Doğanın canlılara yaptığı sürpriz ve tabiatçı Fen Bilimleri kitabı

16 Mayıs 2019 Perşembe

Kasımpaşalı arkadaşım Recep Tayyip Erdoğan,

Bu yazıda senin ayağına, öğrencilerimizin kalbine batırılan doğa dikeninden söz edeceğim. 

AK Parti eğitim alanında cumhuriyet tarihi boyunca yapılamayan icraatlara imza attı. Seçmeli de olsa bütün okullara Kur’an, Siyer, Temel Dini Bilgiler dersi koydu. 28 Şubat sürecinde kapatılan İmam hatiplerin ortaokullarını açtı, din kültürü ve ahlak bilgisi ders sayısını liselerde iki saate çıkardı, başörtüsü yasağını kaldırdı, meslek liselilere uygulanan katsayı zulmüne son verdi. Milli güvenlik dersini kaldırdı ve okulları denetleyen subayları kışlalara gönderdi.

Anlatması güç ama Fen Bilimleri ders kitaplarını Müslüman bakış açısı ile yazdıramadı.

Geçen hafta ortaokul 8. sınıf kitaplarının ateist, tabiatçı, dinsiz, Darvinist bakış açısı ile yazıldığını örneklerle anlattım. 

Bu hafta imam hatip ortaokulları ve ortaokullarda okutulan 6. sınıf Fen Bilimleri kitabının “doğa”yı tanrı görenler tarafından yazıldığınıörnekler vererek yazacağım. 

Konu suyun üç hâli. Okuyalım:  

“Buz 0°C’ta erimeye başlar. Yeterince ısı aldığında yine 0°C’ta ve aynı kütlede suya dönüşür. Su 0°C’ta dışarıya yeterince ısı verirse katı hâle yani buz hâline geçer. Suyun bu şekilde hâl değişimi aşağıdaki fotoğrafta olduğu gibi su altındaki yaşamı etkilemez. Bunun nedeni, suyun buz hâline geçtiğinde yoğunluğunun azalmasıdır. Buz kütleleri, yoğunlukları suyun yoğunluğundan küçük olduğu için donma gerçekleştikçe su yüzeyine çıkar.

DOĞANIN CANLILARA YAPTIĞI BU GÜZEL SÜRPRİZ çok soğuk havalarda göl, akarsu, deniz gibi yaşam alanlarında su içinde ve altındaki canlılığın devam etmesini sağlar.” S.135 

Donan suyun çökmemesi tam bir mucize. Su, buza dönüştüğünde yoğunluğu azalmasa ve artsa dibe çökecek ve sudaki canlılar ölecek. Canlılara hayat veren Allah, donan suyun yoğunluğunu hafifletiyor ve bu sayede canlılar su altında hayatlarını sürdürüyor. 6. sınıf Fen Bilimleri kitabı yazarlarına göre doğanın sürprizi. 

Doğa deyince neyi kastediyorlar? Tabiatta bulunun hava, su, toprak, güneş, ağaçlar, hayvanlar, insanlar, taşlar, yosunlar… Bunların hepsi doğayı oluşturuyor?

Bu varlıklardan hangisi su altındaki canlılara sürpriz yapmış ve hayatlarını kurtarmış olabilir?

Doğadaki varlıklar içinde sudaki canlıların yaşaması için gereken sürpriz düzenlemeyi hangi varlık düşünmüş, hangi varlık bu düşünceyi hayata geçirmiştir?

Son derece akıllı, tasarımcı, güçlü, hikmet sahibi, bilgili ve bilinçli böyle bir varlık var mı?

Tabiatçı bakış açısını kitaptaki bütün konu anlatımlarda görmek mümkün. Örnekler vereyim:

“Kemiklerimiz vücudumuzun şeklini koruyarak ona destek olur. Vücudumuzun gereksinimi olan kalsiyum ve fosfor gibi mineralleri depolar. Yapısında bulunan kırmızı kemik iliği, kan hücrelerini üretir. Kaslar ve eklemlerle birlikte hareket etmemizi sağlar. Hayati önemi olan organlarımızı korur. Örneğin beynimizi kafatası, akciğerlerimizi ve kalbimizi göğüs kafesi, omuriliğimizi omurga kemikleri korur.”  S.39 

Bakar mısınız? Kemik iliği kan hücresi üretiyormuş.  

Kitap, ameliyat sırasında hastalara kan nakli yapıldığını anlatıyor. Akıllı, bilgili, bilim adamları kan yapamıyor; bilinçsiz, bilgisiz, akılsız kemik iliği kan üretiyor. 

Al sana bir tanrı daha. Kemik tanrısı.

SOLUK BORUSU 

NEDEN KEMİKLEŞMEZ?

“Anne karnındaki bir bebeğin iskeletinin büyük bir kısmı kıkırdak dokudan oluşur. Bebek büyüdükçe kıkırdak dokunun yerini kemik doku alır. Kemikleşme süreci yirmili yaşlara kadar devam eder. Ancak soluk borusu, kulak kepçesi, burun ucu gibi bazı bölgelerde kemikleşme olmaz.” S.40

Kıkırdaklı kısımlarının kemikleşmemesi sanki kendiliğinden oluyor? Bu hikmetli durumu yaratan Allah’ın adı anılmıyor. 

KARACİĞER 

SAFRA ÜRETİR 

“KARACİĞER, yağların sindirimi için gerekli olan safra (öd) salgısını üreterek sindirime yardımcı olur. Karaciğer tarafından üretilen safra salgısı, karaciğerin alt kısmında bulunan safra kesesinde toplanır ve buradan bir kanal yardımıyla ince bağırsağın ilk bölümü olan onikiparmak bağırsağına geçer.” S.51. 

Burada karaciğer Allah yerine konuyor. Tabiatçı bakış açısı.

“Pankreas, sindirimde görev yapan bazı enzimleri salgılar. Bu enzimler pankreas öz suyu denilen maddeyi oluşturur. Pankreas öz suyu, ince bağırsağa bir kanal yardımı ile aktarılır. Pankreas öz suyundaki enzimler sayesinde karbonhidrat, protein ve yağların kimyasal sindirimi gerçekleşir.”S.51. 

“Kan damarları, kanın vücutta taşınmasını sağlayan boru şeklindeki yapılara kan damarı denir. Kan damarları, vücudu bir ağ gibi sararak, oksijence zengin (temiz) kanın vücuttaki bütün hücrelere iletilmesini ve hücrelerde oksijence fakirleşen (kirlenen) kanın tekrar toplanmasını sağlar. S.60

“Kan; vücut ısısını ayarlar, vücudu mikroplara karşı korur. Dışarıdan alınan besin ve oksijeni hücrelere taşır. Hücrelerde oluşan karbondioksit gazını akciğerlere, zararlı atık maddeleri böbreklere getirir. Hormonları ilgili organlara taşımak da kanın görevleri arasındadır. “ S.62

“Kan pulcukları kandaki en küçük ve renksiz kan hücrelerine kan pulcukları denir. Kan pulcukları, kanama sırasında kanın pıhtılaşmasını sağlar, pıhtılaşma için gerekli olan proteinleri üretir. (Pıhtılaşan kan, damarı onarır ve kan kaybını önler.) S. 62

Böbreklerden geçen kan miktarı günlük neredeyse 1,5 tonu bulur. Bu da vücuttaki kanın tamamının günde yaklaşık 300 kere böbreklerden geçtiği anlamına gelmektedir. (Bilim ve Teknik dergisi, Nisan 2010, s 96)

“Karl Landsteiner, 1868-1943 yılları arasında yaşayan ABD’li immünolog ve patalogdur. Yaptığı çalışmalarla başlıca kan gruplarını bulmuş ve kan grupları sistemini geliştirerek kan naklinin basit bir işlem hâline gelmesini sağlamıştır. Bu çalışması ile 1930 yılında Nobel Tıp Ödülü’nü alan Landsteiner, 1940 yılında Rh proteinini de bularak kan gruplarını Rh (+) ve Rh (–) biçiminde adlandırmıştır.” S. 63.

Yazarlar, kandaki gruplarını keşfeden bilim adamı Karl Landsteiner hakkında bilgi veriyorlar ama kanı yaratan, kan gruplarını halk eden yaratıcıyı anmıyorlar. Doğa tanrısına inananlar, yaratıcıyı anmıyor.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan dindar nesil yetiştirmek istiyor. Milli Eğitim Bakanı Prof. Ziya Selçuk, eğitimin amacı kâmil insan yetiştirmektir, diyor.Tabiatçı, Darvinist, pozitivist bakış açısıyla yazılan kitaplarla bu mümkün mü?

Müslüman gözüyle Fen Bilimleri kitapları yazdırmak çok mu zor? 

Talim Terbiye Kurulundaki yetkililer, ders kitaplarındaki tabiatçılık propagandasını ne zaman düzeltecekler?

Ülkeyi sırtına almış, yedi düvele karşı savaşan arkadaşım selam ve hürmetlerimle…

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • SerdarSerdar5 gün önce
    Bilim sorulara Allah üzerinden açıklamaz.Bilim sorulara bilim ışığında cevaplar arar.sizin mantığınızla yola çıkarsak herşeyi Allah öyle yarattı oldu der işin içinden çıkarız.Allah Ve din bir inançtır.İnanmak yani ıspatınabile gerek olmayan bir durumla (elhamdulillah Müslümanım ve Allah inancım var bu arada) ıspat üzerine çalışan bir mantığı açıklamaya çalışmadıkları için kitapların değişmesi gerektiğini söylüyorsunuz.Mantık dışı bu söylediğiniz._İnanan insan kanıt arama peşinde olmaz inanır direk Müslümanlığın şartlarından en başı değilmi Allah’ın varlığına Ve birliğine inanmak.Al işte kanıt aramana bile gerek yok.Ortaçağ Avrupa’sında bilimle dini karşı karşıya getirdiler de ne oldu.Reform oldu rönesans oldu.Bu şekilde yaklaşmayın dine lütfen.İnancı olan biri için Allah ın ol demesi yeterlidir zaten.Herşey için aynı açıklama yapılırdı bi zaman sonra da bilim ortadan kalkardı sizin mantığınızla.
  • FerhatFerhat5 gün önce
    Evet akp... Baş örtüsü yasağını kamu ve okullarda kaldırdı, fakat AB kriterlerine uyum yasası adı altında feminizmi ve cinsiyetler arası eşitlik projelerinde onaylayarak o başörtüsü altında ki zihinleri zehirleyici feministleştirdi. Artık başörtüsü sadece bir aksesuardan ibaret. Kadınlarımız ve çocuklarımız başlarında örtü takabiliyor olabilir fakat artık İslam ahlakı ile ahlaklanmiyorlar Malesef. En küçük örnek aile ve sosyal bakanlığını yöneten akp li teseddürlü bakan kadin, süresiz nafaka kadınların hakkıdır ve kadınlar mağdur edilmemeli açıklaması ile İslam'ın akp eli ile nasıl yozlastırıldığının bir delilidir. Zira Allah'ın indirdiğini yalanlayarak mason ve iblisin yasalarına onay vererek kadınların ve erkeklerin aralarını açacak yasaları onaylaması şüphesiz gayri İslami ve Allah'ın yasalarina muhalefet etmektir. Kadınların başına türbanı meşrulastirip kadınları ailenin ve toplumun reisi olarak belirleyip kadınları asilestirip mason ve iblisin rızası doğrultusunda hareket etmesini sağlamak müfsidlik ve münafikliktir.
  • Nasır Önder Nasır Önder 5 gün önce
    Okullarda Darvinizm teorisini çürüttüler ama Allah adı ni anmaktan imtuna ediyorlar. Hala tanrı diyorlar. İslam ülkesinde dininden bu kadar habersiz ve uzak yaşayan başka millet yok. Ders kitapları yazılırken mutlaka iyi eğitimli din adamları olması lazim. Yoksa bu iş çözülmez. Herkes kafasındaki fikrini beyan eder. Bu hezeyanlar da bitmez...
  • bozerenbozeren5 gün önce
    "buraya otobüsle geldim" demenin nasıl bir dini sakıncası olabilir? İslam akıl dinidir. aklınızı kullanın. korkmayın, aklını her kullanan kişi materyalist, Allahsız kitapsız değildir. müslümanın da aklını kullananı makbuldür!
  • NurNur5 gün önce
    Yazar bunlari yazdigi esnada ingiltere de bir laboratuardaGenetik bilimciler, tarihte ilk kez tamamen yapay ve insan tarafından yazılmış bir DNA koduna sahip olan, aynı zamanda da yaşayan bir organizma üretti.
  • NevzatNevzat5 gün önce
    sayın hocam ben fen bilimleri öğretmeni olarak yıllardan beri fen bilgisindeki bu Allah'ın görmezden gelen müfredat ve ders kitabı anlayışına birçok çevrelerde dile getirdim özellikle din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinde Allah'a �nanç ünitesi bölümünde anlatılırken canlı ve cansızı Yaratanın dünyayı dünyayı yaratan güneşi ayı yıldızı Yerde ve gökte olanları yaratan yöneten idare ederim Allah olduğu anlatılırken fen bilgisi fen bilimleri sosyal bilimler gibi derslerde Allah'ın görmezden gelmedin bir tezat olduğunu öğrencileri bir yerde Allah'ın var olduğu diğer tarafta inkar edildiğini göstermiyor mu mesela Din kültüründe dünyayı ayı güneşi yıldızları yaratan Allah Fen bilgisinde Allah bunlardan uzak olarak gösterilmesi bunlara karışmaması öğrencilerin kafa karışıklığı için yetmez mi demek istediğim şudur biz Kur'an ve sünneti hayatın her yerinde kullanmadıktan sonra sağlıklı bir neslin yetişmesi çok zor selamlar
  • Mustafa Mustafa 5 gün önce
    Okumayan Kuran ı hiç (meal) okumayan bir millete ne kitap yazarsan yaz fark etmez. Görsel tv yayınları dizileri ahlakın içini boşalttı . AKP li beyaz tv kadar bol tanrılı filimler iğrenç sosyete hayatı , TRT belgeselleri budizm tapınak övgüleri Allah aşkına dine kim zarar veriyor en çok müslümanım diyeler .!
  • AntimateryalistAntimateryalist5 gün önce
    Bugün bir arkadaş işe dolmuşla geldim dedi. Bende seni buraya dolmuş değil Allah getirdi dedim. Yanlışını anladı tövbe etti. Teşekkürler hocam yazınız için.
  • gggggg5 gün önce
    Fen bilimleri evrenseldir yazar efendi buraya bos bos yazi yazma aptal yerine koyma milleto fen bilimleri pozativ bilimdir dini milliyeti olmaz ayni matematik gibi hem cahilsin bu konuda hem ahkam kesiyorsun yeter
  • az daha zaman varaz daha zaman var5 gün önce
    Bu milli eğitim bakanında bi cacık olmaz, Allah inancı yerine atatürk safsatasını sağlamlaştırmayı hedefliyor.
  • M.Necip Sinoğlu -Fen Bilimleri Öğretmeni/Dammam S.ARABİSTAN- M.Necip Sinoğlu -Fen Bilimleri Öğretmeni/Dammam S.ARABİSTAN- 5 gün önce
    Kıymetli Hocam çok önemli bir hususu dile getirmişsiniz. Derslerimde konuları anlatırken eksikliğini en fazla hissettiğim meseleyi üst perdeden dillendirmeniz beni heyecanlandırdı. Tek kişilik bir çalışmanın ötesinde özverli bir takım çalışması gerektiren kitap yazmayı -hiç değilse giriş olarak birkaç üniteyi- son dönemlerde daha sık düşünürken yazınız bana cesaret verdi. Bu hususta Arabistanda uygulanan müfredat ve okutulan kitapları incelemeyi düşünüyorum. İnşaallah elini taşın altına koyması gereken biz öğretmenler daha duyarlı oluruz.
  • AliAli5 gün önce
    Sayın yazar birçok ders kitabı aynı...Ebadaki ders videoları ortada.Türkçede Metin ve şiirler beş para etmez.Şair diyince Orhan Veli tarzı Kişiler ibaret.Ama idareci atamasından beleş kitaptan koltuk kapmaktan bunlara sora gelmiyor demekki.

Günün Özeti