• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
TÜM YAZILARI
24 Ekim 2019

Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi ve bakanlık açıklaması

Ders kitapları özellikle fen bilimleri, coğrafya, biyoloji, kimya, fizik ateistlerin ve materyalistlerin bakış açısıyla yazılıyor. Hâlbuki bu alanlarla uzman binlerce inançlı bilim adamı var. Fizikçi, kimyacı, biyolog, matematikçi, coğrafyacı…

Iğdır Üniversitesi Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi düzenledi. Kongre, 24-26 Ekim tarihlerinde Iğdır Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşiyor. Kongreyi düzenleyin Prof. Selahattin Çelebi, kongrenin amacı ile ilgili şunları söylüyor:

Bilim dünyası yaklaşık 200 yıldır ateizmi esas alan materyalist felsefenin tesiri altında. Hâlbuki kâinatta hangi şeye objektif bir gözle bakılsa ilim, mizan, zinet, sanat, birbirinin ihtiyacına cevap verme, yardımlaşma, hikmetli ve faydalı bir işleyişin var olduğu görülür. Her şey, her şeyle münasebettardır. 

Su molekülünün yapısı, güneş ışığının her şey için gerekliliği, gözün güneş ile ve vücuttaki her bir hücre ile iş birliği içinde mükemmel bir optik âlet oluşu, kelebeğin ve tavus kuşunun kanatlarında nanometre mertebesinde nakşedilen sanat, bal arısının programlı hareketi ve bal yapma fiili örnek olarak sıralanabilir.

Bu hârika işler ne kör kuvvetin ne sağır tabiatın ne de aciz cansız ve bilgisiz maddelerin işi olamaz. Bu işler ve işleyişler bir harfte kocaman bir kitap yazan, bir nakışta bin nakşı dokuyan “nakkaş”ın yani “yaratıcı”nın varlığına binlerce dil ile şahitlik etmektedir.

Bilim dünyasında bu harika işleri anlattıktan sonra, “Doğa bunu yapmıştır” diyerek ilmi, ideolojik düşüncelere âlet edenler olduğu gibi bu harika işler ancak ve ancak Alîm, Hakîm, Kadîr olan Allah’ın yaratması ile vücut bulabilir, başka surette olamaz diyen çok sayıda bilim insanı var.”

Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi, bilimlerin materyalizme âlet edilmesine karşı çıkan 130 inançlı ilim adamını bir araya getirmiş. İlim adamları fiziğin, kimyanın, biyolojinin, tıbbın, matematiğin, coğrafyanın diliyle Allah’ın varlığını, ilmini, sanatını, kudretini anlatıyorlar. 

Her eser sanatkârını anlatır.

Milli Eğitim Bakanlığının okullarda okuttuğu ders kitapları sanatı anlatıyor, sanatkârdan söz etmiyor. 3.sınıf fen bilimleri kitabı ışığı anlatıyor: “Işığın kaynağı ikidir: Doğal ışık kaynakları, yapay ışık kaynakları. Doğal Işık Kaynakları: Kendiliğinden ışık yayarlar. Işık yaymak için başka bir varlığa ihtiyaç duymazlar. İnsan etkisi olmadan, doğada kendiliğinden bulunurlar. Uzun süreli ışık yayarlar.

Yapay Işık Kaynakları: İnsanlar tarafından icat edilmişlerdir. Doğal ışık kaynaklarına göre daha kısa süreli ışık yayarlar.”(s.128)

Doğal ışık kaynakları Güneş, yıldızlar, şimşek kendiliğinden ışık yayıyor.

Yapay ışık kaynakları ampul, el feneri, floresan insan tarafından yapılmış.

Basit ışık kaynaklarını yapan var; muhteşem ışık kaynaklarını yapan yok…  Bu bakış açısı bilginin dinsizliğe âlet edilmesi değil midir?

Bir harf yazarsız, bir resim ressamsız olmaz, bir bina mimarsız olmaz.

Dünyamızı aydınlatan güneş, kendi kendine oluyor demek kabul edilir şey değil.

Işık böceği kendiliğinden ışık üretme sanatını kimden öğrenmiş?

Şimşek kendiliğinden ışığı nasıl üretiyor?

Failsiz anlatım biçimi bilimsel diye sunmak, ilmin dinsizliğe âlet edilmesidir. 

Kâinatın sahibi Allah’tır. Kâinattaki eserler onundur, varlıklardaki sanat onun eseridir, o sonsuz ilim sahibidir. 

130 ilim adamı, ilmin gözüyle Allah’ı anlatacak. Türkiye’nin her yerinden ve yurtdışından gelen bilim adamları tebliğlerini sunacaklar.

Kâinattaki düzen ve intizam, varlıklardaki sanat, canlıların yaratılışındaki sistem yaratıcıyı anlatır, Yüce Allah’a inanan yüzlerce ilim adamı var. Neden fen bilimleri ders kitapları sadece ateistlerin bakış açısı ile yazdırılıyor? Sorgulanacak. 

İnançlı bilim adamları, fen bilimleri kitaplarının ateist bakış açısı ile yazılmasına itiraz ediyor, ilmin ve sanatın ideolojik bakış açısından kurtarılması ve ilmin hakiki sahibini anarak anlatılmasını istiyor, örnekler ortaya koyuyorlar. 

AÇIKLAMA: 

MEB basınla ilişkiler dairesinden geçen hafta yazdığım “MİLLİ EĞİTİM BAKANI OLSAM” başlıklı yazı ile ilgili açıklama geldi. Bakan Selçuk’un Bursa Rotary Kulübü temsilcileri ile nezaketen görüştüğü, Rotary Okulda projesinin okullarda uygulanmasının söz konusu olmadığı belirtiliyor. 

Ancak, Bakanlığın İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yazdığı yazı OdaTV sitesinde duruyor. 

Tarsus’ta Rotary Kulübü bir ilkokulda anaokulu yapacak haberi internette duruyor. 

Gözlem gazetesinin “MEB Bakanı Ziya Selçuk’tan ‘Rotary Okulda’ projesine destek.” başlıklı haberindeki içerik te şöyle: 

“Rotary Bölge Federasyonu’nun İzmir Valiliği ile imzaladığı protokolü de dikkatle inceleyen Bakan Selçuk, “Rotary Okulda” projesinin okullar açısından başarılı bir proje olduğunu ifade etti.

Gözlem gazetesi, internet sitelerindeki haberler, Rotary Kulübünün twetter’i ile bakanlığın beyanı çelişiyor.

Doğruyu öğrenmek için, yeni açıklamalara ihtiyaç var. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

serden

Allah kaleminize kuvvet versin. memleketin geleceği açısından önemli bir yazı
  • Yanıtla

Naim

İslam'ın bakış akışıyla bilimi her zaman savunurum, MEB'den daha fazlasını talep ederim. Hatta atomar boyutta bilime İslami bir bakış acışı getirilmeli. Elekronların dahi Islam'da kendine özgü isimleri var. Bunlar bana çoktan malum, izah etsem ilk önce batıla şartlanan Müslümanlar karşı çıkarlar. Güneş sisteminde atomar ve moleküler boyuttaki vaki olan her şey Hz. Cibril, Mikail ve ordularının etkileriyle gerçekleşirler. Örneğin kimyasal ve bililojik her olaya melekler eşlik ederler. Yani elektronlar atomların melekleridir. Her Atom ve molekülün kendilerine özgü melekleri vardır, maddenin zikrine eşlik ederler. Zira gıdaları zikirdir. Kur'an'da bu konular ayrıntılı anlatır, lakin anlayan olmamıştır.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23