniden açan, ülkemizi kalkındıran, helikopter, İHA, obüs yapan, ABD’ye rağmen Zeytin Dalı Harekâtını gerçekleştiren, Milli Görüş’ten gelen Erdoğan yerine 1924’ten 1950’ye okullarda din derslerini yasaklayan CHP adayına neden mahkûm Saadet Partililer? 

Burada eleştirilecek bir şey yok mu?     

Ak Parti’nin bir, CHP’nin bin yanlışı var.

Def-i şer, celb-i nef’a racihtir. Ehven-i şerri tercih Mecelle Kanunu ve sağduyu icabıdır.

Şehit Mursi’ye ağladığımız gibi ağlamamak için Erdoğan’a sahip çıkıyor, Yıldırım’ı destekliyorum.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23