Europost, manşete taşıdı: Türkiye, nükleer savaşa giriyor
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Yunan basını, Türkiye’nin TENMAK ve Copenhagen Atomics ortaklığıyla başlattığı toryum hamlesini manşete taşıdı. Europost, Ankara’nın İHA ve savunma sanayiindeki başarısını şimdi de erimiş tuz reaktör teknolojisine taşıdığını yazdı. Doğu Akdeniz’deki dengeleri değiştirecek bu adımı “geleceğin nükleer savaşına giriş” olarak nitelendiren Yunanlılar, Türkiye’nin yarının teknolojisini kontrol eden yeni bir küresel aktör olacağını vurguladı.
TAHSİN HAN
Geleceğin enerji mimarisinde kartlar yeniden karılırken Türkiye, oyunu değiştirecek kritik bir adım atıyor.
Yunan basınından Europost’un haberine göre Ankara, yeni nesil nükleer enerjinin anahtarı kabul edilen toryum ve erimiş tuz reaktör teknolojisinde erken pozisyon alarak küresel yarışa dahil oluyor. Çin’in deneysel uygulamalarda başı çektiği bu stratejik alanda Türkiye, kendi altyapısını kurarak Doğu Akdeniz’deki dengeleri değiştirmeyi hedefliyor.
ÇİN ÖNDE, TÜRKİYE KULVARDA
Pekin, erimiş tuz reaktörlerinde toryum kullanımına yönelik dünyanın en gelişmiş deneysel programını yürütüyor. Europost, geleneksel nükleer reaktörlerden farklı bir yaklaşım sunan bu teknolojide Türkiye’nin henüz sürecin başında olduğunu ancak zamana oynamadığını vurguluyor. Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) ile Danimarka merkezli Copenhagen Atomics arasında imzalanan iş birliği, Ankara’nın teknolojinin olgunlaşmasını beklemeden masaya oturduğunu gösteriyor. Verilen mesaj net: Koltuklar dolmadan devler ligine girmek.
SAVUNMA SANAYİİNDEKİ İHA BAŞARISI NÜKLEERE Mİ TAŞINIYOR?
Yunan medyasının dikkat çektiği bir diğer unsur ise bu adımın Türk teknoloji politikasının geneliyle olan uyumu. İHA/SİHA sistemleri, havacılık ve uzay sanayiinde elde edilen yerli kapasite, şimdi en zorlu kulvar olan nükleer teknolojiye taşınıyor. Amaç sadece elektrik üretmek değil; yerli bilgi birikimi (know-how) oluşturarak enerjide dışa bağımlılığı kökten bitirmek. Bu hamle, Türkiye’nin bugünden yarına toryum çağına geçmesinden ziyade geleceğe dönük stratejik bir bahis anlamı taşıyor.
ENERJİ ARTIK JEOPOLİTİK BİR SİLAH
Teknolojiyi kontrol edenin küresel siyaseti de yönlendirdiği günümüzde, bilgi birikimi en az doğal kaynak rezervleri kadar kıymetli. Europost’un altını çizdiği üzere asıl mücadele, “kimin daha çok enerji üreteceği” değil, yarının enerjisini üreten teknolojiyi kimin domine edeceği üzerine kurulu.
DOĞU AKDENİZ VE BÖLGE İÇİN YENİ BİR SAYFA
Türkiye’nin bu adımı somut bir sanayi tabanına dönüştürmesi halinde Doğu Akdeniz’deki rekabetin boyutu değişecek. Bölgedeki güç mücadelesi artık sadece doğal gaz ve boru hatlarından ibaret kalmayıp doğrudan yüksek nükleer teknoloji hakimiyetine kayacak. Türkiye henüz Çin’in gerisinde olsa da Yunan basınının tespiti açık: Ankara gelişmeleri izlemekle yetinmiyor, sahada yerini alıyor.
