--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İlim yaratıcı var diyor, fen kitapları ateist bakış açısıyla yazdırılıyor

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
21

IĞDIR ÜNİVERSİTESİ’nde BİLİMLER IŞIĞINDA YARATILIŞ KONGRESİ yapıldı. Kongrede tebliğ sunan 130 ilim adamı; uzmanlık alanlarından örnekler vererek YÜCE YARATICI’YI sıfatları ve nitelikleri ile anlattı.

Gaziantep Üniversitesi tıp doktoru Prof. Mehmet Cesur, insan DNA’sı ile ilgili çok ilginç bir tebliğ sundu, evrim teorisinin ilimle bağdaşmadığını anlattı. Prof. Cesur şunları söyledi:

“Materyalist-ateist dünya görüşü; tabiatı kendi kendini yaratan ya da kendi kendine yeten otomatik bir makine olarak tanımlıyor. Otomatik sistemler bir deha eseridir ve amaçlıdır. Canlıların varoluşu ve devamlılığı doğal yolla [yönlendirici bir bilinç olmadan] mümkün mü?

Tabiatçılar, soruya “evet” demeye mecbur. En küçük amaçlı bir yönlendirme iması bile onların tüm iddialarını temelsiz kılar. Tabiatçıların tek silahı doğal seleksiyon (seçilme).

“En basit bir enzimin doğru yerde ortaya çıkma ihtimali yaklaşık 10130’de bir.
Bir çeşit mezgit balığı olan Coli
için 2000 enzime ihtiyaç var. Bunların tamamının bir bakteride bir arada bulunma ihtimali 1040.000’de bir.”

Colinin DNA’sı yaklaşık 4 milyon harf uzunluğunda. Bu ancak 1000 sayfalık bir kitap eder. İnsanın DNA’sı 3.5 milyar harf uzunluğunda, bir kütüphane dolusu kitabı dolduracak bilgi içerir. Evrendeki tüm atomların etrafında dönen elektronların sayısı yaklaşık 1075-80 olarak hesaplanmıştır.”

Kâğıt ve kalemi bir araya getirseniz senelerce hatta asırlarca bekleseniz bir harf yazamazlar. Tek harfi yazmak için yazan biri lazım. Kâğıt ve kalem kelime de cümle de yazamaz. Yazar olmadan kitap asla meydana gelmez.

Peki, mezgit balığının 1000 sayfalık DNA’sı kendiliğinden olabilir mi?

Kütüphaneler dolusu bilgiyi içeren insan DNA’sı nasıl kendiliğinden olabilir?

İnteligent (zeki kelimesi) inter ve lego kelimelerinden oluşur. Zeki demek alternatifler arasından geçen demektir. Proteinler, İngilizce’den daha karmaşıktır.

Hücre karmaşık moleküler mekanizmalar barındıran mikrominyatür bir fabrikadır. Her biri 100 milyar atomdan oluşur. Ribozom denen baskı tesisleri var, her protein bir kitaptır ama iş gören, aktif bir kitaptır. Cansız maddeden canlının oluşumu, fiziğe aykırı bir durumdur. Canlı varlıkların varlığı; amaçlı ve bilinçli bir dış müdahaleye işaret ediyor.

“Varlıkların var oluşunun sağduyulu bir yorumu, zekâ üstü bir varlığın fizik, kimya ve biyoloji ile uğraştığı ve doğada sözü edilmeye değer kör kuvvetlerin bulunmadığını ortaya koymaktadır” der Sir Fred Hoyle.

“Tesadüfler sonucu canlı bir hücrenin meydana gelme ihtimali, bir hurda yığınına isabet eden kasırganın savurduğu parçalarla tesadüfen bir Boeing 747 uçağının oluşmasından daha düşüktür” der Chandra Wickramasinghe.

MEB’in 8.sınıf Fen Bilimleri kitabı ‘bilinçli zekâ üstü varlığı’ hiç anmaz:

“Vücudunuzda her gün binlerce yeni hücre üretilir. Acaba DNA, oluşan bu yeni hücrelere nasıl aktarılır? (s. 42) DNA kendini eşleyerek sayısını 2 katına çıkarır. Böylece yeni hücre oluşumu tamamlandığında DNA, her hücreye eşit miktarda aktarılır.” (S. 43)

Prof. Cesur, yaratıcı olmaksızın varlıkların var olamayacağına vurgu yaptı:

  “Tamamen mekanik güçler tarafından gerçekleştirilen amaçsız mutasyon denilen kazalar sonucu, bu kadar muhteşem ve renkli canlılar âlemi olamaz.

Evrenin varlığı; varlığı yokluğa tercih eden özneyi gösterir. Varlık âlemi, kaosu kâinata tercih eden bir seçiciye işaret eder, varlık âlemini öznesiz izah etmek mümkün değildir. Cansız dünyadan bir tercih eden olmadan canlı moleküller çıkabilir mi? 

Göz 40-60 kez müstakil olarak evrimleşti, deniyor. Evirip çeviren olmazsa göz nasıl değişebilir?

Yeni bir cinsin oluştuğu gözlenmemiştir ve gözlenemeyecektir de. Memeli olmayanın memeliye, kanatsızın kanatlıya dönüşümü gözlenmiş değildir. Üstelik mesele gözlenme bile değil, bunun kendiliğinden olduğunun gözlenmesidir.

Çok hücrelilerde bir organ veya sistem değişikliği devasa bir genetik değişikliği gerektirir. Yunusların ve yarasaların sonar sistemi, yüksek matematik bilgisi gerektirir: Yankıları analiz edebilen bir beyin, dalga yayma ve algılamayı sağlayan hassas sistemler, kıvrak ve atak bir beden kendiliğinden olabilir mi? 

Evrenin ömrü evrime yetmez.

Fizikçi William Thomson, dünyanın yaşının tekâmüle elverişli olmadığı fikrinden hareketle evrimin hem bilimsel hem dinî açıdan kabul edilemeyeceğini söyler.

Uzun bir zamanda yavaş yavaş oluşma iddiası temelsiz. Evrenin ömrü bir tek proteinin oluşumu için yetmez oysa… Küçük küçük adımlar, evrimin doğal seleksiyonuyla izah edilemez. Farklı tür denecek farklılıklar ise küçük adımlarla olmaz. Her şeyi bilen, her şeyi gören, her şeyi gücü yeten bir yaratıcı olmadan kâinat ve içindeki varlıkların var olması mümkün değildir.”

Alanında uzman 130 bilim adamı, kendi ihtisas alanlarında tebliğ sundu ve Allah’ı sıfatlarıyla birlikte anlattı. 

MEB bu kadar çok, inanç sahibi ilim adamı dururken ders kitaplarını neden materyalistlere yazdırır?

 SOHBET VE İMZA: TÜYAP KİTAP FUARI’ndaki Ensar Neşriyat Standında 2-3 Kasım saat 12-16arası okuyucularımızla sohbet edip kitaplarımı imzalayacağım. Dostlarım davetlisiniz. 

 

Yorumlar

(21)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kemal Şahin

7 Kasım 2019 23:54

Muhterem hocam:Birilerinin yetkililere yazılan fen kitaplarının küfrü demesekte, şirki onayladığını, anlatması gerekiyor diye düşünüyorum. MEB Talim Terbiye Kurulundaki yetkili imza sahipleri şirkin altına imza attıklarının farkındamıdırlar acaba? Bu vebal ile Allah'ın huzuruna nasıl çıkılır. Ben öğretmenim. Hassasiyetimden dolayı Tevhidi dile getiriyorum. Ya diğerleri ne yapıyor acaba. MEB bu sistemle ehli şirkin yolunu açarken mütedeyyin öğretmenler pozitif bilimleri tevhid diliyle anlatmak istediğinde sıkıntı yaşıyorlar. Bunun vebalide yetkili birimlerin omuzundadır, yasal olarak olmazsa da manen sorumludurlar. Muhterem hocam, ben sağlık hizmetleri öğretmeniyim. Proteini anlatırken, Proteinin şu, şu görevleri var diyene kadar, protein şu, şu işlerde görevlendirilmiştir, deyip görevlendireni nazara versek kime ne zararı olur. Vücudumuz şu, şu şeylerden oluşmuştur yerine, vücudumuz şu, şu şeylerden yapılmıştır desek ve bu ifade müfredata aynen girse olmazmı? Yapılmıştır dediğimizde akla kim yapmıştır suali gelecektir herhalde. Arayan da mutlaka bulacaktır. Anlatılanlar sanki kendi kendine oluyor manasını veriyor.

EKOLL

7 Kasım 2019 22:44

En kısa zamanda mümkünse şimdi hemen ME bakanı ve talim terbiye kurulu görevden alınmalı.

xxx

31 Ekim 2019 21:36

felsefe ve din ile karıştırıyorsunuz galiba? bilim tanrıyı esas almaz. ayrıca evrim teorisi gen benzerliğini falan savunuyor.

Can YERLİ ye cevap

31 Ekim 2019 20:08

Can yerli.. Elinin b.kuyla elalemin tuvalet kağıdı kullanmasına laf söyleme.

ŞERİF

31 Ekim 2019 20:01

Hocam beni aydınlatır mısınız? Hz. Adem ve Hz. Havva’dan nasıl çoğalmışız?

CAN YERLİ’ ye

31 Ekim 2019 20:00

Can Sen çok temizsin değil mi? 

Can Yerli'ye

31 Ekim 2019 19:18

Taharet konusunu pek öğrenememişsin kardeş. Aç bir fıkıh kitabı, kaç tane çakıl taşıyla taharet yapılacağını öğren.

KADİR

31 Ekim 2019 18:29

Niye bu adamları MEB kullanmaz çünkü bilim adamı değiller. Yani size göre şu anda varolan canlılar bu halleriyle ve hep birlikte mi varolmuşlar.

Kubilay

31 Ekim 2019 17:03

Evrimciler Tanrinin yoklugunu iddia etmiyor ki, onlarin derdi canlinin gelisimi, gecirdigi mutasayonlar vesaire... Bu gercek herhangi bir dinin kabulunu gerektirmez.. Yani, dinler olmasa da Tanri vardir...

Cabbar Cokkibar

31 Ekim 2019 17:02

Sadece Turk MEB inin kitaplarinda degil butun dunya MEB lerinin kitaplarinda dogrularin degilde Ilimunatinin dikte ettigi zirvalarin yazildigini anlamadiniz mi hala sayin yazar?

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle